Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5022 E. 2022/4596 K. 06.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5022 E.  ,  2022/4596 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5022
Karar No : 2022/4596

TEMYİZ EDEN(DAVACI): …

KARŞI TARAF(DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, gayrimenkul satışlarından elde ettiği ticari kazancını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanarak arttırılan bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ve bu rapor doğrultusunda katma değer vergisi yönünden düzenlenen vergi inceleme raporuyla; davacının 2014-2018 takvim yıllarında gayrimenkul satışlarının farklı kişi ve tüzel kişilere farklı tarihlerde ve birbirini izleyen yıllarda kazanç elde etme gayesiyle ticari bir organizasyon içerisinde ve devamlı olarak yaptığından, davacının faaliyetinin ticari faaliyet, elde ettiği kazancının da ticari kazanç olduğunun ancak bu satışlara ilişkin belge düzenlemediğinin, söz konusu satışlar nedeniyle katma değer vergisi beyannamesi verilmediğinin tespit edildiği, davacının 02/10/2015 tarihinde satışını yaptığı Kumluca ilçesinde bulunan arazi niteliğindeki gayrimenkulün takdir komisyonunca belirilenen emsal satış bedeli olan 500.000,00-TL fark matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi tarh edildiği ve tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle bir kat vergi ziyaı cezasının kesildiği, davacı tarafından hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile dava dilekçesinde söz konusu gayrimenkul satışlarının hangi amaçla yapıldığına yönelik olarak herhangi bir iddiada bulunulmadığı, söz konusu satışların ticari kazanç sağlamak amacıyla yapılmadığını kanıtlama yükü kendisine düşen davacının bunu hukuka uygun delillerle izah ve ispat edemediği, davacının bu satışlardaki asıl gayesinin, şahsi malvarlığını ya da servetini korumanın ötesinde ticari bir organizasyon dahilinde ve bağımsız olarak satış yapmak olduğu, vergi hukukunda, taşınmaz alım satımında devamlılığın bir yılda birden fazla veya birbirini izleyen yıllarda bir veya birden fazla taşınmaz alım satımı ile gerçekleşeceğinin kabul edildiği ve sözü edilen devamlılığın, hem alımda hem de satımda olmasının ise diğer bir gereklilik olduğu dikkate alındığında uyuşmazlıkta, birden fazla vergilendirme döneminde gayrimenkul alım ve satımı yapıldığından devamlılık unsurunun da gerçekleştiği, dolayısıyla ticari kazanç elde edildiği sonucuna varıldığı, bu nedenle davacı adına, gerçekleştirdiği satışlar nedeniyle ticari kazanç yönünden mükellefiyet tesis edilerek faaliyeti nedeniyle elde ettiği kazancının kayıt ve beyan dışı bırakılması nedeniyle re’sen tarhiyat yoluna gidilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı; vergilendirmeye esas alınan vergi matrahının hesaplanması ile takdir edilen matrah yönünden; davacı tarafından 02/10/2015 tarihinde … Tarım Ürünleri Nak. İth. İhr. Ltd. Şti.’ne 60.000,00-TL bedelle satılan gayrimenkul için adı geçen alıcı şirket yetkilisinin beyanına başvurulduğu, şirket yetkilisince gayrimenkulün tapu kaydında yer alan beyanlarla da uyumlu olan 60.000,00-TL bedelle satın alındığının bildirilmesine karşın, vergi inceleme elemanınca gayrimenkule ait satış tutarları belirlenirken hangi gerekçe ile alıcı beyanında belirtilen satış tutarına itibar edilmediğinin somut bir şekilde ortaya konulamadığı görüldüğünden, vergi incelemesindeki maksadın ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu ve bu amaca ulaşılırken davacı lehine beyanların da dikkate alınması gerektiğinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 267. maddesine göre Kumluca Geçici Takdir Komisyonu Başkanlığı’nca Kumluca/Antalya da bulunan yatırım danışmanlığı firması aracılığıyla yapılan emsal satış bedeli tespitinde ve emsal bedelin takdir komisyonunca 500.000,00-TL olarak takdirinde hukuka uygunluk bulunmadığından davacı adına, gerçekleştirdiği satışlar nedeniyle ticari kazanç yönünden mükellefiyet tesis edilerek faaliyeti nedeniyle yaptığı teslimleri kayıt ve beyan dışı bırakması nedeniyle re’sen tarhiyat yoluna gidilmesi yerinde olup, ilgili dönemde satışı yapılan gayrimenkulün tapu kayıtlarında yer alan ve aynı zamanda alıcı beyanıyla da bildirilen satış bedeli olan 60.000,00-TL fark matrah üzerinden %18 oranında katma değer vergisi tarh edilmesi ve bir kat vergi ziyaı cezasının kesilmesinde hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin vergi ve ceza kısmında ise hukuka uygunluk bulunmadığı, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısımları yönünden; tekerrüre konu cezanın 2014 yılına ilişkin … sayılı vergi ceza ihbarnamesi ile kesildiği, ihbarnamenin 06/03/2014 tarihinde tebliğ edilerek kesinleştiği görüldüğünden, yukarıda anılan mevzuat hükmü uyarınca cezanın kesinleştiği tarih olan 2014 yılını takip eden yılın başından itibaren tekrar ceza kesilmesi durumunda tekerrür hükümleri uygulanacağından, dava konusu 2015 dönemi vergi ziyaı cezası için tekerrür hükümlerinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu tekerrür hükümleri uygulanmış bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin; 60.000,00-TL fark matrah üzerinden tarh edilen katma değer vergisi ile buna isabet eden tekerrür hükümleri uygulanmış bir kat vergi ziyaı cezasını aşan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrüre ilişkin kısmında, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinde yer alan kaldırma nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu kısma ilişkin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi gerektiği, davacı adına yapılan 2015/Ekim dönemi bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisi tarhiyatına ilişkin kısmı açısından ise; her ne kadar Mahkemece yukarıda yer verilen davalı idarece yapılan matrah hesabı yerinde görülmeyerek, gayrimenkulun satış değerinin alıcı ifadesinden ve tapu kayıtlarından belirli olduğu, dolayısıyla davalı idarece emsal satış bedeli yöntemine gidilmesinin hukuka uygun olmadığı sonucuna varıldığı ve bu nedenle beyan edilen satış bedeline %18 oranında katma değer vergisi uygulanması gerektiği belirtilerek yeni bir matrah hesabı yapıldığı görülmekte ise de, gayrimenkul alım-satımında bulunan tarafların gerçek dışı beyanda da bulunabilecekleri dolayısıyla emsal bedel yönteminin izlenmesinin bu nedenle yerinde olacağı açık olduğundan, davalı idarece de usulune uygun şekilde ilgili yerdeki yatırım danışmanlığı firmasından emsal bedelin tespit ettirilerek gerekli hesaplamaların yapıldığı görüldüğünden, dava konusu cezalı katma değer vergisi tarhiyatında bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı istinaf isteminin reddine, davalı istinaf isteminin kabulüne, Vergi Mahkemesi kararın davanın kabulune ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Takdir komisyonunca emsal bedelin hangi esaslara göre belirlendiğinin bilinmediği, taşınmazın yerinde inceleme yapılmadığı, verimlilik bakımında değerlendirilmediği, taşınmaza yönelik olarak yapılan masraflara ilişkin tespit yapılmadığı, ticari amaçla değil, kredi borcunun kapatılması maksadıyla satış yapıldığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalı temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesi’nin … günlü, E:…; K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.