Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/6190 E. , 2022/4556 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6190
Karar No : 2022/4556
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Mal Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): … Akaryakıt İnşaat Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı şirket adına, bir kısım market satışları ile akaryakıt satışlarını belge düzenlemeksizin kayıt ve beyan dışı bıraktığı, ayrıca akaryakıt alışlarının bir kısmını ise belge almaksızın gerçekleştirdiği yönünde düzenlenen vergi inceleme raporlarına dayanılarak re’sen tarh edilen; 2016 yılı kurumlar vergisi ve 2016/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat ve üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dosyanın incelenmesinden davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ile vergi inceleme raporları ile bir kısım market satışları ile akaryakıt satışlarını belge düzenlemeksizin kayıt ve beyan dışı bıraktığı, ayrıca akaryakıt alışlarının bir kısmını ise belge almaksızın gerçekleştirdiği hususlarının somut olarak ortaya konulduğu, karlılık oranının şirket temsilcisinin beyanları ile davacının kaydi envanteri üzerinden akaryakıt satışlarından elde edilen hasılatla maliyetler arasındaki dengeye göre belirlendiği, inceleme elemanının matrah takdir yöntemi ve hesaplamalarının mahkemelerince uygun bulunduğu, davacı adına tespit edilen matrah farkları üzerinden 2016 yılına ilişkin tarh edilen vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2016/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın, 2016/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi aslına ait kısmına gelince; geçici vergilere ait ihbarnamede açıkça, mahsup dönemi geçmiş geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği ancak normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için sistemde gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığı ayrıca geçici vergi raporunda aslının aranılmaması gerektiği belirtildiğinden, konusu bulunmayan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığının anlaşıldığı, vergi ziyaı cezalarının tekerrür hükümlerinin uygulanması neticesinde artırılan kısmına gelince; tekerrüre esas alınan cezanın 13/10/2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, 2015 yılını izleyen dava konusu 2016 yılı için uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına; 2016 yılına ilişkin vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile 2016/Ekim-Aralık dönemine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına ilişkin kısım yönünden davanın reddine, geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacının 7143 sayılı Kanun’a göre 2016 ve 2017 yılları katma değer vergisi ve kurumlar vergisi yönünden matrah artırma talebinin reddine ilişkin işleme karşı açtığı davada kabul kararı verildiği ve istinaf incelemesinden geçerek bu kararın kesinleştiği, buna göre, 7143 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca matrah artırımında bulunduktan sonra vergi incelemesine başlanılarak cezalı tarhiyat yapıldığı anlaşıldığından, 7143 sayılı Kanun’un 5.maddesinde yer verilen matrah artırımına ilişkin hükümler doğrultusunda; artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı açık olduğundan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk, aksi yönde verilen Mahkeme kararında da yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporları ile sahte fatura düzenleyicisi olduğu hususunun somut olarak ortaya konulduğu, bu nedenle 7143 sayılı Kanun uyarınca matrah arttırımından yararlanamayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.