Danıştay Kararı 9. Daire 2020/3840 E. 2022/5192 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/3840 E.  ,  2022/5192 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/3840
Karar No : 2022/5192

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Plastik Metal Sondaj Borusu İnş. Tic. Ltd. Şti.

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, fazladan amortisman ayrılması, binek araçlar için ödenen motorlu taşıtlar vergisi ile kasko ödemelerinin dönemsellik ilkesine aykırı şekilde gider yazılması suretiyle kurum kazancını azalttığı, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı; 2015 yılı kurumlar vergisi ve 2015/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül ve Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1 ve 353/6. maddeleri uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergiye bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezası yönünden; hatalı hesaplanan amortismana bağlı olarak 5,963,08 TL gider farkı, binek araçlara ait motorlu taşıtlar vergilerinin gider yazılmasından doğan 3.071,50 TL gider farkı ve araç kasko giderlerinin dönemsellik ilkesine aykırı olarak fazla yazılmasından doğan 2.212,50 TL gider farkının tespit edildiği ancak davacının tespit edilen bu hususları kabul ettiği ve taraflar arasında bu konuda bir ihtilaf da olmadığının anlaşıldığı, kayıtdışı hasılattan kaynaklanan kısmı bakımında da her ne kadar inceleme raporuyla, mükellef kurumun ortaklara borçlar hesabının tetkiki sonucunda söz konusu hesaba kaydı yapılan tutarların kurum temsilcisinin ifadesinde olduğu gibi mayıs ayına kadar değil de mayıs ayından sonraki dönemlerde olduğu tespit edilerek, şirket temsilcisinin çelişkili ifadeleri ile kurumun defter belgeleri üzerinde nakit varlıklara ilişkin detaylı analiz ve değerlendirmeler sonucu ortaklara borçlar hesabında izlenen tutarların fiktif olarak kullanıldığı ve söz konusu hesaba kaydı yapılan tutarların kayıt dışı hasılat olduğu kanaatine varılmış ise de, davacı şirketin imalatçı olduğu ve aynı zamanda piyasadan temin ettiği emtiaları sattığı da dikkate alındığında, belgesiz satışlara konu emtianın imalat sürecinden geçirilerek üretilen mamül emtia mı yoksa ticari mal mı olduğuna ilişkin inceleme, araştırma ve değerlendirme ile, bu kapsamda kaydi envanter çalışmasının yanında, davacının faaliyeti ve üretim süreci hakkında kapsamlı bir araştırmanın yapılmadığı, vergi inceleme tutanağında da bu hususa ilişkin bir tespitin yer almadığı, firmanın enerji sarfiyatı, imalat sürecindeki sabit ve değişken girdiler gibi somut veriler de değerlendirilip randıman incelemesi yoluyla gerçek durumun tespitine gidilmediği, davacının inceleme tutanağındaki ifadesinde karlılık oranlarının %5 olduğunu belirtmesine rağmen raporda kayıtdışı hasılatın eklenmesiyle karlılık oranının %20 olarak bulunduğu, bu karlılık oranının iktisadi ticari, teknik icaplara ve ilgili yıldaki piyasa şartlarına uygun olup olmadığının ortaya konması adına aynı sektörde faaliyet gösteren diğer firmalar nezdinde araştırma yapılmadığı, bu hususla ilgili meslek kuruluşlarının ekonomik ve istatistiki verilerinden faydalanma yoluna gidilmediği, davacının, 2015 yılı hesap dönemine ilişkin olarak verilen kurumlar vergisi beyannamesine göre 41.697,79-TL ticari bilanço zararının bulunduğu anlaşıldığından, 982.717,31-TL’nin kayıtdışı hasılat olarak kabul edilerek yurt içi satışlar hesabına eklenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davacının itiraz etmediği ve taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan toplam 11.247,08-TL gider farkının bilançoya eklenmesi halinde bile ticari bilanço zararının devam edeceği, bu durumda kurumlar vergisi matrahının çıkmayacağı dolayısıyla tarhı gereken bir kurumlar vergisinin de oluşmayacağı dikkate alındığında, dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi tarhiyatı ile kurum geçici vergisine bağlı olarak kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden; yeterli inceleme ve araştırma yapılmadan eksik incelemeye dayalı olarak 982.717,31-TL’nin kayıtdışı hasılat olarak kabul edilerek yurt içi satışlar hesabına eklenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığından, 2015 yılında belgesiz satış yapıldığının da kabulünün mümkün olmadığından, 353/1. madde uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/6. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası yönünden; kurum yetkilisince, muhasebe standartlarına ve tek düzen hesap planlarına uyulmadığının kabul edildiği ve herhangi bir kasıtlarının olmadığının ifade edildiği görüldüğünden 353/6. madde uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici vergi aslı yönünden; mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen geçici vergi aslının da dava konusu edildiği anlaşıldığından, bu kısmı yönünden davanın incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine, vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ve geçici vergi aslı üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezası ile 353/1. madde uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporu ile ortaklara borçlar hesabında izlemiş olduğu tutarların fiktif olarak kullandığı ve söz konusu hesaba kaydı yapılan tutarların kayıt dışı hasılat olduğu inceleme raporuyla tespit edildiğinden yapılan tarhiyat ve kesilen cezalarda hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.