Danıştay Kararı 9. Daire 2020/6192 E. 2022/4562 K. 04.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/6192 E.  ,  2022/4562 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6192
Karar No : 2022/4562

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Mal Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Akaryakıt İnşaat Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Davacı şirket adına, 2016 yılında belgesiz akaryakıt alışı yapıldığından bahisle düzenlenen ile vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen; 2018/Temmuz dönemine ilişkin katma değer vergisi ile tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; aynı davacı tarafından 2016 yılı kurumlar vergisi tarhiyatına karşı Mahkemelerinde açılan E:… sayılı dosyanın birlikte incelenmesinden; uyuşmazlıkta, davacı tarafından her ne kadar belgesiz emtia alış-satışı gerçekleştirildiği iddiasının somut tespitlere dayanmadığı ileri sürülmüşse de, 2016 hesap dönemine ilişkin yapılan kaydi envanter sonucu davacı şirket tarafından 2016 hesap döneminde kaydi envanter kayıtları ve şirketin lehine olan EPDK verilerine göre 3.569,98 litre kurşunsuz benzin, 48.304,45 litre motorin ve 85.592,06 litre LPG otogazın belgesiz olarak alındığının tespit edildiği, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 186’ncı maddesi uyarınca envanter çıkarmanın, bilanço günündeki mevcutları, alacakları ve borçları saymak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle kesin bir şekilde ve müfredatlı olarak tesbit etmek suretiyle yapılacağı ve şirket yetkili tarafından belgesiz alışlara ilişkin olarak herhangi bir belge ibraz edilemeyeceği ve envanter kayıtlarında yer alan akaryakıt mevcudunun da saymak, ölçmek, tartmak suretiyle belirlendiğinin beyan edilmesi karşısında davacı şirketin 2016 yılında belgesiz akaryakıt alımı yaptığı sonucuna varıldığı, ayrıca 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 9’uncu maddesi uyarınca mal ve hizmetlere ait alış belgelerinin ibrazı için tespit tarihinden itibaren verilmesi gereken 10 günlük süre davacı tarafından, belgesiz alışlara ait herhangi bir belge bulunmadığı gerekçesiyle istenilmediğinden, belgesi ibraz edilemeyen akaryakıt alımı nedeniyle vergi inceleme tutanağının düzenlenerek imzalandığı 23/07/2018 tarihi tespit tarihi olarak alınmak suretiyle, bu tarihteki emsal bedel üzerinden inceleme elemanınca yapılan matrah takdir yöntemi mahkemelerince uygun bulunduğu belirtilerek, tespit edilen matrah üzerinden 2018/Temmuz dönemi için re’sen tarh edilen vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinde hukuka aykırılık bulunmadığı, tekerrüre esas alınan cezanın 13/10/2015 tarihinde kesinleşmesi nedeniyle, 2015 yılını izleyen dava konusu 2018 yılı için uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacının 7143 sayılı Kanun’a göre 2016 ve 2017 yılları katma değer vergisi ve kurumlar vergisi yönünden matrah artırma talebinin reddine ilişkin işleme karşı açtığı davada kabul kararı verildiği ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, buna göre, 7143 sayılı Kanun’un 5. maddesi uyarınca matrah artırımında bulunduktan sonra vergi incelemesine başlanılarak cezalı tarhiyat yapıldığı anlaşıldığından, 7143 sayılı Kanun’un 5.maddesinde yer verilen matrah artırımına ilişkin hükümler doğrultusunda; artırımda bulunulan yıllar için ilgili vergi türleri yönünden vergi incelemesi ve tarhiyatı yapılmayacağı açık olduğundan dava konusu cezalı tarhiyatlarda hukuka uygunluk, aksi yönde verilen Mahkeme kararında da yasal isabet görülmediği gerekçesiyle davacı istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporları ile sahte fatura düzenleyicisi olduğu hususunun somut olarak ortaya konulduğu, bu nedenle 7143 sayılı yasa uyarınca matrah arttırımından yararlanamayacağı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.