Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4636 E. , 2022/4920 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4636
Karar No : 2022/4920
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Holding A.Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin maliki bulunduğu, İstanbul ili Beykoz İlçesi …Mahallesi …Mevkii, … pafta … no’lu parselde kayıtlı taşınmazının vasfının “özel orman” olduğu halde sehven arsa bildirimi verildiği, yapılaşma imkanı bulunmadığı için kısıtlı olduğu ileri sürülerek, emlak vergisi bildiriminin arazi olarak düzeltilmesi ve 2016-2018 dönemlerinde kısıtlılık uygulanmadan ve arsa olarak fazladan ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ve 669.637,55-TL’nın faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; emlak vergisine konu taşınmazın, tapu kaydına 17.01.1979 tarihinde özel orman olduğuna ilişkin şerhin düşülmesi, belediye ve mücavir alan sınırları içinde kalmakla birlikte imar ve iskan sahası olarak ayrılmış yerlerden olmaması, özel orman alanı olarak belirlenmiş arazinin inşaata elverişli imar parseli haline getirilmesinin mümkün olmaması, belediye hizmetlerinden yararlanmakla birlikte iskana elverişli olmamasına ilişkin veriler karşısında, taşınmazın belirtilen Bakanlar Kurulu Kararı uyarınca arsa olarak nitelendirilmesi mümkün görülmediği, taşınmazın tapu kaydına 10.03.1997 tarihinde 6831 sayılı Kanun’un 3373 sayılı Kanun ile değişik 52. maddesi hükmü gereğince parçalanıp satılamayacağı, mirasçılar arasında ifrazen taksim edilemeyeceği, bu madde hükmü dışında inşaat yapılamayacağına ilişkin şerh düşülmesi, taşınmazın imar durumuna ilişkin dosyaya eklenen Beykoz Belediye Başkanlığı İmar ve Şehircilik Müdürlüğünün bila tarih ve …sayılı yazısında, taşınmazın İstanbul 3 Numaralı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu tarafından … tarihinde …sayılı kararla doğal sit alanı ilan edilen bölgede kaldığına dair veriler karşısında, tasarrufunun kısıtlandığının kabulü ile tahakkuk ettirilen arsa vergisinin kısıtlı taşınmazlara uygulanan oranlar üzerinden uygulanması gerektiği sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, taşınmaza 2016-2018 dönemleri için kısıtlılık hükümlerinin uygulanmaması nedeniyle ve arsa vergisi olarak fazladan ödenen emlak(arsa) vergisinin idareye başvuru tarihi olan 27/07/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının usule ve hukuka uygun olduğu, kararın kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı belirtilerek davalı istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Emlak vergisine konu taşınmazın, belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunduğu, belediye hizmetlerinden faydalandığı, taşınmaz içerisinde ticari faaliyette kullanılan işyeri bulunduğu, arazi olarak vergilendirilmesi için gerekli şartları taşımadığı, yapılaşma yasağının bulunmadığı, kısıtlılık hükümlerinin uygulanmasının da mümkün olmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı şirketin maliki bulunduğu, İstanbul ili Beykoz İlçesi …Mahallesi …Mevkii, … pafta … no’lu parselde kayıtlı taşınmazının vasfının “özel orman” olduğu halde sehven arsa bildirimi verildiği, yapılaşma imkanı bulunmadığı için kısıtlı olduğu ileri sürülerek, emlak vergisi bildiriminin arazi olarak düzeltilmesi ve 2016-2018 dönemlerinde kısıtlılık uygulanmadan ve arsa olarak fazladan ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ve 669.637,55-TL’nın faizi ile birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 122. maddesinde, mükelleflerin, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden isteyebilecekleri; 124. maddesinde de vergi mahkemelerinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanların, şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına müracaat edebilecekleri açıklanmıştır. Bu maddeler uyarınca düzeltilmesi vergi dairelerinden istenebilecek vergi hatasının tanımı ise aynı Kanun’un 116. maddesinde, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması olarak yapılmış, 117. maddesinde, hesap hataları olarak; matrah hataları, vergi miktarında hatalar ve verginin mükerrer olması; 118. maddesinde de vergilendirme hataları olarak; mükellefin şahsında hata, mükellefiyette hata, mevzuda hata ve vergilendirme veya muafiyet döneminde hatalar gösterilmiş bulunmaktadır.
