Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5466 E. , 2022/4416 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5466
Karar No : 2022/4416
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, … Reklam Tanıtım Organizasyon İnşaat Taahhüt Gıda Pazarlama ve Satım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin sahte belge düzenleme fiiline iştirak ettiğinden bahisle 2016 ve 2017 yılları kurumlar vergisi, 2016/Ocak, Şubat, Aralık, 2017/Ocak, Şubat, Mart dönemleri katma değer vergisi ve 2016/Ocak-Mart, Ekim-Aralık, 2017/Ocak-Mart dönemleri geçici vergi nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kişi hakkında iştirak nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilebilmesi için, öncelikle sahte veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma fiilinin, belgeleri kullanan ve düzenleyenler nezdinde kesinleşmiş olması, iştirak edenin de bu fiile ilişkin davranışlarının vergi incelemeleri kapsamında tespit edilmiş olması gerektiği, Mahkemelerinin ara kararına sunulan cevabi yazıda, sahte belge düzenlediği belirtilen … Reklam Tanıtım Organizasyon İnşaat Taahhüt Gıda Pazarlama ve Satım Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına tarh edilen vergi ve cezaların elektronik ortamda tebliğ edilmek suretiyle kesinleşmesi üzerine, davacı adına dava konusu vergi ziyaı cezalarına ilişkin ihbarnamelerin düzenlendiğinin belirtildiği, Mahkemece verilen ara karar ile şirkete yapılan elektronik tebligatın usulüne uygun bir biçimde yapıldığını gösterir bilgi ve belgeler istenilmesi üzerine verilen cevabi yazılarda, şirket adına düzenlenen ihbarnamelerin 22/08/2017, 17/04/2018, 01/09/2018, 01/10/2018, 17/11/2018 ve 30/12/2018 tarihlerinde elektronik ortamda tebliğ edildiği tarihleri gösterir bilgisayar çıktısının ibraz edilmesine karşın başkaca bilgi ve belgenin sunulmadığı, dolayısıyla şirket adına yapılan tarhiyatın ihtilafsız kesinleştiğinin idarece ortaya konulmadığı anlaşıldığından, davacı adına kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dayanak Kanun maddesinde iştirak fiili nedeniyle vergi ziyaı cezası kesilebilmesi için sahte belge düzenleme fiilinin kesinleşmesi gibi bir şart bulunmadığından, Mahkeme kararının gerekçesinde isabet bulunmadığı, davacının, şirketin iş ve işlemlerine ne derece ve sürede dahil olduğunun belirlenmesi gerektiği, şirket hakkında düzenlenen … tarih ve …-…-… sayılı vergi tekniği raporunda, şirkete ait iş yeri sahibi tarafından, kiralanan yerin mesken olduğu, şirket adına kira bedellerinin davacı … tarafından ödendiği, iş yerine yalnızca onun geldiği, faaliyette bulunulduğunun görülmediği yönünde beyanda bulunulduğu, yine şirketin mal satışı nedeniyle fatura düzenlendiği dava dışı bir başka şirketin yetkilisi tarafından, şirketin düzenlediği faturaların … tarafından getirildiği hususunun beyan edildiğinin tespit edildiği, ancak bu tespitlerin iştirak fiilinin sübut bulduğunu göstermekten uzak olduğu, kiralanan yerin mülk sahibinin beyanı ile yalnızca mal alım satımı ilişkisi kurulan dava dışı şirketin yetkilisinin beyanlarının, organizasyon içerisinde yapılan sahte belge düzenleme fiiline davacının iştirakta bulunduğunun kabulü için yeterli olmadığı, ayrıca davacının iştiraki ile ziyaa uğratılan vergilerin ne olduğu hususunda bir incelemede bulunulmadan, uyuşmazlık konusu dönemlerde ziyaa uğratılan vergilerin toplam tutarı üzerinden dava konusu vergi ziyaı cezasının kesilmesinin de suç ve cezada orantılılık ilkesine aykırılık taşıdığı sonucuna varıldığından, isnat edilen fiilin gerçekleştiğini açık ve net olarak ortaya koymaktan uzak, eksik incelemeye dayalı rapora istinaden kesilen vergi ziyaı cezalarında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Savunma ve istinaf dilekçelerindeki iddiaların tekrarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.