Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/6302 E. , 2022/4392 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/6302
Karar No : 2022/4392
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Petrol Tarım ve Gıda Sanayi Ticaret Limited Şirketi
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Konya İli, Meram İlçesi, … Mahallesi … ada, … parsel ile … Mah. … ada … parsel üzerinde yapılan konutların devir işlemleri nedeniyle ödenen toplam 450.000,00-TL tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurularının zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faizi ile iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; ihtilaf konusu düzeltme şikayet başvurusuna konu edilen tapu harçlarının yasaya uygun olup olmadığının hukuken saptanması, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun ilgili hükümlerinin değerlendirilmesi ve yorumlanmasına bağlı olduğundan, ortada 213 sayılı Vergi Usul Kanununda düzenlenen bir vergilendirme hatasının bulunmadığı sonucuna varıldığından, açık olmayan ve hukuki yorum gerektiren durumların düzeltme-şikayete konu edilmesi hukuken mümkün bulunmadığından, davacının şikayet başvurusunun zımnen reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Olayın vergi hatası kapsamında bulunduğu, bu kapsamda düzeltme şikayet yoluna konu edilebileceği, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunun 7/9. maddesi gereği kanun kapsamında yapılacak uygulamalar neticesinde meydana gelen yeni yapıların ilk satış, devir, tescil ve ipotek işlemlerinin tapu harcından müstesna olduğu, tapu harcı ödemelerinin harçtan muaf olduğu açıkça hükme bağlanmış iken şirketten tapu harcı tahsil edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcı, 6306 sayılı Kanun uyarınca tanınan istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden, davacının temyiz isteminin kabulüyle, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı tarafından Konya İli, Meram İlçesi, … Mahallesi … ada, … parsel ile … Mah. … ada … parsel üzerinde yapılan konutların devir işlemleri nedeniyle ödenen toplam 450.000,00-TL tapu harcının iadesi istemiyle yapılan düzeltme şikayet başvurularının zımnen reddine ilişkin işlemin iptali ve ödenen tutarın yasal faizi ile iadesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:492 Sayılı Harçlar Kanununun 57.maddesinde; tapu ve kadastro işlemlerinden bu Kanuna bağlı (4) sayılı Tarifede yazılı olanların tapu ve kadastro harçlarına tabi olacağı, (4) sayılı Tarifenin 20 (a) fıkrasında ise, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabında gayrimenkulün beyan edilen devir ve iktisap bedelinden az olmamak üzere emlak vergisi değeri üzerinden nispi harç ödeneceği hüküm altına alınmıştır.
6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanun’un 1. maddesinde, “Bu Kanunun amacı; afet riski altındaki alanlar ile bu alanlar dışındaki riskli yapıların bulunduğu arsa ve arazilerde, fen ve sanat norm ve standartlarına uygun, sağlıklı ve güvenli yaşama çevrelerini teşkil etmek üzere iyileştirme, tasfiye ve yenilemelere dair usul ve esasları belirlemektir.” hükmüne; 2. maddesinin (c) bendinde, “Bu kanunun uygulanmasında,rezerv yapı alanı: Bu Kanun uyarınca gerçekleştirilecek uygulamalarda yeni yerleşim alanı olarak kullanılmak üzere, TOKİ’nin veya İdarenin talebine bağlı olarak veya resen Bakanlıkça belirlenen alanları ifade eder.” hükmüne, 7/9. maddesinde, “Bu Kanun uyarınca yapılacak olan işlem, sözleşme, devir ve tesciller ile uygulamalar, noter harcı, tapu harcı, belediyelerce alınan harçlar, damga vergisi, veraset ve intikal vergisi, döner sermaye ücreti ve diğer ücretlerden; kullandırılan krediler sebebiyle lehe alınacak paralar ise banka ve sigorta muameleleri vergisinden müstesnadır.” hükmüne yer verilmiştir.
Diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 116. maddesinde; vergiye ilişkin hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasının vergi hatası olduğu belirtilmiş, vergilendirme hatalarını düzenleyen 118/3. maddesinde ise; açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir , servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasının mevzuda hata olduğu belirtilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden, gayrimenkullerin ivaz karşılığında devir ve iktisabının tapu harcına tabi olduğu, ancak 6306 sayılı Kanun uyarınca yapılacak devir ve tescillerin vergi ve harçtan müstesna olduğu, vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınmasının ise mevzuda hata olduğu ve dava konusu taşınmazların satışına ilişkin ödenen tapu harcının istisna kapsamında değerlendirilmesi halinde olayda vergi hatası bulunduğunun da kabulü gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Olayda; dava konusu taşınmazın, 6306 sayılı Kanun uyarınca riskli yapı ve bu alanda, bu Kanunda belirtilen kişi ve kurumlarca kanunun amacına yönelik olarak gerçekleştirilen iş ve işlemlerin tapu harcından muaf olacağı, kentsel dönüşüm uygulamasının 6306 sayılı Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu, satış işleminin bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu tapu harcının riskli yapı niteliği taşıyan taşınmazların yıkılarak 6306 sayılı Kanun kapsamında yeniden inşası sonrasında oluşan bağımsız bölümlerin ilk satışına ilişkin olduğu, kentsel dönüşüm uygulamasının 6306 sayılı Kanunun amacını gerçekleştirmeye yönelik olduğu, uygulama sonrasında inşa edilen konutların üçüncü kişilere ilk satış işlemlerinin de bu Kanun kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ve anılan Kanunun 7.maddesinin 9.fıkrası uyarınca vergi ve harçtan müstesna olduğu sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, dava konusu taşınmazın satışına ilişkin ödenen tapu harcı istisna kapsamında olduğundan ve vergiden istisna olan işlemlerden vergi alınması mevzuda hata olarak değerlendirildiğinden, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu kapsamında kabul edilebilecek vergi hatası bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren Vergi Mahkemesi kararına karşı davacı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.