Danıştay Kararı 9. Daire 2020/4016 E. 2022/4923 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/4016 E.  ,  2022/4923 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4016
Karar No : 2022/4923

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … İnşaat A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) :… Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin maliki bulunduğu, İstanbul ili Beykoz İlçesi … Mahallesi … Mevkii, … pafta … no’lu parselde kayıtlı taşınmazının vasfının “özel orman” olduğu halde sehven arsa bildirimi verildiği, yapılaşma imkanı bulunmadığı için kısıtlı olduğu ileri sürülerek, emlak vergisi bildiriminin arazi olarak düzeltilmesi ve 2014-2015 yıllarında kısıtlılık uygulanmadan ve arsa olarak fazladan ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve 1.374.488,16-TL’nın faizi ile birlikte iadesi istemine istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı tarafından 213 sayılı Kanun’un vergi hatalarının düzeltilmesine ilişkin hükümleri kapsamında fazladan ödediği emlak vergilerinin iadesi istemiyle ilk olarak Beykoz Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne 27/07/2018 tarihli dilekçe ile başvuruda bulunduğu, başvurusunun Beykoz Belediye Başkanlığı, Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından … tarih ve E… sayılı işlemle reddedildiği, düzeltme başvurusunun reddi üzerine 28/09/2018 tarihli dilekçe ile bu kez Beykoz Belediye Başkanlığı’na şikayet başvurusunda bulunduğu, bu başvurusunun da yine Beykoz Belediye Başkanlığı, Mali Hizmetler Müdürlüğünce reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesi istemleriyle bakılmakta olan davanın açıldığı, olayda, yukarıda anılan yasa hükümleri uyarınca, davacının şikayet başvurusu Beykoz Belediye Başkanlığınca değerlendirilerek belediye başkanının imzasıyla işlem tesis edilmesi gerekirken, şikayet başvurusunun Mali Hizmetler Müdürlüğünce değerlendirilerek tesis edilen ret işleminde, yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık görülmediği, diğer taraftan, fazladan ödenen emlak vergilerinin düzeltilmesi ve iadesi için yapılan düzeltme-şikayet başvurusu hakkında Beykoz Belediye Başkanlığı tarafından esasa ilişkin karar verilmemiş olduğu dikkate alındığında, tahsil edilen vergilerin yasal faizi ile iadesi yönündeki talebin bu aşamada hukuka uygunluk denetimi yapılması mümkün olmadığından, istemin incelenmeksizin reddi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen incelenmeksizin reddine, dava konusu işlemin iptaline, fazladan ödenen emlak vergilerinin yasal faiziyle birlikte iadesi isteminin ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının incelenmeksizin redde ilişkin hüküm fıkrasının usule ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davacı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Mahkeme kararının kendi içinde çeliştiğini, işlemi iptal ederken iade talebi yönünden incelenmeksizin ret kararı verildiğini, düzeltme başvurularının reddi üzerine Belediye Başkanlığına yaptıkları şikayet başvurusununda reddedildiğinin açık ve kesin olduğu halde, sırf belediye başkanınca imzalanmamasının yetki yönünden hukuka aykırı olduğuna dayanan mahkemece Mali Hizmetler Müdürüne imza devri yapılıp yapılmadığı, şikayet başvurularının belediye başkanınca değerlendirilip değerlendirilmediği hususlarının araştırılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlarda bir inceleme yapılmadan verilen ret kararının hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:Davacı şirketin maliki bulunduğu, İstanbul ili Beykoz İlçesi … Mahallesi … Mevkii, … pafta … no’lu parselde kayıtlı taşınmazının vasfının “özel orman” olduğu halde sehven arsa bildirimi verildiği, yapılaşma imkanı bulunmadığı için kısıtlı olduğu ileri sürülerek, emlak vergisi bildiriminin arazi olarak düzeltilmesi ve 2014-2015 yıllarında kısıtlılık uygulanmadan ve arsa olarak fazladan ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve 1.374.488,16-TL’nın faizi ile birlikte iadesi istemine istemine ilişkindir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri, bu madde gereğince il özel idare vergileri hakında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edileceği
, aynı Kanun’un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır.
