Danıştay Kararı 9. Daire 2020/798 E. 2022/4490 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2020/798 E.  ,  2022/4490 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/798
Karar No : 2022/4490

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, kanuni temsilcisi olduğu şirketin kısmi bölünmesi işlemi sırasında yaptığı sermaye azaltımını ortak ve yöneticilerine kar payı olarak dağıttığı, davacının elde ettiği bu menkul sermaye iradını kayıt ve beyan dışı bıraktığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2012 yılı için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması ve dayanağı takdir komisyonu kararının iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; tarhiyatın dayanağı olan takdir komisyonu kararının, vergilendirmeye ilişkin farklı ve yeni bir hukuki durum yaratan, yaptırımlar öngören, kesin ve yürütülmesi zorunlu ve menfaat ihlali doğuran idari davaya konu olabilecek bir idari işlem olmaması nedeniyle davanın, takdir komisyonu kararının iptali istemine ilişkin kısmının esasının incelenme olanağı bulunmadığı, cezalı tarhiyata ilişkin kısım yönünden, olayda, 2012 vergilendirme dönemi matrahının tespiti için zamanaşımının dolmasına çok kısa süre kala 14/12/2017 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilen davacı adına, … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporunu dayanak alan takdir komisyonunun 27/09/2018 tarihli kararı uyarınca tarhiyat yapıldığı, cezalı tarhiyatın esas itibarıyla, tanzim edilen rapora dayandığı, zamanaşımını durdurma saikiyle takdir komisyonuna başvurulduğundan, ortada bir takdir komisyonu kararının bulunmasının, tarhiyatın, söz konusu rapora göre yapıldığı gerçeğini değiştirmediği, bu durumda, 2012 yılına ilişkin 14/12/2017 tarihinde takdir komisyonuna sevk edilen davacı adına, … tarih ve … sayılı görüş ve öneri raporu esas alınarak, 27/09/2018 tarihli takdir komisyonu kararına dayalı olarak yapılan cezalı tarhiyatta zamanaşımı bulunduğundan, hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, cezalı tarhiyatın kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 2012 takvim yılı için 14/12/2017 tarihinde takdir komisyonuna başvurulmasının beş yıllık tarh zamanaşımı süresini durdurduğu, takdir komisyonu tarafından bir yıldan az bir sürede karar verildiği, kararın idareye tevdii tarihi itibarıyla zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başladığı, tevdii edilen kararlara istinaden düzenlenen vergi/ceza ihbarnamesinin 10/10/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ihbarnamenin tebliğ edilmesiyle zamanaşımı süresinin kesildiği, dikkate alınması gereken tarihin takdir komisyonu kararının tarihi değil, takdir komisyonuna başvurma tarihi olduğu, bu nedenle dava konusu cezalı tarhiyatın yasal süresi içerisinde yapıldığı ve zamanaşımına uğramadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Davacı adına, ortağı olduğu şirketin kısmi bölünmesi ve yeni bir şirket kurulması sırasında, elde ettiği menkul sermaye iradının kayıt ve beyan dışı bırakıldığından bahisle takdir komisyonu kararına dayanılarak 2012 yılı için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması ve dayanağı takdir komisyonu kararının iptali istenilmektedir.

İLGİLİ MEVZUAT:
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 113. maddesinde zamanaşımı, süre geçmesi suretiyle vergi alacağının kalkması olarak tanımlanmıştır.
Anılan Kanun’un 114. maddesinin 1. fıkrasında, “Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlıyarak beş yıl içinde tarh ve mükellefe tebliğ edilmiyen vergiler zamanaşımına uğrar.” , 2. fıkrasının zamanaşımının durma süresinin belirsizliğinin Anayasa’nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle Anayasa Mahkemesinin, 15/10/2009 tarih ve E:2006/124, K:2009/146 sayılı kararı ile iptal edilmesinden sonra 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle yeniden düzenlenen halinde ise “Şu kadar ki, vergi dairesince matrah takdiri için takdir komisyonuna başvurulması zamanaşımını durdurur. Duran zamanaşımı mezkur komisyon kararının vergi dairesine tevdiini takip eden günden itibaren işlemeye devam eder. Ancak işlemeyen süre her hâl ve takdirde bir yıldan fazla olamaz.” düzenlemelerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; davacının 2012 yılı işlemlerinin incelenmesi amacıyla 14/12/2017 tarihinde takdir komisyonuna sevk edildiği, takdir komisyonu kararı ile matrah takdirinde bulunulması üzerine davacı adına 2012 yılı için re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin vergisinin kaldırılması istemiyle açılan davada, Vergi Mahkemesince sırf zamanaşımını kesmek amacıyla takdire sevk işleminin zamanaşımı süresini durdurmayacağı, davacı şirket hakkında uyuşmazlık konusu husus ile ilgili inceleme yapılmadan, zamanaşımı gerekçe gösterilerek davacının takdir komisyonuna sevki üzerine, zamanaşımı süresinin dolmasından sonra düzenlenen görüş ve öneri raporu dikkate alınarak takdir komisyonunca belirlenen matrah üzerinden cezalı gelir vergisi tarhiyatı yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı ve dava konusu tarhiyata konu vergi borcunun zamanaşımı sebebiyle ortadan kalktığı gerekçesiyle cezalı tarhiyatın kaldırılması yolunda verilen karara karşı davalı tarafından yapılan istinaf isteminin Bölge İdare Mahkemesince reddedildiği anlaşılmaktadır.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda takdir komisyonuna başvurulmasına bağlanan ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararından sonra 23/07/2010 tarih ve 6009 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle yeniden düzenlenmek suretiyle yürürlük tarihinden sonraki vergilendirme dönemleri için belirlilik ve öngörülebilirlik arz eden hukuki sonuç zamanaşımının durması olduğundan, takdir komisyonuna sevkle tarh zamanaşımının durduğunun kabulü gerekmektedir. Bu noktada; takdir komisyonu kararlarına istinaden yapılan tarhiyatların zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti için takdir komisyonuna sevk tarihi, takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi, ihbarnamenin tebliğ tarihi ve takdir komisyonunda geçen süreye takdir komisyonuna sevk tarihi ile takdir komisyonu kararının vergi dairesine tevdi tarihi arasındaki sürenin dikkate alınması suretiyle belirlenmesi gerektiğinden, yalnızca takdire sevk tarihine bakılmak suretiyle takdir komisyonuna sevkin, zamanaşımını durdurmak amacıyla yapıldığının kabulü suretiyle, yukarıda değinilen Yasa maddesinde yer verilen açık düzenlemelerin de ihmal edilmek suretiyle takdir komisyonuna sevk ile zamanaşımının durmayacağı sonucuna varılarak hüküm kurulması hukuka uygun düşmemiştir.
Bu durumda, takdir komisyonuna sevkin zamanaşımını durduğunun kabulü ile olayda, zamanaşımının bulunup bulunmadığı hususunun değerlendirilmesi, zamanaşımının bulunmadığının tespiti halinde, re’sen tarh nedeni hususununda değerlendirilme yapılmak ve re’sen tarh nedeni varsa takdir komisyonu kararının dayanağının incelenmesi suretiyle, takdir edilen matrah yönünden de araştırılma yapılarak karar verilmesi gerektiğinden, davayı yazılı gerekçeyle kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunu reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.