Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5918 E. , 2022/2461 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5918
Karar No : 2022/2461
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) …
2- (DAVALI) … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu … Müh. ve Otom. San. Tic. Ltd. Şti.’ne ait vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla banka hesabına uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi’nin 03/04/2002 tarih ve 745 sayılı ilanı ile 21/03/2013 tarih ve 8283 sayılı ilanından, hacze konu borçların ait olduğu dönemlerde davacının … Müh. ve Otom. San. Tic. Ltd. Şti.’nin kanuni temsilci olduğu ve temsil ve ilzama yetkisinin bulunduğunun görüldüğü, adı geçen şirketin 2009 ila 2013 dönemlerine ait vergi borcunun tahsili için kanuni temsilcisi olması nedeniyle davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin 28/02/2018 ve 14/02/2014 tarihlerinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve dava konusu edilmediğinin anlaşıldığı, bu nedenle kesinleşen amme alacağının tahsili amacıyla davacının Türkiye Cumhuriyeti … AŞ. … şubesi … numaralı hesabına uygulanan haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:14.03.2002 tarihli ortaklar kurulu kararı ile davacının 20 yıl süre ile şirket müdürlüğüne seçildiği ve bu hususun 01/04/2002 tarihinde tescil ve ilan edildiği hususunun, 03/04/2002 tarih ve 745 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, 29/11/2012 ortaklar kurulu kararı ile davacının şirket müdürlüğünden azline karar verildiği ve bu hususun 11/03/2013 tarihinde tescil ve ilan edildiği hususunun, 21/03/2013 tarih ve 8283 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlandığı, buna göre davacının 14/03/2002 ila 29/11/2012 tarihleri arasında şirkette kanuni temsilcilik sıfatı bulunduğu ve bu dönemlere ait amme alacaklarından sorumluluğu bulunduğu, davacının 29/11/2012 tarihinde şirket kanuni temsilciliğinden ayrıldığı göz önünde bulundurulduğunda, haciz işleminin dayanağı olan 2014…40 sayılı ödeme emri içeriği 2012/Kasım dönemine ait damga vergisi (ödeme emrinin 31. sırasındaki alacak); 2014…41 sayılı ödeme emri içeriği 2012/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammı, 2012/Aralık dönemi damga vergisi, 2013/Mart dönemi damga vergisi, 2012 yılı kurumlar vergisi ve 2012 yılı damga vergileri, 2013/Ocak,Şubat dönemi damga vergisi, 2013/Ocak-Mart dönemi damga vergileri, 2012/Ekim-Aralık dönemi damga vergileri( ödeme emrinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 11, 12, 13, 14. sırasındaki alacaklar); 2018…4 sayılı ödeme emri içeriği 2012/Kasım dönemi damga vergisi( ödeme emrinin 10. sırasındaki alacak) yönünden, davacının beyanname verme/ödeme zamanlarında (amme alacağının ilişkili olduğu vergi türüne göre) şirkette kanuni temsilciliği bulunmadığı anlaşıldığından, bu amme alacaklarından sorumluluğu bulunmadığı, bu nedenle dava konusu haciz işleminin, bu amme alacaklarına isabet eden kısmında yasal isabet bulunmadığı, davacının dönemsel olarak sorumluluğu bulunduğu görülen, şirket ödeme emirleri tebliğ tarihi, davacı ödeme emirleri tebliğ tarihi ile yapılandırma dilekçeleri tarihleri dikkate alındığında, tahsil zaman aşımına uğramadığı anlaşılan (şirket hakkında düzenlenen …718, 941, 348, 911, 257 nolu ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği kabul edilse bile, amme alacaklarının dönemleri, yapılandırma tarihleri ve davacı ödeme emirleri tebliğ tarihi dikkate alındığında tahsil zaman aşımının bulunmadığı) ve şirketten tahsil imkanının kalmadığı ortaya konulan amme alacaklarına ilişkin olup, dava konusu haciz işleminin geriye kalan amme alacaklarına isabet eden ksımında ise yasal isabetsizlik bulunmadığı, mahkeme kararının bu alacaklara isabet eden kısmının sonucu itibariyle yerinde olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, vergi mahkemesi kararının, dava konusu haciz işleminin; 2014…40 sayılı ödeme emri içeriği 2012/Kasım dönemine ait damga vergisi (ödeme emrinin 31. sırasındaki alacak); 2014…41 sayılı ödeme emri içeriği 2012/Ekim-Aralık dönemi gecikme zammı, 2012/Aralık dönemi damga vergisi, 2013/Mart dönemi damga vergisi, 2012 yılı kurumlar vergisi ve 2012 yılı damga vergisi, 2013/Ocak,Şubat dönemi damga vergisi, 2013/Ocak-Mart dönemi damga vergileri, 2012/Ekim-Aralık dönemi damga vergileri( ödeme emrinin 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 9, 11, 12, 13, 14. sırasındaki alacaklar); 2018…4 sayılı ödeme emri içeriği 2012/Kasım dönemi damga vergisi (ödeme emrinin 10. sırasındaki) alacaklarına isabet eden kısmının kaldırılmasına, haciz işleminin bu kısım yönünden iptaline, dava konusu haciz işleminin geriye kalan amme alacaklarına ilişkin kısmı yönünden istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Haciz işleminin tümüyle hukuka aykırı olduğu, ödeme emirleri usulüne uygun tebliğ edilmediği için alacağın 6183 sayılı Yasaya uygun kesinleşmediği, ödenmeyen borçların öncelikle şirketten tahsili yoluna gidilmesi gerektiği, şirketten tahsilinin imkansız olduğunun tespit edilmesi halinde adına tarhiyat yapılabileceği iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacının ortağı ve kanuni temsilcisi bulunduğu şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin muhtelif tarihlerde bilinen adreslerine tebliğ edildiği, bu ödeme emirlerine karşı dava açılmadığı ve borcun ödenmediği, şirket hakkında malvarlığı araştırması yapıldığı ancak şirketin borca yetecek malvarlığına rastlanılmadığı; daha sonra bahsi geçen şirketin kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin de davacıya usülüne uygun tebliğ edildiği halde davacının bu ödeme emirlerine karşı dava açmadığı gibi ödeme de yapmadığı, dolayısıyla dava konusu haciz işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davalı tarafından savunma verilmemiştir. Davacının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan …-TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.