Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5612 E. 2022/4870 K. 18.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5612 E.  ,  2022/4870 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5612
Karar No : 2022/4870

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İnş. Mak. A.Ş’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacının Türkiye … Bankası … Şubesinde bulunan hesabına uygulanan haczin kaldırılması istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen/edilemeyeceği anlaşılan kamu alacağının takibi amacıyla adı geçen şirketin kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …,… sayılı ödeme emirlerinin 06/11/2018 tarihinde 213 sayılı Kanunun 102. maddesine göre tebliğ edildiği, yapılan tebliğ işleminin usule uygun olduğunun anlaşıldığı ve her ne kadar davacı tarafından söz konusu hesabın ücret/maaş hesabı olduğu ve haczedilemeyeceği ileri sürülmekte ise de, davalı idare cevapları ile ilgili banka şubesinden verilen cevapların birlikte değerlendirilmesinden, davalı idarenin 26/06/2019 günlü ve 425.637,39TL tutarlı haciz istemi ile ilgili hasapta bulunan 150.035,42TL`nin 126.622,35.TL`lik kısmının ilgili banka şubesinin ve … Vergi Dairesi alacağı olması nedeniyle bloke edildiği, 23.413,07TL`lik kısmının ise davalı idare hesaplarına aktarıldığı, bu tutarın idare hesabına aktarıldıktan sonra hesabın kullanımı ile ilgili bir kısıtlılık bulunmadığı, yine hesap hareketlerinin incelenmesinde hesabın salt maaş değil farklı nitelikte para yatırma/aktarma işlemlerinin de gerçekleştirildiği bir hesap olduğu görüldüğünden davacının bu iddiasına itibar etmenin mümkün olmadığı, bu durumda, kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsili amacıyla takip yollarının usulüne uygun olarak tüketildiği, söz konusu kamu alacağının anılan şirketten tahsil edilemeyeceği hususunun ortaya konulduğu ve ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edildiği sonucuna ulaşılmış olup, dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: 213 sayılı Kanun’un 102. maddesinin 5. fıkrasında, tebliğ evrakının aynı sebeplerle ikinci kez tebliğ edilememesi halinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılmasının gerektiği, ancak davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin olarak kapıya yapıştırılan tebligat pusulasında tebliğ evrakının idareden alınacağı yönünde bir şerh bulunmadığı görüldüğünden, dava konusu haciz işleminin dayanağı ödeme emirlerinin usulüne uygun tebliğ edilmediği, bu durumda amme alacağının usulüne uygun kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden vergi borcunun cebren tahsili amacıyla tesis edilen dava konusu haciz işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı adına düzenlenen ödeme emrine ilişkin tebligatın usulüne uygun yapıldığı, şirketten tahsil imkanı kalmayan vergi borcunun tahsili amacıyla davacının banka hesabına uygulanan haczin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 18/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.