Danıştay Kararı 9. Daire 2020/3519 E. 2022/5684 K. 22.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/3519 E.  ,  2022/5684 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3519
Karar No : 2022/5684

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Gıda Sanayi ve Dış Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının hisseli olarak maliki olduğu, Mersin İli Tarsus İlçesi, … Köyü … ve … no’lu parsellerde kayıtlı bulunan taşınmazlara ait 2018 yılı emlak vergisi ile taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı tahakkukunun 2017 yılında uygulanan asgari metrekare birim değerinin %50’sini aşan kısmının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu emlak vergilerine esas olarak adres değişikliği sebebiyle arsa metrekare birim değeri daha yüksek olan … Mahallesi … Bulvarı’nın dikkate alınması ve söz konusu adres güncellemesi sebebiyle taşınmazın vergi değerinde oluşan artışın davalı idarece davacıya bildirilmesi gerektiği, bu hususa ilişkin davalı idarece durumun belge bazında ispatlanamadığı, bu nedenle de davalı idarece re’sen tarh edilecek vergilerin öncelikle ihbarname esasına göre tarh ve tebliğ olunması gerekirken, doğrudan tahakkuk fişi düzenlenmesi işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı, ancak davacı tarafından dava dilekçesinde her ne kadar 2018 yılı için tahakkuk ettirilen emlak vergisi ile kültür varlıklarını koruma payı ile 2017 yılı için tahakkuk ettirilen emlak vergisi ile kültür varlıklarını koruma payı arasındaki fark tutarın tamamının iptali istenilmiş ise de, Mahkemelerinin 22/01/2018 tarihli ara kararına davalı idare tarafından verilen 07/02/2019 havale tarihli ara karar cevabı ekinde dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgelerden dava konusu taşınmazların eski adresi itibariyle 2017 yılı arsa ve arazi metrekare birim değerinin 12,32 TL, 2018 yılı arsa ve arazi metrekare birim değerinin ise 50,48 TL olduğu anlaşılmış olup, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’na 05/12/2017 tarih ve 30261 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 7061 sayılı Kanunun 35. maddesi ile eklenen geçici 23. maddesinde yer verilen “2017 yılında 2018 yılı için takdir edilen asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin, 2017 yılı için uygulanan birim değerlerinin %50’sinden fazlasını aşması durumunda, 2018 yılına ilişkin bina ve arazi vergi değerlerinin hesabında, 2017 yılı için uygulanan asgari ölçüde arsa ve arazi metrekare birim değerlerinin %50 fazlasının esas alınacağı” yönündeki emredici hüküm göz önünde bulundurulduğunda, davalı idare tarafından 2018 yılı için hesaplanacak emlak vergisi ile kültür varlıklarını koruma payında dikkate alınabilecek en yüksek arsa metrekare birim değeri 18,48 TL [12,32 TL + (12,32 TL x %50)] olduğundan, 2018 yılı için tahakkuk ettirilen 262.772,40 TL emlak vergisi ile kültür varlıklarını koruma payının iptali istenilen 210.060,40 TL kısmının; dava konusu taşınmazın 2017 yılı arsa değeri olan 12,32 TL üzerinden hesaplanan 52.712,00 TL’nin %50 artırılmış tutarına isabet eden 26.356,00 TL kısmı yönünden hukuka aykırılık, %50’yi aşan tutarına isabet eden 183.704,40 TL kısmı yönünden ise hukuka uyarlılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu taşınmazlar için hesaplanan 2018 yılı emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payının 210.060,40 TL kısmının; 2017 yılına göre %50 fazlasını aşan 183.704,40 TL kısmı yönünden iptaline, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davalı idare tarafından istinaf başvurusunda bulunulan mahkeme kararının kabule ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinde yer verilen kaldırma nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği, davacı tarafından yapılan istinaf başvurusu yönünden ise; olayda davalı idarece adres değişikliği nedeniyle fazladan emlak vergisi ile kültür varlıklarını koruma payı tahakkuk ettirilmişse de, taşınmaz bazında yapılan adres değişikliği ile ilgili olarak davalı idarece alınan kararın davacıya bildirildiğine dair herhangi bir belgenin davalı idarece dosyaya ibraz edilemediği, yine tahakkuk ettirilecek emlak vergisine esas olarak adres değişikliği sebebiyle arsa metrekare birim değeri daha yüksek olan …Mahallesi …Bulvarı’nın dikkate alınması ve söz konusu adres güncellemesi sebebiyle taşınmazın vergi değerinde oluşan artışın davalı idarece davacıya bildirilmediği görülmüş olup, bu nedenle de davalı idarece re’sen tarh edilecek vergilerin tamamının öncelikle ihbarname esasına göre tarh ve tebliğ olunması gerektiği açık olduğundan, bu haliyle doğrudan tahakkuk fişi düzenlenerek istenen emlak vergisi ve taşınmaz kültür varlıklarını koruma katkı payında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının redde ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım bakımında da davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdarelerince, Emlak Vergisi Kanunu geçici 23. maddeyle getirilen %50’lik sınırın aşılmadığı, taşınmazın önceki yıla göre vergisinin artmasının nedeninin doğru adrese göre vergilendirmesi olduğu, adres güncellemesinin ulusal adres veritabanı sistemine göre uyarlandığı ve güncellendiği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.