Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5618 E. 2022/5745 K. 23.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5618 E.  ,  2022/5745 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5618
Karar No : 2022/5745

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Başkanlığı-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … İnş. San. Tic. A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Kadıköy İlçesi, … Mahallesi, … Ada, … parselde kayıtlı riskli yapı niteliği bulunan taşınmazın “Yenitepe Kadıköy” projesi kapsamında yeniden inşasıyla ilgili taşeron sözleşmelerine ilişkin ödenen toplam 562.949,09-TL damga vergisi ile inşa edilen bağımsız bölümlerle ilgili … Noterliğinde akdedilen taşınmaz satış sözleşmeleri nedeniyle ödenen toplam 496.566,31-TL noter harcının iadesi talebiyle yapılan düzeltme-şikayet başvurusunun reddine dair … tarih ve … sayılı işlemin iptali ve ödenen tutarın iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; 6306 Sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun’un 7/9.maddesinde, anılan Kanun kapsamında afet riski altındaki alanların dönüştürülmesine ilişkin yapılacak sözleşmelerin, damga vergisi ve noter harçlarından istisna olduğu düzenlemesine yer verildiği;uyuşmazlıkta, ihtilaf konusu taşınmazın 6306 sayılı Kanun hükümleri kapsamında istisnaya tabi bir taşınmaz olup olmadığının tespiti gerektiği,bu bağlamda, 31/05/2013 tarih, 28663 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 2013/4749 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile İstanbul Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı yazısından davaya konu taşınmazın 6306 sayılı Yasa kapsamında riskli yapı olduğunun anlaşıldığı;bu durumda,dava konusu sözleşmelerin, damga vergisi ve noter harçlarından istisna olması, istisnaya dair hususun yoruma yer bırakmayacak şekilde kurala bağlanması ve Kanun gereği yeniden inşa edilen taşınmazlarda hak sahibi malik dışında üçüncü kişilere yapılacak devirlere ve inşa faaliyetleri için yapılacak olan taşeron sözleşmelerine ilişkin bir kısıtlama getirilmemiş olması karşısında, davacıdan damga vergisi ve noter harcı tahsilinde vergilendirme hatası bulunduğunun kabulü gerektiği, dava konusu düzeltme- şikayet başvurusunun reddine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, hukuka aykırı olarak tahakkuk ettirilerek tahsil edilen damga vergisi ve noter harcının davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, ödenen tutarların davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlıkta; … tarih ve … yevmiye nolu sözleşmenin noterlik makbuzunun …, … tarih ve … yevmiye nolu sözleşmenin noterlik makbuzunun ise …adına düzenlendiğinin anlaşıldığı, söz konusu sözleşmelerden kaynaklanan harcın mükellefi olmayan davacı şirket tarafından açılan davanın bu kısmının ehliyet yönünden reddi gerektiği , diğer taraftan … tarih ve … nolu sözleşmenin ise fesih sözleşmesi olduğu ve söz konusu sözleşmenin 6306 sayılı Kanun kapsamında afet riski altındaki alanların dönüştürülmesine ilişkin yapılacak sözleşmeler kapsamında değerlendirilemeyeceği, davanın bu kısmının ise reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığı, davanın kabulüne karar veren Mahkeme kararının yukarıda belirtilen sözleşmelerden doğan vergi ve harçlara ilişkin kısmında hukuka uyarlık, diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüyle, Mahkeme kararının kısmen kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine; … tarih ve … nolu, … tarih ve … nolu, … tarih ve … nolu sözleşmelerden kaynaklanan vergi ve harçlar bakımından davanın reddine, kalan kısımlar bakımından davanın kabulü ile fazladan ödenen tutarın davacıya iadesine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Uyuşmazlığın çözümünün hukuki yorum gerektirdiği,6306 sayılı Kanun kapsamında inşa edilen bağımsız bölümlerin üçüncü kişilere devrinin kentsel dönüşüm kapsamında değerlendirilemeyeceği,bu konuda emsal yargı kararları bulunduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de İstanbul Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 23/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.