Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4600 E. , 2022/5196 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4600
Karar No : 2022/5196
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Plastik Metal Otomotiv Dış Ticaret Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ila … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ödeme emirleri içeriği borç kalemlerinin dayanağı durumunda bulunan asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak bir kısmının dairede rızaen şirketin kanuni temsilcisine tebliğ edildiği, bir kısmının ise ilanen tebliği yoluna gidildiği, yapılan tebliğlere rağmen amme alacağının ödenmemesi üzerine şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında şirketin amme alacağını karşılayacak mal varlığının bulunmadığının tespit edildiği, amme alacakları için işleyen tahsil zamanaşımı sürelerinin yapılan ödeme emri tebliğleri ve tatbik edilen hacizler nedeniyle kesildiği ve yeniden işlemeye başladığı, şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının tamamından devreden ve devralan ortakların birlikte sorumlu olduğu, zamanaşımı süresi içerisinde söz konusu alacakların şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 52. sırasında yer alan amme alacağı dışında kalan borçlara ilişkin kısmı ile … takip numaralı ödeme emrinin 6, 7, 14,19 ve 20 sıra numarasında yer alan amme alacaklarına lişkin kısımlarına yönelik davacının istinaf başvurusundan ileri sürülen iddiaların anılan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; dava konusu kamu alacaklarına ilişkin olarak asıl borçlu şirketin banka hesaplarına 2010, 2012 ila 2019 yıllarında blokeler konulmuş ise de; Türkiye İş Bankasında bulunan hesaptan 04/05/2012 tarihinde, … Bankasında bulunan hesaptan 11/04/2013 tarihinde haciz uygulanarak yapılan tahsilatlar dışında haciz uygulanarak yapılmış bir tahsilatın bulunmadığı, en son 11/04/2013 tarihinde yapılan tahsilatla kesilen zaman aşımı sürelerinin son günü olan 31/12/2018 tarihine kadar tahsil zaman aşımını kesen başka bir sebebin de bulunmadığının görüldüğü, tahsil zaman aşımına uğradığı ve tahsil edilebilir olma niteliğini kaybettiği anlaşılan amme alacağının davacıdan tahsili amacıyla düzenlenen … sayılı ödeme emrinin 6, 7, 14,19 ve 20 sıra numarasında yer alan amme borçları dışında kalan borçlara ilişkin kısmı ile … ve … sayılı ödeme emirlerinde hukuka uyarlık görülmediği; … takip numaralı ödeme emrinin 52. sırası ile … takip numaralı ödeme emrinde yer alan borçlara gelince; dairelerinin E:… esas numarasında kayıtlı dosyada, dava konusu ödeme emirlerine dayanak olan asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen ve ilanen tebliğ edilen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesi yolundaki ara kararına davalı idarece verilen cevap dilekçesi ve ekindeki belgeler ile dosyada yer alan diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden, … tarih ve … sayılı ödeme emrinde yer alan 2012 yılına ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin vergi ceza ihbarnamesinin 20/09/2013 tarihinde, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin dayanağı asıl borçlu şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin ise, 13/06/2016 tarihinde tebliğ edilmeye çalışıldığı, her iki tebligatın da adresten ayrılma nedeniyle tebliğ edilemediği, bu hususun tebligat alındısı üzerine şerh düşülerek muhtara imzalatılarak iade edilmesi sonrasında, 213 sayılı Vergi Usul Kanunun 102.maddesinin olay tarihinde yürürlükte olan haline aykırı şekilde ikinci kez tebliğe çıkarılmadan ilanen tebliğ edildiği dikkate alındığında, bu haliyle şartlar oluşmadığından, yapılan ilanen tebliğlerin usulsüz olduğu sonucuna varıldığı, buna göre 2012 yılına ait özel usulsüzlük cezasının usulsüzlüğün yapıldığı yılı takip eden yılın birinci gününden başlayarak beş yıl içide ihbarnamenin usulüne uygun olarak tebliğ edilmemesi nedeniyle zamanaşımına uğradığı dikkate alındığında, davacı iddialarının 6183 sayılı Kanunun 58. maddesinde yer alan borcum yoktur iddiası kapsamında değerlendirilmesi gerekeceğinden, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 52.sırasında yer alan 2012 yılına ait özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmında hukuka uyarlık görülmediği, öte yandan, … tarih ve … tarih ve … sayılı ödeme emrinde yer alan amme alacaklarının ise asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun şekilde kesinleştirilmediği görüldüğünden, … tarih ve … sayılı ödeme emrinde de hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 52. sırasında yer alan özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmı ve … tarih ve … sayılı ödeme emrinin 6, 7, 14, 19 ve 20 sıra numarasında yer alan borçlar dışında kalan borçlara ilişkin kısmı ile … tarih ve …, 4 ve 6 sayılı ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Vergi inceleme elemanı tarafından ne şirkete ne de herhangi bir yetkilisine defter ve belge isteme yazısının tebliğ edilmediği, vergi ceza ihbarnamelerinin de aynı şekilde şirket veya yetkililerine tebliğ edilmediği, tebliğe ilişkin imzanın yetkili kişiye ait olmadığı, kendisinin sorumluluğunun bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı dava açıldığı ve borcun şirket tarafından ödenmemesi üzerine mal varlığı araştırmasının yapıldığı, şirketten tahsil imkanı kalmayan borcun şirket ortağı sıfatıyla davacıdan talep edilmesinde hukuka aykırılık olmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.