Danıştay Kararı 9. Daire 2020/604 E. 2022/3574 K. 22.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/604 E.  ,  2022/3574 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/604
Karar No : 2022/3574

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, vergi borçlarının tahsili amacıyla düzenlenen … tarihli … sayılı, ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davaya konu ödeme emrine dayanak teşkil eden ihbarnamelerin, posta yoluyla tebliğinin mümkün olmaması nedeniyle ilanen tebligat yoluna başvurulması için evrakın, posta yoluyla tebliğ edilemediğinin usulüne uygun olarak 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin son fıkrası uyarınca “…Yukarıdaki fıkralarda yazılı işlemler komşularından bir kişi veya muhtar veya ihtiyar heyeti üyelerinden biri veyahut bir zabıta memuru huzurunda icra ve keyfiyet taahhüt ilmühaberine yazılarak tarih ve imza vaz’edilmek ve hazır bulunanlara da imzalatılmak suretiyle tesbit olunur…” şeklinde detaylı olarak belirtilen usule uygun olarak tespit edilmesi gerekirken söz konusu prosedüre aykırı olarak, huzurunda tespit yapılarak bu hususta imzası bulunması gereken kimseler bulunmaksızın ve tebliğ imkansızlığı nedenine ilişkin açıklamaya yer verilmemek suretiyle düzenlenmiş olması dolayısıyla ilanen tebligat için gereken şartların oluşmadığı dikkate alındığında, davacı adına yapılan tarhiyat işlemine ilişkin ihbarnamelerin usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmek suretiyle tarhiyata ve dolayısıyla borcun esasına ilişkin dava açma, uzlaşma ve ödeme haklarının kullandırılmadığı, bu durumun doğal sonucu olarak amme alacağının Kanun’a uygun olarak kesinleşmediği anlaşıldığından, 213 sayılı Kanun’da yer alan tebligat usullerinin şekli bir prosedürden öte Anayasada ifadesini bulan, hak arama ve dava açma hürriyeti bağlamında mükelleflere tanınan yasal başvuru haklarının kullandırılmasını teminen getirilmiş olduğu da gözetildiğinde, dava konusu ödeme emrine dayanak teşkil eden vergi/ceza ihbarnamelerinin, usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmemesi ve bu nedenle amme alacağının da usulüne uygun olarak kesinleşmemiş olması nedeniyle davacı adına tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45/4. maddesinde sayılan kaldırma nedenlerinin bulunmadığı ve davalı idarenin başvuru dilekçesinde ileri sürülen iddiaların da bu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle aynı kanunun 45/3. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Kesinleşen amme alacağının tahsili maksadıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ:Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, dava konu ödeme emrinin içeriğinde yer alan borçların 2015 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir vergisi, geçici vergi ile 2015/Şubat dönemi katma değer vergisine ilişkin olduğu görülmektedir.
2015 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı gelir vergisi ile geçici verginin kaldırılması istemiyle açılan davanın kabulüne hükmeden Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı, Danıştay Dokuzuncu Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
2015/Şubat dönemi vergi ziyaı cezalı katma değer vergisine karşı açılan davanın kabulüne hükmeden Vergi Mahkemesi kararı da … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı istinaf başvurusunun reddi kararıyla kesinleşmiştir.
Bu durumda, ödeme emrine konu amme alacakları kaldırıldığından, dava konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığıdan, dava konusu ödeme emrine dayanak teşkil eden vergi/ceza ihbarnamelerinin, usulüne uygun olarak davacıya tebliğ edilmemesi ve bu nedenle amme alacağının da usulüne uygun olarak kesinleşmemiş olması nedeniyle davacı adına tanzim edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar veren Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda yazılı gerekçeyle ONANMASINA,
3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 22/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi