Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/80 E. , 2022/4781 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/80
Karar No : 2022/4781
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Asıl borçlu, … İnşaat Taahhüt Turizm Pazarlama Ticaret Limited Şirketinin muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacının banka hesaplarına uygulanan haciz işleminin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarenin savunma dilekçesinde davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinin ilanen tebliğ edildiği belirtilmekte ise de, davacı adına (kanuni temsilci sıfatıyla) düzenlenen … tarih ve …-…- …-…-…-…-…-…-…-…-…-…-… -… -… -… -… -… …-…-…-… sayılı ödeme emirlerinin tebliğ edilemediğine ilişkin şerhi ihtiva eden, … tarih ve … posta taahhüt nolu tebliğ mazbatasının, 213 sayılı Kanunda yazılı (komşu, muhtar, ihtiyar heyeti üyesi, zabıta memuru) kişilere imzalattırılmadığı, muhtar imzasını içermediği, tebliğ mazbatasına düşülen şerhten de anlaşılacağı üzere sadece dağıtıcı tarafından imzalanarak evrakın iade edildiğinin ve tebliğ edilemediğinden bahisle ilanen tebliğ edildiğinin görüldüğü, söz konusu ödeme emirlerinin tebliğine ilişkin, üzerinde herhangi bir tarih ve numara bulunmayan bir başka tebliğ mazbatası idarece dosyaya sunulmuşsa da, mazbatada tebliğin ne sebeple yapılamadığına ilişkin herhangi bir kayda yer verilmediği arka kısmına 10/05/2006 tarihli bir adres tespit tutanağının iliştirildiği görülmüş olup, mazbata üzerinde herhangi bir tarihe de yer verilmediğinden söz konusu adres tespit tutanağıyla, tebliğ mazbatası arasında herhangi bir bağ kurulamadığı, bu nedenle adres tespit tutanağındaki kayıtların ödeme emirlerinin tebliği bakımından ispat kabiliyeti olmadığının anlaşıldığı ve söz konusu ödeme emirlerine ilişkin tebliğ mazbatasında tebliğin ne sebeple yapılamadığına ilişkin hiç bir kayda yer verilmediği, bu durumda davacı hakkında düzenlenen ödeme emirlerinde yer alan borçların, usulsüz tebligat nedeniyle kesinleşmediği açık olduğundan, aksi düşünce ile vergi alacağının tahsili amacıyla şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla davacı adına haciz işlemleri yapılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca Mahkemelerinin 07/02/2019 tarihli ara kararına cevaben davalı idarenin sunmuş olduğu belgeler arasında, üzerinde herhangi bir numara ya da tarih bulunmayan ve davacı adına kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve …-… sayılı ödeme emirlerine ilişkin bir tebliğ alındısının daha sunulduğu ve tebliğ alındısına göre ödeme emirlerinin davacıya 01/12/2008 tarihinde tebliğ edildiği, ancak söz konusu ödeme emirleri muhteviyatı 2004/Nisan-Haziran dönemi ve 2004/Ağustos dönemi damga vergilerinin tahsiline ilişkin olarak asıl borçlu şirket adına düzenlenmiş bir ödeme emrinin dosyaya sunulamadığı, bu tebligatların konusu olan borçların asıl amme borçlusu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirildiğinden bahsedilmesine imkan bulunmadığı, anlaşıldığından dava konusu haciz işleminde bu açıdan da hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu haciz işleminin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Asıl borçlu şirketin sahte belge düzenlemek fiilinden dolayı adına yapılan tarhiyatlara karşı açmış olduğu davalardan 4811 sayılı Yasadan faydalanarak vazgeçtiği, sonrasında borcunu ödemediğinden tecilin bozulduğu ve şirket hakkında yapılan takibin şirkete ait malvarlığı bulunamadığından sonuçsuz kaldığı, bu nedenle bir dönem şirket müdürü olan davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, davacı bilinen adreslerinde bulunamadığından 26/12/2006 ve 26/12/2007 tarihlerinde ilanen tebligat yapıldığı,akabinde davacı adına düzenlenen haciz varakaları ile malvarlığı araştırması yapılarak, 6183 sayılı Kanun’un 79.maddesi uyarınca bankalara e-haciz bildirisi gönderildiği, yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 13/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.