Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5893 E. , 2022/4515 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5893
Karar No : 2022/4515
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Holding A.Ş’ne ait yargı harcı borcunun tahsili amacıyla davacı adına; kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin ile ortak sıfatıyla düzenlenen; … tarih ve …,…,…,… sayılı ödeme emirleri ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin yargı harcına ilişkin kısımlarının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; …, …, …, … sayılı ödeme emirleri, … sayılı ödeme emrinin 1 sayılı kalemi ile … sayılı ödeme emirinin 3 sayılı kaleminde yer alan vergi borcu nedeniyle asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerine ilişkin tebliğ alındılarının dosyaya sunulamadığı görülmüş olup, asıl amme borçlusu şirket hakkındaki takibatın usulüne uygun şekilde tamamlandığı hususunun davalı idare tarafından ispat edilemediği, … sayılı ödeme emrinin 3 ve 5 sayılı kalemi, … sayılı ödeme emrinin 1 sayılı kalemi ve … ve … sayılı ödeme emirlerinde yer alan vergi borcu nedeniyle asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ancak davalı idarece mal varlığı araştırmasından önce düzenlenmesi gereken haciz varakalarının dava dosyasına eklenmediği görülmekle, asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun şekilde takip yapılarak ödeme emrine konu amme alacağının davacının ortağı olduğu şirketten tahsil edilemediğinin davalı idarece ispat edilemediği sonucuna varıldığı, … sayılı ödeme emrinin … sayılı kalemi ile … sayılı ödeme emirlerinde yer alan vergi borcu nedeniyle asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşıt üzerinde ve banka hesaplarında başka haciz ve rehin kayıtları bulunduğu, Mahkemelerince ara kararı ile dava konusu ödeme emri içeriği kamu alacağının şirketin malvarlığından tahsiline ilişkin olarak şirket mallarının satışının yapılıp yapılmadığı ve şirket hakkında aciz vesikası düzenlenip düzenlenmediğinin sorulduğu fakat davalı idarenin anılan hususlara ilişkin herhangi bir bilgi ve belge sunmadığının görüldüğü, bu itibarla, davalı idarenin haciz sırasında olduğu ve haczedilen malların satışının da gerçekleşmediği dikkate alındığında, ödeme emrine konu kamu alacağının şirketten tahsil imkanı bulunup bulunmadığı ve şirketin aciz halinde olup olmadığı ortaya konulmadan ödeme emri düzenlendiği anlaşıldığından, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, …,…,…,…,…,…,… sayılı ödeme emirleri ile …,…,… sayılı ödeme emirlerinin yargı harcına ilişkin kısımlarının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Uyuşmazlığa konu …,…,… sayılı ödeme emirleri yönünden Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın bu kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği; dava konusu …,…,…,… sayılı ödeme emirleri ile …,…,… sayılı ödeme emirlerinin yargı harcına ilişkin kısımları yönünden ise 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulu Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükmünün yer aldığı, gerek 6183 sayılı Kanunda, gerek diğer vergi kanunlarında anonim şirket hissedarlarının takibine ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediği, bu sebeple, … Holding Anonim Şirketi’nin vergi borçları nedeniyle davacının şirket ortağı sıfatıyla takibinin hukuken mümkün bulunmadığından dava konusu ödeme emirlerinde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen reddine, kısmen kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının, …,…,… sayılı ödeme emirlerinin yargı harcına ilişkin kısımları ile …,…,…,… sayılı ödeme emirlerine ilişkin hüküm fıkrasının kaldırılmasına, bu kısım yönünden yukarıda belirtilen gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirket adına kayıtlı taşıt üzerinde ve banka hesaplarında başka haciz ve rehin kayıtları bulunduğu, haciz sırasına girildiği ancak sıra sebebiyle tahsilat yapılamadığı, dairelerince yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.