Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/786 E. , 2022/4881 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/786
Karar No : 2022/4881
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Petrol Turz. İnş. Gıda Meşrubat ve Market İşletmeciliği San. ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …Vergi Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararıyla; davacının kanuni temsilcisi olduğu şirket hakkında vergi ceza ihbarnamelerinin düzenlenerek tebliğ edildiği, anılan ihbarnamelerin dava konusu edildiği, mahkeme kararına göre düzenlenen 2 nolu ihbarnamelerin tebliğ edilmesi ve vadesinde ödeme yapılmaması nedeniyle şirket adına ödeme emri düzenlenerek tebliğ edilmesine karşın ödemede bulunulmadığı, akabinde 7143 sayılı Kanunun uyarınca yapılandırılan borçların ödenmemesi ve yapılan mal varlığı araştırmasında da asıl amme borçlusu şirketten anılan amme alacaklarının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine dava konusu ödeme emirlerinin kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenerek tebliğ edildiği, anılan ödeme emirlerinin iptali talebiyle bakılan davanın açıldığı olayda, ödeme emrine konu borcun asıl borçlu şirket nezdinde hukuka uygun olarak kesinleştiği, anılan alacakların asıl borçlu şirketçe 7143 sayılı Kanun hükümlerine göre yapılandırılmasına karşın hiç ödemede bulunulmadığı ve şirket mal varlığı üzerine konulan hacizlerin mal varlığının çok üzerinde olması nedeniyle borcun şirketten tahsil edilemeyeceği anlaşıldığından kanuni temsilci olan davacıdan tahsili amacıyla ödeme emirleri düzenlenerek tebliğinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf incelemesine konu kararda davacı hakkında yapılan takibin yasal temsilci olarak, uyuşmazlığa uygulanan yasa kuralının 213 sayılı Kanunun 10.maddesi olarak belirtilmiş ise de; davacı şirket ortağı sıfatıyla takip edildiğinden şirket ortağından amme alacağının takibi ile ilgili yasa kuralarının 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un “Limited şirketlerin amme borçları” başlıklı 35. maddesinde limited şirket ortakların, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olduğu ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacakları hükmüne yer verildiği, şirket borçlarından dolayı şirket ortağının sorumlu tutulabilmesi için, kamu alacağının şirket tüzel kişiliğinden tahsil olanağının kalmamış olmasının yanında borcun ilişkin olduğu dönemde anılan ortağın pay sahibi bulunması, pay sahipliğinin el değiştirmesi durumunda da devir öncesine ait amme alacakları yönünden devreden veya devralan konumunda bulunması gerekmekte, kararın bu yasal düzenleme kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, incelenen dosyada, belirtilen yasal şartların gerçekleştiğinden dava konusu ödeme emrinde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirkete %20 ortak olarak 06/05/2011 tarihinde girdiği, 27/07/2016 tarihinde şirketteki hissesini devrederek ayrıldığı, borçların tahakkuk ve vade tarihinde şirket ortaklığı ve yöneticiliğinin bulunmadığı, asıl borçlu şirket tarafından 2018 yılında 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin Kanun Hükümleri uyarınca yapılandırma talebinde bulunulduğu ve vergi borçlarının yapılandırıldığı, bu durumda davalı idare ile asıl borçlu şirket arasında yeni bir borç ilişkisi kurulduğu bu yeni borçtan asıl borçlu şirket ile yapılandırmanın yapıldığı tarihte şirketin kanuni temsilcisi ve ortağı olan şahısların sorumlu olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
…Petrol Turz. İnş. Gıda Meşrubat ve Market İşletmeciliği San. ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen …tarih ve …,…,…sayılı ödeme emirlerinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil olanağı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu oldukları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları hükmü yer almıştır.
18/05/2018 tarih ve 30425 sayılı Resmi Gazete yayımlanarak yürürlüğe giren 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinde, (1) Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil); a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE
aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanunun yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının, b) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan ve bir vergi aslına bağlı olmaksızın kesilmiş vergi cezaları ile iştirak nedeniyle kesilmiş vergi cezalarının %50’si ve bu tutara gecikme zammı yerine, bu Kanunun yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece gecikme zammından ibaret olması hâlinde gecikme zammı yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanunda belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla cezaların kalan %50’sinin ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyasının incelenmesinden, ortağı olduğu … Petrol Turz. İnş. Gıda Meşrubat ve Market İşletmeciliği San. ve Tic. Ltd. Şti’nin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği, ödeme emrine konu borçlar için şirket tarafından, davacının şirket ortaklığından ayrılmasından sonra 16/07/2018 tarihinde 7143 sayılı Yasa uyarınca taksitlendirme talebinde bulunulduğu ve borcun yapılandırılarak yeni bir mahiyet kazandığı görülmüştür.
Bu durumda, asıl borçlu şirket tarafından yapılan bu işlem alacağın kesinleşmesi, zamanaşımının kesilmesi, mevcut borcun vadesinin değişmesi, yapılandırma anına kadar muaccel olan borcun artık yeni bir ödeme planı ve taksitlendirme tarihleri itibari ile vadesi olması gibi hukuki sonuçlar doğurduğundan,yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulması mümkün bulunmamaktadır.Yapılandırmanın ihlal edilmesi nedeniyle iptal edilmiş olması da belirtilen duruma ilişkin olarak herhangi bir değişikliğe yol açmayacaktır.
Bu nedenle; davanın reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf istemini yukarıda yazılı gerekçeyle reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. …Bölge İdare Mahkemesi …Vergi Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının BOZULMASINA,
4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.