Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5459 E. , 2022/5320 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5459
Karar No : 2022/5320
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Dış Ticaret A. Ş.
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi ile vergiye uyumlu mükellefler için öngörülen vergi indiriminden yararlanması gerektiği ihtirazı kaydıyla verilen kurumlar vergisi beyannamesine istinaden 2018 yılı için fazladan yapılan kurumlar vergisi tahakkukun kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, davalı tarafından davacı şirketin vergi indiriminden yararlandırılmamasına ilişkin nedenlerin, 2016/Ocak,Ekim dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerine istinaden tahakkuk eden damga vergilerinin süresinde ödenmemesi ve 2017/Haziran dönemi için kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesine istinaden tahakkuk eden damga vergisi ve %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezası olduğu, dolayısıyla süresinde ödenmeyen vergi borçları ile şirket hakkında re’sen tarhiyat yapıldığından vergi indiriminden yararlanamayacağı belirtilmişse de; davacı tarafından verilen 2016/Ocak ve Ekim dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerine istinaden tahakkuk eden damga vergilerinin her birinin 31,50 TL olduğu ve 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121.maddesinde 18/01/2019 tarih ve 7162 sayılı Kanunun 3.maddesiyle yapılan değişiklikle(dava konusu 2018 yılı kurumlar vergisi beyannamesinin 30/04/2019 tarihinde verildiği dikkate alınarak) her bir beyanname için 250 Türk lirasına kadar yapılan eksik ödemelerin ihlal sayılmayacağının düzenlendiği, davacı tarafından süresinde ödenmeyen anılan damga vergilerinin 250 Türk lirası sınırını aşmadığı; davacı şirket tarafından 2017/Haziran dönemi damga vergisi beyannamesinin yasal süresinde verildiği ve anılan beyannameye istinaden tahakkuk eden bir alacağın bulunmadığı, ancak şirket tarafından eksik beyanda bulunulduğunun anlaşılması üzerine pişmanlık talepli düzeltme beyannamesi verildiği, 193 sayılı Kanun’un mükerrer 121. maddesi uyarınca kanuni süresinde verilen bir beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin ihlal sayılmayacağı ve davacı şirket tarafından pişmanlıkla verilen düzeltme beyannamesine istinaden tahakkuk eden verginin gecikme faizi ile birlikte süresinde ödendiği ve yine süresinde ödenen ve %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezasının da, şirket hakkında beyana tabi vergi türleri itibarıyla ikmalen, re’sen veya idarece yapılmış bir tarhiyat olarak değerlendirilemeyeceği, bu durumda, davacı şirketin 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121.maddesi gereğince %5 vergi indiriminden yararlandırılmayarak fazla tahakkuk ettirilen kurumlar vergisinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, vergi indirimi uygulanmaması nedeniyle fazladan yapılan dava konusu tahakkukun kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2016/Ocak,Ekim dönemlerine ait katma değer vergisi beyannamelerine istinaden tahakkuk eden damga vergilerini süresinde ödemediği, 2017/Haziran dönemi için kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesine istinaden tahakkuk eden damga vergisi ve %50 oranında kesilen vergi ziyaı cezası bulunduğu, dolayısıyla süresinde ödenmeyen vergi borçları ile şirket hakkında re’sen tarhiyat yapıldığından vergi indirimi uygulamasından yararlanamayacağı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.