Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5611 E. 2022/4712 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5611 E.  ,  2022/4712 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5611
Karar No : 2022/4712

TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) … Özel Sağ. Hiz. Medikal İnş. San. Ve Tic. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …

2- (DAVALI) … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacıya ait hastane/klinik binasında 06/11/2018 tarihinde davalı idarece yapılan yoklamada lüks inşaat sınıfında olduğunun anlaşıldığından bahisle ve ayrıca 2009 yılı emlak vergisi bildirimi ile 2014 tarihli yapı kullanma izninin karşılaştırması sonucu eksik bildirilen yüzölçümü dikkate alınarak, 2015 ila 2018 yılları için ikmalen tarh edilen emlak vergisi ile kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacı şirkete ait … Mahallesi, … sokak, … ada, … parsel, … nolu bağımsız bölümde kayıtlı hastane/klinik vasfındaki taşınmaz hakkında yapılan 06/11/2018 tarihli yoklama ile mevzuat gereği lüks inşaat sınıfı içinde kaldığının tespit edildiği, ayrıca davacı şirket tarafından 07/08/2009 tarihinde dava konusu taşınmaza ait emlak vergisi bildiriminde yüzölçümünün 5.970 m2 olarak bildirilmesine karşın, 20/05/2014 tarihli yapı kullanım belgesinde ise yüzölçümünün 6.409 m2 olduğu ve bu farkın beyan edilmediğinin tespiti üzerine değişen m2 üzerinden lüks inşaat sınıfında olduğu kabul edilerek gerçekleştirilen tarhiyatın 2015-2016-2017 yılları için lüks inşaat sınıf üzerinden yapılan bir kat vergi ziyaı cezalı bina vergisine ilişkin kısmı yönünden; vergilemede vergiyi doğuran olayın gerçek veya gerçeğe en yakın biçimde tespiti noktasındaki vergileme ilkesi ile yoklamadan maksadın mükellefiyetle ilgili maddi olayları, kayıtları, mevzuları araştırmak ve tespit etmek olduğu dikkate alındığında düzenleme tarihinden önceki dönemlerle ilgili hukuken geçerli somut hiçbir bilgiyi ihtiva etmeyen, sadece tespit tarihi olan 06/11/2018 tarihi itibariyle taşınmazın mevcut durumunu belirten tutanağın, düzenleme tarihinden önceki dönem olan 2015-2016-2017 yılları için maddi delil niteliğinde kabulünün mümkün bulunmadığı, ancak, 07/08/2009 yılı emlak vergisi bildirimi ile 5970 m2 olarak beyan edilen yüzölçümün, tadilat sonrası yeni yapı kullanım belgesine istinaden değişen (6564,6 m2-5970 m2= 594,6 m2) m2 farkının beyan edilmediği anlaşıldığından bu tutanak esas alınıp geçmiş dönem için lüks inşaat sınıfı olarak değerlendirilerek fark tarhiyat yapılmasında hukuka uyarlık, beyan dışı bırakılan 594,6 m2 alana isabet eden ikinci sınıf üzerinden hesaplanacak bina vergisinde ve bu vergiye bağlı vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2018 yılı için lüks inşaat sınıf üzerinden tarh edilen bina vergisi yönünden; 06/11/2018 tarihli yoklama fişinde, dış duvarların ısı ve su yalıtımlı kompozit kaplama, silikon cephe olduğu, çatı örtüsünün ısı yalıtımlı şıngıl (mebran üzeri) kaplandığı, ikiden fazla odasının ses tecritli asma tavan, ikiden fazla odasının ısı ve ses yalıtımlı (bims), ikiden fazla odasının mermer ve benzeri pvc kaplama olduğu, merdivenler mermer, işlemeli demir ve sert ağaç korkuluklu, pencereler özel vasıflı cam, alüminyum doğrama olduğu, kapıların sert ağaç kasalı ve kanatlı özel aksamlı fotoselli giriş kapısı, ikiden fazla mermer lava bo klozet, klima ve sürekli sıcak su olduğu tespit edilmiş olup, söz konusu tespitlerin Bina İnşaat Sınıflarının Tespitine Dair Cetvelde yer alan inşaat sınıflarına ilişkin ölçütler bakımından değerlendirilmesi sonucu, taşınmazın iç duvar , taban, merdivenler, pencereler, kapılar, ısıtma ve banyo-wc sisteminin lüks sınıf inşaat özelliklerini taşıdığı ve 14 Seri Nolu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğine göre, 06/11/2018 tarihi itibariyle yarıdan fazla özelliği taşıdığı lüks inşaat sınıfı olarak kabul edilmesi gerektiği sonucuna