Danıştay Kararı 9. Daire 2020/448 E. 2022/3209 K. 16.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/448 E.  ,  2022/3209 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/448
Karar No : 2022/3209

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(…Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …R

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: …Uluslarası Taş. Loj. Hiz. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl amme borçlusu …Uluslarası Taş. Loj. Hiz. Ltd. Şirketi adına 2008/Ocak ilâ Kasım dönemleri için verilen katma değer vergisi beyannamelerinde istisna kapsamında teslim ve hizmetlere yer verildiği, istisna konusu işlemlere ilişkin tevsik edici belgelerin ibraz edilmemesi nedeniyle takdir komisyonu kararlarına istinaden re’sen tarh edilen 2008/Ocak ilâ Kasım dönemlerine dair vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin olarak düzenlenen vergi ceza ihbarnamelerinin tebliğ edilip, dava açılmayarak kesinleşmesini müteakip vadesi dolduğu halde ödenmeyen amme alacağının tahsili için asıl borçlu …Uluslarası Taş. Loj. Hiz. Ltd. Şti. adına düzenlenen …sayılı ödeme emrinin tebliğ tarihinde şirketin kanuni temsilcisi …’ın ikametgah adresi olan “…mahallesi, …Sk., No:…D/…Esenyurt/İstanbul” adresinde kendisine tebliğ edilmesine rağmen tahsil edilememesi ve şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında herhangi bir mal varlığına rastlanılmaması sebebiyle davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği, 213 sayılı Kanun’un 10. maddesi uyarınca davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenebilmesi için ödeme emri içeriği borcun asıl amme borçlusundan tahsili için usulüne uygun olarak ihbarname ve/veya ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edilmesi gerektiği, bu bağlamda; davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …ödeme emri tebliğ edilmeden önce, asıl borçlu şirket adına amme alacağının tahsili için düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğ tarihinde kanuni temsilci olan …’ın ikametgah adresinde kendisine tebliğ edildiği anlaşılmakla birlikte ödeme emri içeriği 2008/Ocak ilâ Kasım dönemleri için tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerine ilişkin olarak asıl borçlu …Uluslararası Taş. Loji. Hizmetleri Tic. Ltd. Şti adına düzenlenen ihbarnameler ile bu ihbarnamelerin asıl borçlu şirkete usulüne uygun olarak tebliğine ilişkin her türlü bilgi ve belge 07/03/2019 tarihli ara kararla istenilmesi üzerine davalı idarece 2008/Ocak ilâ Kasım dönemlerine dair düzenlenen ihbarnamelerin tebliğ tarihinde şirketin kanuni temsilcisi …’ın ikametgah adresi olan “…Mahallesi, …Sk., No:…D/…Esenyurt/İstanbul” adresinde tebliğe çıkarıldığı, “ilgilinin adres kayıt sistemindeki adreste bulunamaması nedeniyle 11/02/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun ile Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine eklenen bent uyarınca kapıya yapıştırılmak suretiyle tebligat yapıldığına dair 16/10/2014 tarihli tutanak ile tebliğ alındısının gönderildiği , 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda vergilendirme ile ilgili olup hüküm ifade eden belgelerin ne şekilde tebliğ edileceğine dair özel hükümlere yer verilmiş olması karşısında, vergi ve ceza ihbarnamelerinin Vergi Usul Kanunu’nda düzenlenmiş olan kurallara uygun şekilde tebliğ edilmesi gerekmekte olup, tebliğ yapılacak kişinin tebliğ adresinde bulunamaması durumunda, tebliği yapanın bu ciheti şerh ve imza ederek tebliğ edilemeyen evrakın tebliğe çıkaran mercie iade olunması, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğe çıkarılması, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeple tebliğ edilemeyerek iade olunursa tebliğin ilan yolu ile yapılması gerekeceğinden, 7201 sayılı Tebligat Kanunu uyarınca yapılan tebliğin usulüne uygun yapılmış bir tebliğ olduğundan söz edilemeyeceği, bu durumda, yukarıda anılan düzenleme gereğince, tarh aşamasıyla ilgili ihbarnamelerin 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21.maddesine göre tebliğ edilmiş olması karşısında davalı idare tarafından asıl borçlu şirket adına usulüne uygun olarak takip yapıldığından bahsedilemeyeceğindan dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlılık bulunmadığı, öte yandan; usulsüz tebliğ zaman aşımını kesmeyeceğinden, doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmeyen 2008 yılına ilişkin olarak takdir komisyonu kararına istinaden re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin tarh zaman aşımına uğramış olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: … Ulus. Loj. Hiz. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen takdir komisyonu kararı dayanaklı 2008/Ocak ilâ Kasım dönemleri vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatlarının 16/10/2014 tarihinde tebliğ olunarak dava konusu yapılmaksızın kesinleşerek tahakkuk ettiriildiği, ancak vadelerinde ödenmediği, ödenmeyen vergilerin tahsili amacıyla borçlu şirket adına düzenlenen …sayılı ödeme emrinin 19/10/2016 tarihinde tebliğ olunduğu, ancak ödeme emri tebliğine rağmen ödenmediği, 2017 takvim yılında borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında her hangi bir mal varlığına rastlanılmadığı, asıl borçlusundan tahsil edilemeyen ve edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı için şirketin hisseli ortağı ve kanuni temsilcisi olan davacı adına ödeme emri düzenlenmesi suretiyle takip ve tahsil işlemlerine devam edildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 16/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.