Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4405 E. , 2022/4386 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4405
Karar No : 2022/4386
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına murisinden intikal eden taşınmazlar nedeniyle emlak vergisi bildirimi veilmediğinden bahisle 1986-2018 dönemlerine ilişkin emlak (arsa) vergisi, taşınmaz kültür varlıklarının korunmasına ait katkı payı, gecikme faizi ve vergi ziyaı cezasının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 2014 ila 2018 yılı emlak vergisi haricinde kalan kısımlarının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu alacakların kaynaklandığı taşınmazların imar değişikliği ile Konak Tapu Müdürlüğü’nün … tarih ve … yevmiye nolu işlemi ile muris … adına kaydedildiği hususunun belirtildiği, Mahkemelerinin 22.08.2019 tarihli ara kararı üzerine idarece dosyaya sunulan ve davalı Belediye tarafından düzenlenen 13.09.2019 tarihli yazıda da; söz konusu taşınmazlara ilişkin olarak herhangi bir kamulaştırma işlemi yapılmadığı, Belediye adına kayıtlı bulunan taşınmazların plan uygulaması neticesinde Belediye adına tapu sicilinden işlem gördüğü hususlarının belirtildiği görüldüğünden, dava konusu alacakların kaynaklandığı taşınmazların beyan veya bildirim dışı bırakıldığının idarece 1987 yılında yapılan imar uygulamaları, plan değişikliği ve tapudaki işlemler neticesinde öğrenildiği, dolayısıyla dava konusu alacaklara ilişkin zamanaşımı sürelerinin hesaplanmasında da bu hususun dikkate alınması gerektiği, ödeme emrinin 1986-2012 dönemlerine ait alacaklara ilişkin kısımları yönünden yapılan değerlendirmede; 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun dava konusu alacakların ilişkin olduğu dönemlerde yürürlükte bulunan 37 ve 40’ıncı maddeleri ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 114’üncü maddesi uyarınca bu alacakların doğduğu takvim yılını takip eden beş yıl içerisinde yine 213 sayılı Kanun hükümleri uyarınca ihbarname esasına göre düzenlenecek bir ihbarname ile tarh ve mükellefe tebliğ edilmesi gerektiği halde, davalı idarece 1986-2012 yıllarına ait alacaklar için bu alacaklara ait zamanaşımı süreleri dolduktan sonra diğer mirasçı …’in beyanı üzerine 2018 yılında tarh ve tahakkuk işlemlerinin yapıldığı, dava konusu ödeme emrinin 1986-2012 yıllarına ait alacaklara ilişkin kısımlarının tarh-tahakkuk tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığı, ödeme emrinin bu alacaklara ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık görülmediği, … tarih ve … ana takip no’lu ödeme emrinin 2013 ila 2018 dönemlerine ait vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısımları yönünden ise 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda 4751 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 09.04.2002 tarihinden itibaren beyanname verme zorunluluğu kaldırılarak emlak vergisi bildirimi verilmesi gereken hallerde mükellefin bildirim vermemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği kuralı benimsendiğinden ve vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir hükme yer verilmediğinden, 2002 yılı ve sonraki yıllar için vergi ziyaı cezası kesilmesine yasal olanak bulunmadığından bu kısım yönünden davacının itirazı ”borcum yoktur” iddiası kapsamında değerlendirilmek suretiyle hukuka uyarlık görülmediği, ödeme emrinin 2013 yılı arsa vergileri, kültür ve tabiat varlıklarını koruma payları ve bu alacaklara ait gecikme faizlerine ilişkin kısımları yönünden yapılan değerlendirmede; anılan alacakların mirasçı … tarafından 03.10.2018 tarihinde bildirimde bulunulması üzerine tahakkuk ettirildiği ve düzenlenen tahakkuk fişinin de şahsın vekiline tebliğ edildiği, bu tahakkukun 213 sayılı Kanun’un 114’üncü maddesinde öngörülen zamanaşımı süresi içerisinde yapıldığı görülmekle, 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 3’üncü maddesi uyarınca elbirliği mülkiyetinde maliklerin verginin ödenmesinden müteselsilen sorumlu olduğu hususu da dikkate alındığında, davacının tahakkuk ettirilen ve vadesinde ödenmeyen 2013 yılına ilişkin arsa vergileri, kültür ve tabiat varlıklarını koruma payları ve bu alacaklara ait gecikme faizlerinin ödenmesinden sorumlu tutulabileceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; dava konusu ödeme emrinin 1986-2012 dönemlerine ait alacaklara ilişkin kısımları ve 2013 ila 2018 dönemlerine ait vergi ziyaı cezalarına ilişkin kısımları yönünden davanın kabulüne ve ödeme emrinin belirtilen kısımlarının iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka uygun olduğu kararın kaldırılmasını gerektiren başka bir neden bulunmadığından taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın süresinde açılmadığı, vergilendirmede zamanaşımı bulunmadığı, taşınmazların bildirim dışı kaldığı hususunun idarelerince diğer varisin 04.10.2018 tarihinde verdiği emlak vergisi bildirimiyle öğrenildiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan …-TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi 3. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 28/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.