Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/466 E. , 2022/4725 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/466
Karar No : 2022/4725
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin …. tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, maliki olduğu Manisa ili, Turgutlu ilçesi, … Mahallesi, … mevkii, … sayılı, … mevkii, … ve … sayılı, … mevkii, … sayılı parsellerdeki taşınmazları üzerine konulan hacizlerin kaldırılması istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin süre itirazı yerinde görülmeyerek esas hakkında yapılan incelemede, davacının adi ortaklık olarak kayıtdışı ticari faaliyette bulunduğunun vergi tekniği raporu ile tespit edildiğinden bahisle adi ortaklık adına ve şahsi vergi kimlik numarası adına tarhiyatlar yapıldığı, tarhiyatların ilanen tebliği üzerine ödeme emirleri düzenlendiği, amme alacağının tahsili amacıyla davacının şahsı ve veraseten iştirak ettiği taşınmazlara haciz konulduğu, taşınmazları üzerine konulan haciz işleminin kaldırılması amacıyla … tarihinde yapılan başvurunun … tarih ve … sayılı işlemle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı; davalı idarenin ara karara cevaben, dava konusu haciz işlemleri tarihinde … Çevre Köyleri Satış Kooperatifinin imzaya yetkili yöneticilerine borç dönüşümünün yapılmadığı, haciz işlemine dayanak borçların vergi tekniği raporu ile davacının da aralarında bulunduğu beş kişinin kayıtdışı olarak ticari faaliyette bulundukları tespit edildiğinden raporda belirtilen süre ile sınırlı mükellefiyet tesis edilmesinden kaynaklandığı, davacının adi ortaklık olarak kayıtdışı ticari faaliyette bulunduğunun vergi tekniği raporu ile tespit edildiğinden bahisle yıllık gelir vergisi ve gelir geçici vergilerinin şahsi vergi numarasına, katma değer vergisinin adi ortaklık adına tarh edilerek ilan yoluyla tebliğ edildiği, davacının şahsi vergi numarasından tahakkuk eden vergilerini 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırarak ödediği, adi ortaklığa ait amme alcağı için ise … tarih ve … sayılı dilekçe ile adi ortakların imzası ile 6736 sayılı Kanun’dan faydalanmak amacıyla başvuru yapıldığı, dört taksit ödenip diğer taksitler ödenmediğinden yapılandırmanın 12/09/2018 tarihinde kaldırıldığı, daha sonra herhangi bir yapılandırma başvurusunda bulunulmadığı ve aynı amme alacakları için yapılandırma ihlal edildikten sonra tekrar ödeme emri düzenlenmediği beyanında bulunduğu; bu halde, ortaklar tarafından adi ortaklıktan doğan amme alacaklarının 6736 sayılı Kanun kapsamında, adi ortaklıktan doğan fakat davacının şahsi vergi kimlik numarası üzerinden tahakkuk eden amme alacaklarının 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırıldığı, 6111 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan amme alacaklarının ödendiği, 6736 sayılı Kanun kapsamında yapılandırılan amme alacaklarının bir kısmının ödenmemesi üzerine 12/09/2018 yapılandırmanın kaldırıldığı, dava konusu haciz işlemlerinin dayanağı olan ödeme emirleri ve haciz bildirilerinin düzenlenme tarihlerinin yapılandırma başvurusundan önceki tarihli olduğu görüldüğünden, tecil dosyası kaldırıldıktan sonra adi ortaklık ve davacı adına yeniden ödeme emri tanzim ve tebliğ edilmeden, vergi borçları yeniden vadelendirilmeden, ödenen kısımlar ya da faizler belirlenmeden yapılandırma başvurusu ile iptal edilmesi gereken ödeme emirlerine dayalı olarak tesis edilen dava konusu haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davanın öncelikle usul yönünden incelenip süreaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiği, esas bakımından ise, yapılandırma kanunlarından yararlanılmış olmasının kamu alacağının niteliğini yahut mükellef veya sorumlular açısından borcun niteliğini değiştiren bir durum olmadığı, bu kanunların ihlal edilmesi durumunda yapılandırılan borcun eski haline dönüştürülerek takip ve tahsil işlemlerine devam edildiği, dolayısıyla yeni bir borç doğduğunun kabulünün mümkün olmadığı, davacı hakkında tesis edilen haciz işlemlerinin hukuka uygun ve yerinde olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın Manisa Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.