Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5540 E. , 2022/4588 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5540
Karar No : 2022/4588
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-İZMİR
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İnş. Tic. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacıya ait taşınmaz üzerine uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; vergi borçlarının şirketin mal varlığından tahsili amacıyla şirket adına kayıtlı … ve … plakalı araçlara 11/09/2008 tarihinde haciz tatbik edilmesiyle 01/01/2009 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başlayan beş yıllık zaman aşımı süresi (31/12/2013 tarihi) geçirildikten sonra … plakalı aracın 18/09/2014 tarihinde, … plakalı aracın ise 04/05/2015 tarihinde satış işlemlerinin yapıldığı, tahsil zamanaşımına uğradığı anlaşılan amme alacağının tahsili amacıyla davacının taşınmazına uygulanan dava konusu haciz işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varıldığı, öte yandan, her ne kadar davalı idare tarafından, alacağın şirket mal varlığından tahsil edilememesi üzerine, şahsi mal varlığından tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 28/12/2015 tarihinde ilanen, 15/02/2016 tarihinde de dairede memur eliyle tebliğ edildiği ileri sürülmüş ise de; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 103. maddesinde sayılan tahsil zamanaşımı süresini kesen işlemlerin zamanaşımı süresi dolduktan sonra yapılması halinde zamanaşımı sürelerini canlandırmasına hukuken olanak bulunmadığından bu yöndeki davalı iddialarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlk savunma dilekçesinde yer alan iddialarla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… İnş. Tic. Ltd. Şti’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacıya ait taşınmaz üzerine uygulanan haciz işleminin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mükellef veya vergi sorumlusu olmaları halinde bunlara düşen ödevlerin kanuni temsilcileri tarafından yerine getirileceği, yukarıda yazılı olanların bu ödevleri yerine getirmemeleri yüzünden mükellef veya vergi sorumlularının varlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların, kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerin varlıklarından alınacağı ifade edilmiştir.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 54. maddesinde; ödeme müddeti içinde ödenmeyen amme alacağının, tahsil dairesince cebren tahsil olunacağı, olay tarihinde yürürlükte bulunan 55. maddesinde; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı, yine olay tarihinde yürürlükte bulunan 58. maddesinde; kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı hakkında tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde dava açabileceği, 62. maddesinde; borçlunun mal bildiriminde gösterilen ve tahsil dairesince tespit edilen borçlu ve üçüncü şahıslar elindeki menkul malları ile gayrimenkullerinden, alacak ve haklarından amme alacağına yetecek miktarının tahsil dairesince haczolunacağı, 64. maddesinde; haciz muamelelerinin tahsil dairelerince düzenlenen ve alacaklı amme idaresinin mahalli en büyük memuru veya tevkil edeceği memur tarafından tasdik edilen haciz varakalarına dayanılarak yapılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun’un tahsil zamanaşımını düzenleyen 102. maddesinin 1. fıkrasında; amme alacağının, vadesinin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde tahsil edilmezse zamanaşımına uğrayacağı, zamanaşımının kesilmesi başlıklı 103. maddesinde; ödeme, haciz tatbiki, cebren tahsil ve takip muameleleri sonucunda yapılan her çeşit tahsilat, ödeme emri tebliği, mal bildirimi, mal edinme ve mal artmalarının bildirilmesi, bu muamelelerden herhangi birinin kefile veya yabancı şahıs ve kurumlar mümessillerine tatbiki veya bunlar tarafından yapılması, ihtilaflı amme alacaklarında kaza mercilerince bozma kararı verilmesi, amme alacağının teminata bağlanması, kaza mercilerince icranın tehirine karar verilmesi, iki amme idaresi arasında mevcut bir borç için alacaklı amme idaresi tarafından borçlu amme idaresine borcun ödenmesi için yazı ile müracaat edilmesi ve amme alacağının özel kanunlara göre ödenmek üzere müracaatta bulunulması ve/veya ödeme planına bağlanması hallerinde zamanaşımının kesileceği, kesilmenin rastladığı takvim yılını takip eden takvim yılı başından itibaren zamanaşımının yeniden işlemeye başlayacağı belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; dava konusu haciz işlemine konu kamu alacaklarının tahsili için asıl borçlu … İnş. Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emirleri içeriği borçların 2004,2005,2006,2008,2009 ve 2010 yıllarının muhtelif dönemlerine ilişkin katma değer vergisi, vergi ziyaı cezası, gecikme zammı ve yargı harcından oluştuğu, söz konusu borçların vade tarihlerinin 01/03/2010, 01/04/2010, 29/04/2010 ve 30/04/2010 olduğu, şirket adına kayıtlı … ve … plakalı araçlara ilişkin haciz bildirilerinin 11/09/20008 tarihli olduğu şirket mal varlığından tahsili imkanı bulunmayan kamu alacağının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla … tarih ve … ve … sayılı ödeme emirlerinin düzenlendiği, anılan ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilmesine karşın borcun ödenmemesi üzerine davacıya ait İzmir ili Konak ilçesi … ada … parselde bulunan taşınmazı üzerine uygulanan haczin kaldırılması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Olayda, Mahkemece her ne kadar tahsil zamanaşımının başlangıç tarihi olarak şirket adına kayıtlı … ve … plakalı araçlara tatbik edilen 11/09/2008 tarihli haciz işlemi esas alınmış ise de, dava konusu haciz işlemine konu kamu alacaklarının vade tarihlerinin 01/03/2010, 01/04/2010, 29/04/2010 ve 30/04/2010 olduğu, belirtilen tarihlerden önce uygulanan haciz işleminin zamanaşımını kesmeyeceği açık olduğundan, Bölge İdare Mahkemesince, anılan husus netleştirilmek suretiyle borçların zamanaşımına uğramadığının anlaşılması halinde, dava konusu haciz işleminden önceki işlemlerin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususu da dikkate alınarak yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 06/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.