6736 Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinin (1) numaralı bendinde; Maliye Bakanlığına bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanun’un yayımlandığı tarih itibarıyla (bu tarih dahil); vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımlandığı tarihten önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının; vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanun’un yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, tahsilinden vazgeçileceği, maddenin (10) numaralı bendinde, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmalarının şart olduğu kurala bağlanmıştır.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında, Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanun’un yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) a)Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği, aynı maddenin 10. fıkrasında, bu madde hükmünden yararlanmak isteyen borçluların maddede belirtilen şartların yanı sıra dava açmamaları, açılmış davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamalarının şart olduğu düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; tapu kaydına göre davacı şirketin 18.09.2015 tarihinde ayni sermaye koyma işlemi nedeniyle edindiği İstanbul ili Beykoz İlçesi …Mahallesi …Mevkii, …pafta …no’lu parselde kayıtlı taşınmazının vasfının “özel orman” olduğu halde sehven arsa bildirimi verildiği, yapılaşma imkanı bulunmadığı için kısıtlı olduğu ileri sürülerek, emlak vergisi bildiriminin arazi olarak düzeltilmesi ve 2016-2018 dönemlerinde kısıtlılık uygulanmadan ve arsa olarak fazladan ödenen tutarın iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurusunun zımnen reddi işleminin iptali ve 2016/1 ve 2016/2. taksit ödemeleri olarak belirttiği ve fazladan ödendiği ileri sürülen 669.637,55-TL’nın faizi ile birlikte iadesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde davacı tarafından 2016 yılı 1. ve 2. taksidine ilişkin ödenen emlak vergilerinin iadesinin istenildiği, bu tutarların ise dava dilekçesi ekinde yer alan ödeme dekontlarından, taşınmazın önceki maliki olan …İnşaat A.Ş. tarafından 6736 sayılı Yasa uyarınca yapılandırılarak ödendiği, ayrıca davalı idarenin 19.11.2018 tarihli beyan dilekçesi ile davacının 2013 ila 2017 dönemi çevre temizlik vergisi ile emlak vergisi borcunu 7143 sayılı Yasa kapsamında yapılandırdığı bildirilmiş yazı ekinde 7143 sayılı Yasa’ya göre yapılandırılan borca ilişkin taksitlendirme tablosu sunulmuştur. Mükelleflerin borçlarını 6736 ve 7143 sayılı Kanun hükümlerinden yararlanarak ödemek istemeleri halinde koşullardan biri de dava açmamaları, açılan davalardan vazgeçmeleri ve kanun yollarına başvurmamaları olduğundan, bu Yasa’dan yararlanılarak, vergilerin yapılandırılması ve ödemenin yapılması durumunda, anılan Yasa hükümlerinin idarece yanlış uygulanması sonucu doğacak uyuşmazlıklar ile mükelleflerce sehven hata kapsamında yaptıkları başvurular üzerine borçları yapılandırmaları gibi durumlar hariç herhangi bir sebeple aynı borçlar için dava açılması söz konusu olamaz.
Bu durumda, 6736 ve 7143 sayılı Kanun uyarınca kesinleşen borçlar için yapılandırma talep edilmesinden ve yapılandırılan borcun ödenmesinden sonra, ödenen tutarın iadesi istemiyle düzeltme şikayet yolu ile davalı idareye başvurulduğu görülmüş olup, anılan Kanunlar’dan yararlanılarak yapılandırılan vergilerin aslına ilişkin iddialarla dava konusu edilmesine olanak bulunmadığı ve davacının başvurusunun da vergi aslına ilişkin iddiaları kapsadığı anlaşıldığından, işin esası incelenerek davanın kabulune ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Davalının temyiz isteminin kabulüne,
…Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.