Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/492 E. , 2022/4821 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/492
Karar No : 2022/4821
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av….
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Cam İnşaat Malzemeleri Sanayi ve Ticaret A.Ş.
VEKİLİ : Av….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, kısmi bölünme sonrası sermaye yapısının yeniden oluşturulduğu ve bölünme sonrasında sermayeye ilave edilen tutarlar dışında kalan sermaye unsurlarının vergilendirilmesi gerektiği, sermayeye ilave dışında kalan bu tutarın ortaklara zımni olarak dağıtılmasına rağmen gelir vergisi kesintisi yapılmadığı yolunda düzenlenen vergi tekniği raporunu esas alınarak hazırlanan vergi inceleme raporu uyarınca re’sen tarh edilen; bir kat vergi ziyaı cezalı 2013/Haziran dönemi gelir (stopaj) vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin …. tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kısmi bölünme sonrasında yapılan sermaye azaltımının şirketin ödenmiş sermayesinden yapıldığı, yasal yedekler, özel fonlar, geçmiş yıl karları ve dönem net karında herhangi bir azalma meydana gelmediği, ancak inceleme elemanınca azaltılan sermaye içerisinde nakit ve ayni sermaye dışındaki sermaye unsurlarının da yer aldığı saikiyle hareket edilerek zımni kar dağıtımı yapıldığı sonucuna ulaşıldığı, sermaye unsurları özkaynaklar toplamına oranlanarak, sermaye azaltımı suretiyle işletmeden vergilendirilmeksizin çekildiği düşünülen yasal yedekler, özel fonlar, geçmiş yıl karları ve dönem net karı tutarlarının tespit edildiği, tespit edilen tutarların verginin matrahını oluşturduğu, ancak yapılan tespit ve hesaplamaların varsayımdan öteye geçmediği, özsermaye içerisinde yer alan nakit ve ayni sermaye dışındaki sermaye unsurlarının işletmeden çekildiğine dair somut herhangi bir tespit bulunmadığı, 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 19. maddesinin üçüncü fıkrasındaki, kısmî bölünmede devredilen varlıklara karşılık edinilen devralan şirket hisselerinin, devreden şirkette kalabileceği gibi doğrudan bu şirketin ortaklarına da verilebileceği hükmüne uygun olarak devrolunan şirket hisselerinin, davacı şirketteki payları nispetinde ortaklara verildiği, dolayısıyla ortakların servetlerinde herhangi bir artışın meydana gelmediği, ortaklara bir kar aktarımının söz konusu olmadığı anlaşıldığından, yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu vergi ziyaı cezalı gelir (stopaj) vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi mahkemesi kararının dayandığı hukuki ve kanuni nedenlerle gerekçesinin, aynı gerekçe ve nedenlerle uygun görüldüğü, istinaf başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların sözü geçen kararın kaldırılmasını sağlayacak durumda bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Nakit veya ayni varlıklarla oluşturulan sermaye azaltımının vergi yükü oluşturmadığı, bu nedenle bu tip azalmaların “sermaye azaltılması yoluyla nakit çıkışı, yasal yolla örtülü kar dağıtımı ya da vergi planlaması” olarak bilindiği, bu yöntemle şirketlerin vergili kar dağıtımı yapmak yerine vergisiz bir şekilde sermaye azaltımı yaparak nakit aktardığı, geçmiş yıl karları, kanuni yedek akçeler, yeniden değerleme fonları gibi başka öz kaynak unsurlarının mevcut olması halinde bunların sermaye azaltımı yoluyla şirketten çekilmesi durumunda gelir (stopaj) vergisinin kesinti yoluyla alınması gerektiği, vergi tekniği raporunda tüm işlemlerin ve yapılan tespitlerin ayrıntılı ve somut verilerle açıklandığı, ayrıntılı açıklama ve örneklemlerle desteklenerek diğer sermaye unsurlarının işletmeden çekildiğinin somut bir şekilde ortaya konulduğu, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalının istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.