Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5693 E. 2022/5213 K. 27.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5693 E.  ,  2022/5213 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5693
Karar No : 2022/5213

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Otomotiv Petrol Ürünleri Kimya Gıda Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirketin sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği ve ithal ettiği Heavy Alk Benzen adlı malı belgesiz olarak sattığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Temmuz-Eylül dönemi için re’sen tarh edilen geçici vergi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ihbarnamede geçici verginin tahakkuk ettirilmeyeceğinin belirtilmesinin hukuken bağlayıcılığı olmadığından ve geçici verginin mahsup dönemi geçtiğinden geçici vergi aslında hukuka uygunluk bulunmadığı, davacı şirket adına tarh edilen 2016 yılı kurumlar vergisine karşı açılan davada, Mahkemelerinin … tarih ve E:…; K:… sayılı kararıyla cezalı tarhiyatın komisyon gelirinden kaynaklanan kısmı yönünden davanın kabulüne, ithal edilen malların belgesiz satışından kaynaklanan kısmı yönünden davanın reddine karar verildiğinden, geçici vergiye ilişkin olarak kesilen vergi ziyaı cezasının komisyon gelirinden kaynaklanan kısmında hukuka uyarlık, ithal edilen malların belgesiz satışından kaynaklanan bir kat vergi ziyaı cezasında ise hukuka aykırılık bulunmadığı, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben alınan vergi olması sebebiyle geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasını aşan vergi ziyaı cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı, davacı şirket adına 2015/Ekim-Aralık dönemine ilişkin olarak kesilen ve 30/06/2016 tarihinde tebliğ edilerek kesinleşen vergi ziyaı cezasından dolayı vergi ziyaı cezasına tekerrür uygulanmış ise de, 01/01/2016 tarihinden önce kesilmiş ve kesinleşmiş vergi ziyaı cezası bulunmadığından vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen kabulüne, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatı ile ithal edilen malın belgesiz satışı sebebiyle vergi ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatının geçici vergi aslına ve bir katı aşan vergi ziyaı cezasına ilişkin kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Mahkeme kararının, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen ziyaı cezalı geçici vergi tarhiyatı ile ithal edilen malların belgesiz satışından kaynaklanan geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmına ilişkin hüküm fıkrasının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek bu kısımlar yönünden istinaf başvurularının reddine, davacının belgesiz satıştan kaynaklanan geçici vergi üzerinden kesilen bir kat vergi ziyaı cezasına ilişkin istinaf başvurusu yönünden ise; vergi incelemesinde, davacı şirket tarafından 2016/Ekim döneminde ithal edilen emtianın, ithal edildiği dönemde %15 karla satıldığının kabul edildiği ve 2016/Temmuz-Eylül dönemi için ithal edilen emtia satışından kaynaklanan matrah farkı hesaplanmadığı görüldüğünden Mahkeme kararının davanın reddine ilişkin hüküm fıkrasında yasal isabet bulunmadığı, davalı idarenin geçici vergi aslına ilişkin istinaf başvurusu yönünden ise; geçici vergi tarhiyatına ilişkin ihbarnamede; mahsup döneminin geçmiş olması sebebiyle geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği belirtilmiş olmasına rağmen davacı adına tahakkuk ettirilmeyecek olan geçici vergi aslının da dava konusu edildiği anlaşıldığından, davanın geçici vergi aslına ilişkin kısmı yönünden incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın bu kısmının kabulüne ilişkin Mahkeme kararında yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının ithal edilen emtianın belgesiz satışından kaynaklanan bir kat vergi ziyaı cezası yönünden davanın reddine dair hüküm fıkrasının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının geçici vergi aslına ilişkin kısmın kaldırılmasına, davanın bu kısmının incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirket hakkında yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapor uyarınca gerçekleştirilen işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 27/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.