Danıştay Kararı 9. Daire 2020/6060 E. 2022/4937 K. 19.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/6060 E.  ,  2022/4937 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6060
Karar No : 2022/4937

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına … Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … ,… ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava dosyası ile şirketin bir dönem kanuni temsilcisi olan … tarafından açılan E: … sayılı dava dosyasının birlikte incelenmesinden, 2015-2019 dönemlerine ilişkin vergi borçlarının ödenmemesi üzerine amme alacağının tahsili amacıyla şirket adına ödeme emirleri düzenlenerek tebliğ edildiği, şirket tarafından ödeme yapılmaması üzerine haciz varakaları düzenlendiği, şirket adına kayıtlı … plakalı araç üzerine haciz konulduğu ancak şirketin 31/07/2019 tarihi itibariyle 566.815,60.-TL vadesi geçmiş ödenmesi gereken borcu bulunmasına karşın araç kasko değerinin 13.000,00.-TL olduğu, şirketin banka hesaplarına uygulanan haciz işlemlerinden ise daha önce konulan haciz ve rehin hakları nedeniyle sadece 15,20.-TL tahsilat yapılabildiği, haciz uygulanan şirkete ait taşınmaz üzerinde de davalı idareden önce konulmuş banka ipoteğinin olduğu, aynı zamanda icra dairesince konulmuş haciz bulunduğu, davalı idare tarafından amme alacağının şirketten tahsil olunamayacağının anlaşılması üzerine davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği, diğer taraftan, davacının 25.10.2017 tarih ve 9437 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan 10.10.2017 tarihli kararla (şirketin … tarih … sayılı kararıyla kabul edilerek aynı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan İç Yönergeye göre) 10.10.2020 tarihine kadar genel müdür olarak atandığı, 17.10.2018 günlü, 9683 sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan 08.10.2018 tarihli kararla ise, daha önceden (Genel Müdür) temsile yetkili görevi olan davacını önceki bu görevinin sona erdirildiği, buna göre davacının 10.10.2017 tarihinden 08.10.2018 tarihine kadar şirkette temsile yetkili genel müdür olarak görev yaptığı öte yandan, davacı tarafından kendisine temsil yetkisi verilmediği ileri sürülmekte ise de, dosyada mevcut iç yönergenin incelenmesinden davacının bu iddiasının yerinde olmadığının anlaşıldığı, bu durumda, davacı şirkette 10.10.2017 tarihinden 08.10.2018 tarihine kadar genel müdür olarak görev yapan, dolayısıyla sadece bu tarihler arasında vergisel sorumlulukları bulunan davacının, ödeme emri içeriği vergilerin beyan üzerine doğmuş olmaları nedeniyle ancak vade tarihi bu tarihler arasında kalan vergilerden sorumluluğu bulunduğundan ve davalı idarece amme alacağının şirket tüzel kişiliğinden alınamayacağı anlaşıldığından; dava konusu ödeme emirlerinden: … tarih ve … sayılı ödeme emrinin vade tarihi 31/08/2018 ve 19/09/2018 olan vergi ve cezalar dışındaki kısmında, … tarih ve … sayılı ödeme emrinde ve … tarih ve … sayılı ödeme emrinin vade tarihi 30/0972018, 19/09/2018 olan vergi ve cezalar dışındaki kısmında hukuka uygunluk, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin vade tarihi 31/08/2018 ve 19/09/2018 olan vergi ve cezalara ilişkin kısmı ile … tarih ve … sayılı ödeme emrinin vade tarihi 30/09/2018 ve 19/09/2018 olan vergi ve cezalara ilişkin kısmında ise hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, … sayılı ödeme emrinin vade tarihi 31/08/2018 ve 19/09/2018 olan vergi ve cezalar dışındaki kısmının, … sayılı ödeme emrinde ve … sayılı ödeme emrinin vade tarihi 30/09/2018, ve 19/09/2018 olan vergi ve cezalar dışındaki kısmının iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurularına konu Vergi Mahkemesi kararının kararın, usul ve esas bakımından hukuka uygun olduğu belirtilerek, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45/3. maddesi uyarınca tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin borcunu karşılayacak taşınmazı bulunduğu, diğer kanuni temsilci tarfından açılan davada tahsil imkansızlığı şartı gerçekleşmediği için bölge idare mahkemesince kabul kararı verilerek aynı dönem ve aynı borca ilişkin ödeme emirlerinin iptal edildiği, finans işleri ile ilgili temsil yetkisi bulunmadığı iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin malvarlığının amme alacağını karşılamaya yetmediği, ödeme emirlerine konu borçların davacının kanuni temsilci olarak görev yaptığı döneme ilişkin olduğundan, gerçekleştirilen işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığından kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Davacı tarafından savunma verilmemiştir. Davalının savunması yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan … TL maktu harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.