Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5652 E. , 2022/3943 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5652
Karar No : 2022/3943
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından,193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca 2017 yılı kurumlar vergisi beyannamesi üzerinde hesaplanan kurumlar vergisinin %5’ine isabet eden 198.044,78.-TL tutarındaki vergi indiriminden yararlanmak amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin 11.02.2019 tarih ve 11516 sayılı işlemin iptali iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin 2016/Nisan dönemine ilişkin 112,92-TL’lik gelir (stopaj) vergisini kanuni ödeme süresinden sonra ödediğinden bahisle vergi indiriminden yararlandırılmaması yönünde işlem tesis edilmiş ise de, 2016/Nisan dönemine ait 1.758.591,57-TL tutarında verginin tahakkuk ettirildiği ve tahakkuk ettirilen bu miktarın 1.262.900,25-TL’lik kısmının kanuni ödeme süresi içerisinde nakit ödenip kalan miktarın ise 2015/Ekim, Kasım, Aralık ile 2016/Ocak, Şubat dönemleri ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi iade alacaklarına mahsup edilmesinin istenildiği, iade mahsup talebiyle ilgili yapılan hesaplamalar sonucunda genel gider faturalarından yüklenilen katma değer vergisi listesine ayırması gereken payın yanlış hesaplanması nedeniyle toplamda davacının 495.691,32-TL’lik ihracat istisnasından doğan katma değer vergisi iade mahsup talep dilekçesinden 112,92-TL çıkartılarak geriye kalan miktarın vergi borçlarına mahsup edildiği, çıkartılan 112,92-TL’nin ise davacı tarafından 02.08.2016 tarihinde ödendiğinin tahsilat dökümlerinden görüldüğü, şu halde maddi hataya dayalı cüzi bir miktarın geç ödenmesi söz konusu olmakla birlikte bu hatanın ve yanlış hesaplamanın “vergi ödememe” kastıyla yapılmadığı, davacı tarafından ödenen vergi borçları göz önüne alındığında usulüne uygun şekilde ödeme iradesine sahip olduğunun anlaşıldığı, idareyi yanıltma ve vergi ödemekten imtina etme gibi bir amacın olmadığının görüldüğü, bu şekliyle olayın oluş biçimi ve mezkur kanun hükmünün getiriliş amacı da dikkate alındığında, davacı şirketin, “Vergiye uyumlu mükellef” olmadığına yönelik değerlendirmenin, kişi ve toplum yararı arasındaki dengeyi bozucu nitelikte, hakkaniyet ilkesine ve nesafet kurallarına aykırı olduğu sonucuna varıldığından, davacı şirketin söz konusu indirimden yararlandırılmamasında hukuka uyarlık bulunmadığı, öte yandan, davalı idarece savunma dilekçesinde davacı hakkında katma değer vergisi iade raporlarıyla tespit edilen başkaca olumsuz hususlardan bahsedilmiş ise de, tespiti yapılan hususların mükerrer 121. maddedeki şartların ihlali niteliğinde olmadığından davalının bu iddiasına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının kanuni süresinden sonra vergi ödemesi bulunduğundan vergiye uyumlu mükellefler için ihdas edilen vergi indiriminden yararlanması şartlarının oluşmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2…. Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.