Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5754 E. 2022/4049 K. 20.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5754 E.  ,  2022/4049 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5754
Karar No : 2022/4049

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınarak takdir komisyonu kararına dayanılarak 2018/Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen geçici vergi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında sahte belge kullanma fiili nedeniyle yapılacak incelemeye esas olmak üzere ilgili dönem defter ve belgelerinin ibrazının istenilmesine ilişkin yazının davacıya tebliğ edilmiş olmasına rağmen söz konusu yazıda belirtilen sürede ibraz edilmemiş olması nedeniyle, eldeki mevcut veriler ile sistemde kayıtlı bilgiler dikkate alınarak yapılan inceleme üzerine düzenlenen vergi tekniği raporu dikkate alınarak takdir komisyonu kararı uyarınca dava konusu cezalı tarhiyat yapılmış ise de, davacının 23/05/2018 tarihinde tutuklandığı ve tutukluluk döneminin 17/01/2019 tarihine kadar sürdüğü iddia edildiğinden, Mahkemelerince verilen ara kararı ile davacıdan tutukluluk halinin ispatına ilişkin bilgi ve belgelerin istenildiği, ara kararına cevaben gönderilen belgelerin incelenmesinden, davacının, 23/05/2018 tarihinde tutuklandığı, 19/03/2019 tarihinde tahliye olduğu, defter belge isteme yazısının ise 14/05/2019 tarihinde, davacının ikâmet adresinin kapısına yapıştırılarak tebliğ edildiği anlaşıldığından, defter belge isteme yazısının, Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesine uyulmaksızın, usulüne uygun tebliğ edilmemesi nedeniyle, dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı adına yapılan tarhiyatın sebebinin ilgili yıl defter ve belgelerinin ibraz edilmemesi değil, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği ya da kullandığı yolunda kuvvetli şüphe bulunması olduğu, defter ve belgelerin bu nedenle istenildiği, defter ve belge isteme yazısının mücbir sebebin varlığı nedeniyle tebliğ edilememesi ve söz konusu yazının tebliğ edilemediği hususunun mevzuat hükümlerine uygun bir şekilde tespit edilememesinin, tek başına tarhiyatın kaldırılmasına dayanak oluşturamayacağı, davacı hakkında 2017 ve 2018 yılları için düzenlenen vergi tekniği raporuyla yapılan tespitlerin değerlendirilmesinden ise, davacının mal ve hizmet sattığı iki ayrı şirket nezdinde yapılan incelemede, davacı tarafından düzenlenen faturaların bir kısmının kayıtlı olduğu ve fatura karşılıklarının da çekle ödendiği, söz konusu faturaların gerçek mal teslimi ve hizmet ifasına dayanmayan, komisyon karşılığı düzenlenen faturalar olduğu iddiasının, davacının defter ve belgelerinin usulüne uygun tebliğ edilen yazı ile istenilmesi üzerine, defter ve belgelerin ibrazından sonra banka hareketleri ve diğer harici tespitler de dikkate alınarak yapılan inceleme sonucu ispatlanması gerektiğinin açık olmasına karşın, bu usule uyulmaksızın takdir komisyonunca matrah takdir edildiği anlaşıldığından, vergi ziyaı cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ..’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 20/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.