Danıştay Kararı 9. Daire 2020/5946 E. 2022/4718 K. 12.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/5946 E.  ,  2022/4718 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5946
Karar No : 2022/4718

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Telekomünikasyon ve Dayanıklı Tüketim Mamülleri Paz. A.Ş.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına. 2010/Aralık döneminden, 2011/Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin bulunmadığından bahisle 2011/Ocak dönemi için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyanın incelenmesinden, davacının mal aldığı … hakkında düzenlen vergi tekniği raporunda, söz konusu mükellefin 2010-2012 yıllarında pos tefecilik faaliyetinde bulunduğu, davacının mal aldığı diğer mükellef olan … hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda ise 2010-2012 yıllarında düzenlediği tüm faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifası içermediği tespitlerinin yapıldığı, davacı şirketin …’dan ve …’dan mal ve hizmet aldığının Ba formlarından tespit edildiği, bu doğrultuda davacının 2010/Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin sıfırlanması nedeniyle dava konusu 2011/Ocak dönemine ilişkin olarak dava konusu cezalı tarhiyatın yapıldığının anlaşıldığı, olayda 2010/Ağustos, Ekim, Aralık dönemine ilişkin olarak davacı şirket adına yapılan tarhiyata karşı açılan davada, … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E…., K:… sayılı kararı ile tarhiyatın kaldırılmasına karar verildiği görüldüğünden, 2010/Aralık döneminden 2011/Ocak dönemine devreden katma değer vergisi değişmeyeceğinden, davacı adına devreden katma değer vergisinin sıfırlandığından bahisle yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının 2010/Ağustos, Ekim, Aralık dönemlerinde sahte fatura kullandığının tespit edildiği, 2010/Aralık döneminden, 2011/Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin azaltılması sonucu yapılan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Öte yandan, davacı şirket adına 2010/Ağustos, Ekim, Aralık dönemleri için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulü yolundaki, … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 12/10/2020 tarih ve E:2020/5945, K:2022/4717 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K: … sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 12/10/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.

(X)KARŞI OY : 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Re’sen Vergi Tarhı” başlıklı 30. maddesinde, re’sen vergi tarhı, vergi matrahının tamamen veya kısmen defter, kayıt ve belgelere veya kanuni ölçülere dayanılarak tespitine imkan bulunmayan hallerde takdir komisyonları tarafından takdir edilen veya vergi incelemesi yapmaya yetkili olanlarca düzenlenmiş vergi inceleme raporlarında belirtilen matrah veya matrah kısmı üzerinden vergi tarh olunması şeklinde tanımlanmış ve maddenin 6. bendinde, tutulması zorunlu olan defterlerin veya verilen beyannamelerin gerçek durumu yansıtmadığına dair delil bulunmasının re’sen tarh nedeni olduğu hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanunun “Takdir Kararı” başlıklı 31. maddesinde, takdir komisyonunca belli edilen matrah veya matrah kısmının takdir kararına bağlanılacağı belirtilmiş; “Komisyonların Görevleri” başlıklı 74. maddesinin (a) fıkrasının 1. bendinde, yetkili makamlar tarafından istenilen matrah ve servet takdirlerini yapmak; 2. bendinde de vergi kanunlarında yazılı fiyat, ücret veya sair matrah ve kıymetleri takdir etmek komisyonun görevleri olarak belirlenmiştir. 75. maddesinde ise, 72. maddenin birinci fıkrasına göre kurulan takdir komisyonunun, 74. maddeki görevleri dolayısıyla bu Kanunda yazılı inceleme yetkisine haiz oldukları hükme bağlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinde de, katma değer vergisi indirim mekanizması düzenlenmiş, 29. maddenin (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebilecekleri belirtilmiş; aynı Kanunun 34. maddesinin 1. bendinde, yurt içinden sağlanan veya ithal olunan mal ve hizmetlere ait katma değer vergisinin alış faturası veya benzeri vesikalar ve gümrük makbuzu üzerinde ayrıca gösterilmek ve bu vesikalar kanuni defterlere kaydedilmek şartıyla indirilebileceği kurala bağlanmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, takdir komisyonu, bütün vergi türleri için matrah takdirine yetkili olup, bu yönde bir düzenleme olmadığı halde katma değer vergisi açısından matrahı belirleme yetkisi olmadığının kabulü verginin kanuniliği ilkesine aykırıdır. Vergi türleri bakımından matrahın nasıl belirleneceği, kendi özel kanunlarında düzenlenen “istisna”, “muafiyet”, “kanunen kabul edilmeyen gider”, “oran”, “indirim mekanizması” gibi çeşitli vergisel kurumlar ile belirlenmiştir. Takdir komisyonları, matrahı belirlenecek verginin özel kanununda sayılan bu düzenlemeleri esas alarak matrah takdir edecektir.
Bu itibarla, takdir komisyonlarının katma değer vergisi indirim reddi yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle cezalı katma değer vergisi tarhiyatının kaldırılmasına ilişkin … Vergi Mahkemesi’nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı hükme esas alınmak suretiyle, tarhiyatların iptaline karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği oyuyla Daire kararına katılmıyorum.