Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/456 E. , 2022/4469 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/456
Karar No : 2022/4469
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2018/Eylül dönemi için ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi uyarınca tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile pişmanlık zammının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E: …, K: … sayılı kararıyla; her ne kadar idarece, yapı müteahhidinin ortaklarına veya ilişkili şirketlere net alanı 150 m²’ye kadar olan konut satışlarının nihai tüketim amacı taşımadığından, sonradan üçüncü kişilere satışının mümkün olduğu, bu kapsamda davacıya yapılan teslimlerin de nihai tüketim amacıyla yapılmadığı, dolayısıyla kanuni anlamda teslimi söz konusu olmadığından iade talebinin düzeltilmesi istenilmiş ise de, 3065 sayılı Kanun’un 2. maddesinde teslim tarif edilirken nihai tüketimden bahsedilmemekle birlikte teslim için aranan tek koşulun tasarruf hakkının devredilip devredilmediği hususu olduğu, zira Kanun’un 3.maddesinde de vergiye tabi malların her ne suretle olursa olsun, vergiye tabi işlemler dışındaki amaçlarla işletmeden çekilmesi veya vergiye tabi malların işletme personeline ücret, prim, ikramiye, hediye, teberru gibi namlarla verilmesinin de teslim sayıldığı açık olduğundan, davalı idarece düzeltme beyannamesi verilmesinin istenilmesi üzerine davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyannameye istinaden yapılan tahakkuklarda hukuka uyarlık bulunmadığı ve davacı tarafından ödenen tutarın idarece davacıya iadesi gerektiği; faiz istemine gelince, tahakkuk işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığından, hukuka aykırı tahsil işlemiyle davacıya verilmiş olan maddi zararın karşılanması bakımından fazladan tahsil edilen miktarın ödeme tarihinden itibaren işletilecek yasal faizinin de davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tahakkukun iptaline ve ödenen tutarın yasal faiziyle davacıya iadesine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlık konusu tahakkukun hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına, 2018/Eylül dönemi için ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi uyarınca tahakkuk ettirilen katma değer vergisi ile pişmanlık zammının kaldırılması ve ödenen tutarın yasal faiziyle iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 378. maddesinin 2. fıkrasında; mükelleflerin beyan ettikleri matrahlara ve bu matrahlar üzerinden tarh edilen vergilere karşı dava açamayacakları, İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 3. bendinde de; ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine yapılan işlemler ile tahsilat işlemlerinden dolayı açılan davaların tahsil işlemini durdurmayacağı kuralına yer verilmekle, ihtirazi kayıtla verilen beyan üzerine tahakkuk ettirilen vergilere karşı dava açılabileceği kabul edilmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 371. maddesinde; beyana dayanan vergilerde, vergi ziyaı cezasını gerektiren kanuna aykırı hareketlerini ilgili makamlara kendiliğinden haber veren mükelleflere maddede yazılı kayıt ve şartlarla vergi ziyaı cezası kesilemeyeceği kurala bağlanmış, madde hükmüyle, vergi ziyaı cezası gerektiren fiilleri kendiliğinden vergi dairesine haber veren, bir başka anlatımla, işlediği fiillerden pişmanlık duyan yükümlülere belli şartları yerine getirmeleri kaydıyla belirtilen fiillere ait cezaların uygulanmasının önlenmesi amaçlanmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; ihtirazi kayıtla verilen beyannameler üzerine tahakkuk ettirlen vergilere karşı dava açılabileceği, kanuni süresi geçirildikten sonra verilen beyannameye ihtirazi kayıt konularak dava açılmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığı, zira ihtirazi kaydın yeni bir hukuki durum yaratmaya yönelik olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bununla birlikte, vergi beyannamelerinin ihtirazı kayıtla verilmesi ile pişmanlıkla verilmesinin nedenleri, koşulları ve yarattığı sonuçlar farklıdır. Vergi kanunlarının öngördüğü zamanlarda verilen beyannamelere ihtirazı kayıt konulması, tarh edilen verginin dava konusu yapılmasına olanak sağladığı halde, pişmanlıkla verilmesi, beyannamenin zamanında verilmediği için doğmuş vergi kaybından dolayı ceza kesilmesini önlemektedir. Bu yüzden, kanuni süresi geçtikten sonra pişmanlıkla verilen beyannameye ihtirazı kayıt konulmasına, ihtirazı kayıtla verilen beyannamelere bağlanan hukuksal sonucun tanınmasına da olanak yoktur.
Dosyanın incelenmesinden, ikamet amaçlı binaların inşaatı faaliyetinde bulunan davacının … (… İnşaat) unvanlı şahıs firmasının 2018 yılı indirimli orana tabi işlemleri nedeniyle YMM aracılığıyla artırımlı teminat mektubu da sunulmak suretiyle 2018/Eylül dönemine ilişkin katma değer vergisi iadesi talebinde bulunduğu, 21/12/2018 tarihinde katma değer vergisi iadesini aldığı, 07/01/2019 tarihinde iade talebine ilişkin YMM raporunun sunulduğu, bunun üzerine, 22/04/2019 tarihli yazıyla, yapı müteahhidinin ortaklarına veya ilişkili şirketlere net alanı 150 m2’ye kadar olan konut satışlarıyla ilgili olarak, bu konutların daha sonra başkalarına satılabileceği dikkate alındığında nihai tüketim amaçlı olmadığından iade talebinde bulunulmasının mümkün olmadığı, Sayıştay Başkanlığı tarafından Gelir İdaresi Başkanlığı’na gönderilen yazıya atıfta bulunularak teminat çözüm işleminin gerçekleştirilmesi için …’in şahsına yapmış olduğu satışlar sebebiyle yüklenilen ve iadesi istenilen katma değer vergisine ilişkin düzeltme beyannamesi verilmesinin istenildiği, bu yazı üzerine davacı tarafından 10/05/2019 tarihinde 2018/Eylül dönemine ilişkin olarak düzeltme beyannamesi verildiği, beyannameye istinaden vergi ziyaı cezası kesilmediği, katma değer vergisi ile 15.077,07 -TL tutarında pişmanlık zammının tahakkuk ettirildiği, davacının da katma değer vergisiyle birlikte pişmanlık zammını herhangi bir itirazda bulunmaksızın 21/05/2019 tarihinde ödediği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, olayda, davacı tarafından süresinden sonra ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine pişmanlık hükümleri uygulanmak suretiyle düzenlenen tahakkuk fişinde pişmanlık zammı tahakkuk ettirilmesi ve ceza kesilmemesi karşısında, davacı tarafından düzeltme beyannamesine ihtirazi kayıt şerhinin konulmuş olmasının davacıya dava açma olanağı vermesine hukuken olanak bulunmadığı gibi, pişmanlık hükümlerinden faydalanmanın herhangi bir kayıt ve şarta bağlanmasının söz konusu hükmün amacına ters düştüğü, pişmanlıkla verilen beyanname içeriği vergilerin dava konusu edilmesinin pişmanlıktan vazgeçilmesi sonucunu doğuracağı, davacı tarafından pişmanlık zammı içerikli tahakkukun herhangi bir itirazda bulunulmaksızın ödendiği de göz önüne alındığında, davacı tarafından ihtirazi kayıt konulmak suretiyle süresinden sonra verilen katma değer vergisi beyannamesine istinaden tahakkuk eden verginin ve pişmanlık zammının kaldırılması istemiyle açılan davanın esasının incelenmesi hukuken mümkün olmadığından incelenmeksizin reddi gerekirken, davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3.Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.