6736 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı bendinde; Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dahil); vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının; vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, tahsilinden vazgeçileceği, maddenin (10) numaralı bendinde, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmalarının şart olduğu kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 102. maddesinin 1. fıkrasında, 213 sayılı Kanun’ da belirtilen vergi incelemesi hariç olmak üzere Belediye Gelir Şube Müdürü, Gelir Şube Müdürü olmayan yerlerde Belediye Hesap İşleri Müdürü, Hesap İşleri Müdürü olmayan yerlerde muhasebecinin vergi dairesi sıfat ve yetkisini haiz olduğu belirtilmiştir.
Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yapılan vergi hatalarının düzeltilmesi istemlerinde, davaya konu olabilecek idari işlem, 213 sayılı Kanun’un 124 üncü maddesi hükmü gereğince, düzeltme isteminin reddine ilişkin işleme karşı şikayet yoluyla yapılacak başvuru sonucu Belediye Başkanlığı tarafından tesis edilecek ret işlemidir.
Davacı tarafından, 18.09.2015 tarihine kadar (tapu kaydına göre) maliki olduğu taşınmazı nedeniyle fazladan ödediğini iddia ettiği emlak vergilerinin iadesi istemiyle ilk olarak davalı belediyeye bağlı Mali Hizmetler Müdürlüğü’ne 27/07/2018 tarihli dilekçe ile düzeltme başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun Mali Hizmetler Müdürlüğü tarafından … tarih ve … sayılı işlemle reddedildiği, bunun üzerine davacı tarafından 28/09/2018 tarihli dilekçe ile davalı Belediye Başkanlığı’na hitaben yazılan dilekçe ile şikayet başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun da yine davalı Belediye Başkanlığına bağlı Mali Hizmetler Müdürlüğünce reddedilmesi üzerine anılan işlemin iptali ve fazladan ödenen vergilerin yasal faiziyle birlikte iadesi istemleriyle temyize konu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, davacı tarafından usulune uygun olarak düzeltme ve şikayet başvurularının yapıldığı, davacının usulüne uygun olarak Belediye Başkanlığına hitaben yönelttiği şikayet başvurusunun … tarih ve … sayılı işlemle, mali hizmetler müdürü imzasıyla “…açıklandığı üzere, kurumumuzca yapılan işlemlerde hukuka aykırı bir durum sözkonusu olmadığından, şikayete konu taleplerinin yerine getirilemeyeceği..” belirtilerek, açık biçimde reddedildiği, böylelikle düzeltme-şikayet prosedürünün tekemmül ettirildiği görüldüğünden, hak arama hürriyeti kapsamında davacıya atfedilebilecek kusur bulunmadığından şikayete yönelik işlemin belediye başkanlığınca tesis edildiğinin kabulü gerekmektedir.
Temyize konu kararda; dava konusu edilen ret işleminde yetki unsuru açısından hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlem yönünden davanın kabulüne, işlemin iptaline karar verildiği davalı idare tarafından da kararın anılan kısmına yönelik istinaf ve temyiz başvurularında bulunulmadığı, bu kısım yönünden iptal kararının kesinleştiği ve yukarıda yer verilen açıklamalarda dikkate alındığında, sonucu itibarıyla iptal edilen işlemin içeriği istemini oluşturan iade istemi yönünden hüküm kurulmamış olmasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığından, davaya konu iade istemi hakkında, iadesi istenilen 2015 yılı ikinci taksidine ilişkin kısmın 6736 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak ödendiği hususu da dikkate alınarak bir karar verilmesi gerekirken, iade istemi hakkında incelenmeksizin ret yönünde verilen karara yönelik davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararda isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU
Açıklanan nedenlerle;
Davacının temyiz isteminin kabulüne,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.