Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/4737 E. , 2022/4586 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/4737
Karar No : 2022/4586
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesinde 193 sayılı Yasanın mükerrer 121. maddesi uyarınca hesaplanarak beyan edilen vergi indirim tutarının, vergi borçlarından mahsup edilmesi yolundaki başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve E. … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket tarafından 2016/Aralık dönemi muhtasar ve 2017/Mayıs dönemi katma değer vergisi beyannamesine göre tahakkuk ettirilen 28/03/2017 ve 26/06/2017 vadeli toplam 67,80-TL damga vergisi borcunun gecikmeli olarak 29/03/2017 ve 21/07/2017 tarihlerinde ödendiği görülmekle, tahakkuk eden damga vergisinin süresinden sonra ödenmiş olması nedeniyle davacının 2017 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinde vergiye uyumlu mükelleflere tanınan vergi indiriminden faydalandırılma talebi reddedilmiş ise de, Kanunda indirimden faydalanabilmek için sayılan şartlardan birinin de vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibariyle vergi aslı 1.000-TL üzerinde vadesi geçmiş borcun bulunmaması olduğu dikkate alındığında, söz konusu tutar hiç ödenmemiş olsaydı indirimden faydalanabilecek olan davacının geç ödeme yapması dolayısıyla indirimden faydalandırılmamasının hukuka aykırı olduğu, söz konusu Yasa metninin amacının vergisel yükümlülüklerini düzenli olarak yerine getiren mükelleflerin ödüllendirilmesi ve vergisel yükümlüklülüklerin düzenli olarak yerine getirilmesinin teşviki amacına yönelik olduğu, bu bakımdan davacının beyan ettiği 13.685.374,93-TL kurumlar vergisi üzerinden hesaplanacak %5 indirim hakkından yararlandırılmamasının salt belirtilen 67,80-TL damga vergisi tutarının süresinden sonra ödenmiş olması sebebine dayandırılmasının Yasa’nın konuluş amacına ve hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna ulaşıldığından, davacının 2017 yılına ait kurumlar vergisi beyannamesinde vergiye uyumlu mükelleflere tanınan vergi indiriminden faydalandırılmamasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemde hukuki isabet görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu … tarih ve … sayılı işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi’nce, Kanunda indirimden faydalanabilmek için sayılan şartlardan birinin de vergi indiriminin hesaplanacağı beyannamenin verildiği tarih itibariyle vergi aslı 1.000,00-TL üzerinde vadesi geçmiş borcun bulunmaması olduğu ve davacı şirketin 67,80-TL’yi hiç ödenmemiş olsaydı indirimden faydalanabileceği değerlendirilerek davacının geç ödeme yapması dolayısıyla indirimden faydalandırılmamasının hukuka aykırı olduğuna karar verilmiş ise de, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesinin 2. fıkrasının 3. bendinde belirtilen 1.000,00-Türk lirasının üzerinde vadesi geçmiş borçların, aynı fıkranın 1. bendinde sayılan borçlar dışında kalan borçlar olduğu anlaşıldığından, Mahkemenin söz konusu gerekçesinde yasal isabet bulunmadığı davacı şirketin 2017/5 dönemine ilişkin katma değer vergisi beyannamesini kanuni süresi içinde verdiği ve beyannameye göre ödenecek katma değer vergisinin olmadığı, sadece 26/06/2017 vade tarihli 33,90-TL. beyannameye ait damga vergisinin tahakkuk ettiği, şirketin 2016/Aralık dönemine ait muhtasar beyannamesinde bir çalışana ait serbest meslek makbuzunun gayrisafi tutarının hatalı belirtilmesi nedeniyle 28/02/2017 tarihinde anılan döneme ilişkin olarak düzeltme beyannamesi verdiği, beyannameye göre ödenecek gelir (stopaj) vergisinin olmadığı, sadece 28/03/2017 vade tarihli 33,90-TL. beyannameye ait damga vergisinin tahakkuk ettiği, davacı şirketin söz konusu damga vergilerini vadesinden sonra olmak üzere sırasıyla 21/07/2017 ve 29/03/2017 tarihlerinde ödemesi nedeniyle vergi indiriminden yararlandırılmadığı anlaşılmış ise de, davacı şirketin verdiği katma değer vergisi beyannamesine ve muhtasar beyannameye göre ödenecek katma değer vergisinin ve gelir (stopaj) vergisinin tahakkuk etmediği, tahakkuk eden vergilerin ise beyan edilen ilgili vergilerden bağımsız olarak, Damga Vergisi Kanunu uyarınca tahakkuk eden beyannamelere ait damga vergisi olduğu ve Kanun’un amacının beyanların süresinde yapılması, bu beyanlar üzerine tahakkuk eden vergilerin süresinde ödenmesi ve beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat bulunmaması olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin beyana dayanmayan ve Damga Vergisi Kanunu uyarınca tahakkuk eden beyannamelere ait damga vergilerini vadesinde ödemediği gerekçesiyle 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121. maddesinden yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığından davanın kabulü yolundaki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla yasal isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun yukarıda yazılı gerekçeyle reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kanun hükümlerinin yorum ve kıyas yoluyla ortadan kaldırılamayacağı, davacı tahakkuk eden damga vergilerini vadesinde ödemediğinden 193 sayılı Kanun’un 121. maddesinden yararlanamayacağı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.