Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5063 E. , 2022/5093 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5063
Karar No : 2022/5093
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının ortağı olduğu …Mimarlık Müh. Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda tebligat yapabilmek için adresleri bilinen gerçek ve tüzel kişilere öncelikle mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri ile yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adreslerinde tebligat yapılmasının gerektiği, eğer mükellef bu adreslerinde bulunamıyor ise Mernis sisteminde kayıtlı adresine tebligat yapılabileceğinin belirtildiği, davalı idare tarafından ise davacı adına şirket ortağı sıfatıyla düzenlenen ödeme emirlerinin tebliği için, öncelikle davacının 23/12/2010 tarih ve 7714 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi’nde belirtilen ”… Mah. …sok. No:.. …” adresine gidilmeden doğrudan Mernis sisteminde kayıtlı adresine tebligat yapıldığı, bu sebeple yapılan tebliğin geçerli bir tebliğ sayılamayacağı, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin ilanen tebliğinin usulsüz olmasının yanı sıra davacı şirket ortağı adına düzenlenen ödeme emirlerinin de tebliği usulsüz olduğundan bu aşamada kesinleşmiş bir amme alacağı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu haciz işlemlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, haciz işlemlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 23.12.2010 tarih ve 7714 sayılı Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanın asıl borçlu …Mimarlık Mühendislik Müşavirlik Nakliyat İnşaat San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin kuruluşuna ilişkin ortaklar kurulu kararlarının tescil ve ilanına ilişkin olduğu, dolayısıyla şirketin ortağı olan davacının anılan ilanda yazılı olan adresinin aynı zamanda ortaklar kurulu kararında yazılı olan adresi olduğu ancak, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 101. maddesinde sayılan “Mükellef tarafından işe başlamada veya adres değişikliğinde bildirilen işyeri adresleri, yoklama fişinde veya ilgilinin imzası bulunmak şartıyla yetkili memurlar tarafından bir tutanakla tespit edilen işyeri adresleri arasında sayılamayacağı, bu nedenle tebligatın Mernis adresine yapılmasının yerinde olduğu, öte yandan, 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 5. fıkrasında, tebliğ evrakının aynı sebeplerle ikinci kez tebliğ edilememesi halinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılmasının gerektiği, ancak Dairelerinin ara kararı üzerine gönderilen pusuladan söz konusu tebligat pusulasında tebliğ evrakının idareden alınacağı yönünde bir şerh bulunmadığının anlaşıldığı, bu durumda dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediğinden amme alacağının usulüne uygun kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden vergi borcunun cebren tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığından, vergi mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılan tebligatlarda idarede kalan tebligat pusulaları ile muhatapta kalan tebligat pusulalarının farklı olduğu, örneği dilekçe ekinde yer alan tebligat pusulasının kapıya yapıştırılan muhatap nüshasında “
Yerleşim yeri adresine ikinci defa gidildiği halde tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması sebebiyle tebliği gönderen idareye iade edilmiştir. Tebliğ evrakını gönderen idareden
alınabileceği duyurulur” şerhinin, tüm muhatap pusulalarında olduğu gibi, yer aldığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Daire kararında belirtilen gerekçeyle Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedr.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacının ortağı olduğu … Mimarlık Müh. Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, 62. maddesinde, borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde de, haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı hükümleri düzenlenmiştir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102.maddesinde;tebliğ olunacak evrakı içeren zarfın posta idaresince muhatabına verileceği ve bu durumun muhatap ile posta memuru tarafından tebliğ alındısına tarih ve imza konulmak suretiyle tespit olunacağı, bu Kanunun 101 inci maddesinin birinci fıkrasının (3) numaralı bendinde sayılan adrese tebliğe çıkılan hallerde, tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamaması durumunda (Bulunamama durumu o adresten geçici ayrılmaları da kapsar.) durum, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edileceği, bunun üzerine tebliği çıkaran merci tarafından tayin olunacak münasip bir süre sonra yeniden tebliğ çıkarılacağı, ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakı da aynı sebeplerle tebliğ edilemezse, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılacağı, bu durumun, posta memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının, gönderildiği idareye iade edileceği, tebliğ evrakının pusulanın yapıştırıldığı tarihten itibaren on beş gün içerisinde muhatabı tarafından alınması hâlinde alındığı günde, bu süre içerisinde alınmaması hâlinde ise on beşinci günde tebliğ yapılmış sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyasının incelenmesinden, asıl borçlu … Mimarlık Müh. Tic. Ltd. Şti. hakkında cezalı tarhiyatların yapıldığı, vergi borcunun ödenmemesi üzerine şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete tebliğ edildiği ve ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı, şirket hakkında gerekli mal varlığı araştırmasının yapılması sonucu şirket tüzel kişiliğinden tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağı için şirket ortağı olan davacı adına ödeme emirlerinin düzenlendiği ve ödeme emirlerine karşı dava açılmaması üzerinde de davacının banka hesaplarına dava konusu haciz işlemlerinin uygulandığı anlaşılmaktadır.
Bölge İdare Mahkemesince, muhatabın adreste bulunamama sebebi ile birlikte tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırıldığı hususunun şerh ve imza edilerek, tebliğ evrakının gönderildiği idareye iade edilmesi gerekirken, tebliğ memuru tarafından tebliğ alındısı üzerine 213 sayılı Yasanın 102. maddesinde belirtilen şekilde, “tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği” hususunda şerh düşülmediğinin tespit edilmesi üzerine usulsüz tebliğ nedeniyle amme alacağının kesinleşmesinden söz edilmesine hukuken olanak bulunmadığından amme alacağının tahsili amacıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiş ise de; 19/06/2019 tarihili tebliğ alındısında “İkinci kez mernis adresine düzenlenen tebligatın muhatabın tebliğ anında adresinde bulunmaması sebebiyle tebliğ evrakının gönderdiği idareden alınabileceğini içeren pusula muhatap kapısına yapıştırılmıştır.” ibaresinin yer aldığı, davalı idare tarafından verilen temyiz dilekçesinin ekinde tebliğde kullanılan matbu nitelikteki tebligat pusulasında da “
Yerleşim yeri adresine ikinci defa gidildiği halde tebliğ yapılacak olanların bu adreste bulunamaması (geçici ayrılmaları da kapsar) sebebiyle tebliği gönderen idareye iade edilmiştir.Tebliğ evrakını gönderen idareden alınabileceğiniz duyurulur” şerhinin yer aldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda; dava konusu hacizlerin dayanağı ödeme emirlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102.maddesine uygun olarak davacıya tebliğ edildiği görüldüğünden, diğer hususlar araştırılarak yeniden bir karar verilmek üzere, yukarıda yazılı gerekçeyle istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.