Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/5955 E. , 2022/4415 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/5955
Karar No : 2022/4415
TEMYİZ EDEN (DAVACI): … Ambalaj Plastik Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi
KARŞI TARAF (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, ihtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamelerine dayanılarak 2018/Ocak dönemi için tahakkuk ettirilen damga vergisi ile 2018/Şubat-Aralık dönemleri için tahakkuk ettirilen katma değer vergisi, damga vergisi ile hesaplanan gecikme faizinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idare tarafından, davacıya, hakkında sahte fatura düzenlediği yönünde tespitler bulunan … Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti’nden yaptığı alımlara ilişkin işlemin gerçekliğinin ispat edilmesi veya ilgili dönem beyanlarının düzeltilmesi, aksi halde özel esaslara ilişkin hükümlerin uygulanacağının bildirildiği, bu suretle davacının faturalarda yer alan katma değer vergilerini beyannamelerden çıkartarak yeniden beyanname vermesinin sağlandığı, ancak belirtilen faturaların sahte olduğuna ilişkin davalı idarece yapılmış herhangi bir somut tespitin bulunmadığı, davacının düzeltme beyannamesi vermeye zorlanması nedeniyle düzeltme beyannamesi verme eyleminin davacının özgür iradesiyle oluştuğundan bahsedilemeyeceği, bir ticari işlemin ve bunun karşılığında düzenlenen faturanın gerçeği yansıtmadığı yolunda doneler varsa, bu durumun yapılacak bir vergi incelemesi ile somut bir şekilde ortaya konulması gerektiğinden, davalı idare tarafından 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda belirtilen tarhiyat şekilleri ve vergi incelemesine ilişkin hükümler göz ardı edilerek davacı hakkında bir vergi incelemesi yapılmadan ve kullanılan faturaların sahte olduğuna yönelik somut belirlemeler ortaya konulmadan yapılan tahakkuklarda hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu tahakkuk işlemin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davacı şirketin 2018 yılında mal/hizmet alımında bulunduğu … Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden; mükellefin 268 m²’lik bir alanda 1 işçi ile faaliyet gösterdiği, iş yerinde çalışan mühendis, teknisyen veya idari personel bulunmadığı, 50.000,00-TL tutarında tescilli sermaye ile yine aynı tutarda makine ve teçhizat değerinin bulunduğu, 50.000,00-TL sermaye ile kurulan, şirket adresinde yapılan yoklamalardan da anlaşılacağı üzere, makul düzeyde çalışan işçisi, emtiası ve iş organizasyonu bulunmayan şirketin ihtilaf konusu yılda yaklaşık 25 milyon TL gibi büyük bir ciro yapmasının ticari ve teknik icaplara uygun olmadığı, 2016 ilâ 2018 yıllarında alış yapılan mükelleflerin neredeyse tamamı hakkında sahte belge düzenlemekten rapor bulunduğu veya incelemesi devam ettiği, çalıştırıldığı ileri sürülen işçilerin Sosyal Güvenlik Kurumu primlerinin büyük ölçüde ödenmediği, mükellefle çalışan 7 farklı muhasebecinin vermiş olduğu ifadeler de göz önüne alındığında, mükellefin gerçek anlamda bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve mükellef tarafından davacı şirket adına düzenlenen faturaların sahte ve muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı oldukları sonucuna varıldığından, dava konusu tahakkuk işleminde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Özel esaslara alınmama adına düzeltme beyannamelerinin verildiği, şirketin mal ve hizmet aldığı … Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. ile gerçek bir ticaret yapıldığı, sahte fatura kullanılmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.Temyiz isteminde bulunandan … TL maktu harç alınmasına,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.