ulaşıldığından 2018 yılı için 6564,6 m2 üzerinden yapılan bina vergisi tarhiyatında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2018 yılı için kesilen vergi ziyaı cezaları yönünden ise; Emlak Vergisi Kanununda 9.4.2002 tarihinden itibaren 4751 sayılı Yasa ile yapılan değişikler sonucu, beyan esasına ilişkin 20. madde kaldırılarak 23. maddede yapılan değişiklik ile Kanunun 33. maddesinde belirtilen vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana gelmesi halinde bildirim verilmesi esası getirilmiş, 32. maddede de bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir ibareye yer verilmediğinden, kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerkçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, 2015-2016-2017 yılına ilişkin lüks sınıf üzerinden yapılan fark tarhiyat ile 2018 yılı için kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının; “davanın kabulüne” ilişkin kısmında, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinde yer alan kaldırma nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, “2015-2017 yılları için değişen m² farkına ilişkin olarak yapılan bina vergisi tarhiyatına” ilişkin kısmında kaldırma nedenleri bulunmadığı anlaşıldığından, davacının bu kısım yönünden istinaf başvurusunun reddine, 2015-2017 yılları için değişen m² farkına ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezası ile 2018 yılı için tarh edilen bina vergisine ilişkin kısımlara yönelik davacı istinaf başvurusunun ise; Emlak Vergisi Kanununda 9.4.2002 tarihinden itibaren 4751 sayılı Yasa ile yapılan değişikler sonucu, beyan esasına ilişkin 20. madde kaldırılarak 23. maddede yapılan değişiklik ile Kanunun 33. maddesinde belirtilen vergi değerini tadil eden sebeplerin meydana gelmesi halinde bildirim verilmesi esası getirilmiş olup, 32. maddede de bildirimin süresinde verilmemesi durumunda verginin idarece tarh edileceği belirtildiği halde vergi ziyaı cezası kesileceğine dair bir ibareye yer verilmediğinden, kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı, Emlak Vergisine Matrah Olacak Vergi Değerlerinin Takdirine İlişkin Tüzükte binaların inşaat sınıflarına göre ayrımının yapıldığı, lüks, birinci, ikinci, üçüncü sınıf ve basit inşaat yönünde yapılan sınıflandırmanın, binanın yapılış tarzı, işçiliği, çeşitli kısımlarda kullanılan malzemenin kalitesi, cinsi ve benzeri hususları nazara alınarak yapılabileceği, buna göre taşınmazın sınıfı ile ilgili belirlemelere esas olan tespitler teknik bilgi gerektireceğinden, konusunda uzman kişilerce yapılması gerektiği, dosyadaki evrakların tetkikinden, dava konusu tarhiyata dayanak alınan … tarih ve … sayılı yoklamadaki tespitlerin yoklama memurları tarafından yapıldığı, yoklamada herhangi bir uzman kişinin (mühendis vb.) tespitine yer verilmediği görüldüğü, bu haliyle teknik bilgi gerektiren bir durumda konusunda uzman kişilerce yapılmayan yoklamanın vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetini ortaya koyamayacağı sabit olduğundan, söz konusu yoklamaya dayanılarak yapılan tarhiyatta da hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının “2015-2017 yılları için değişen m² farkına ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezasına” ve “2018 yılı için lüks inşaat sınıfı üzerinden tarh edilen bina vergisine” ilişkin kısımlarının kaldırılmasına, bu kısımlar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Emlak vergisi yönünden dört yılda bir takdir işlemi yapılması ve takip eden bütçe yılı başında tarh edilmesi gerekirken, idarece metrekare farkı yönünden bu kurala uyulmadığı, tarhiyatın usul ve hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

DAVALININ İDDİALARI: Keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan eksik inceleme ile karar verildiği, idarelerince tesis edilen işlemin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunanlardan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.