Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/81 E. , 2022/4447 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/81
Karar No : 2022/4447
TEMYİZ EDEN (DAVALI) :… Vergi Dairesi Müdürlüğü-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına,… Otomotiv Dayanıklı Tüketim Malları Mobilya Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ve … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği alacakların şirketten tahsili için şirket adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin şirketin bilinen en son adresinde tebliğe çıkarılmaksızın ilanen tebliğ edilmesi nedeniyle, ilanen tebligat şartlarının oluşmadığı açık olduğundan ve asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun olarak kesinleştirilmeyen amme alacaklarının davacıdan talep edilebilmesi hukuken mümkün bulunmadığından, davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 102. maddesinin 5. fıkrasında, tebliğ evrakının aynı sebeplerle ikinci kez tebliğ edilememesi halinde, tebliğ evrakının gönderildiği idareden alınabileceği şerhini içeren bir pusulanın kapıya yapıştırılmasının gerektiği, ancak dava dosyasına sadece ikinci defa çıkarılan tebliğ evrakının sunulduğu, tebliğ evrakının vergi dairesinden alınabileceği şerhini içeren pusulanın kapıya yapıştırılması ve 15. günün sonunda tebliğ edilmiş sayılabilmesi için ise “adreste bulunanaması” halinin birinci defa tespitinden sonra merciine iade edilen evrakın münasip bir süre sonra tekrar tebliğe çalışılması gerekirken bu usule uyulmaması nedeniyle, tebliğin usulüne uygun olduğu kabul edilemeyeceğinden, asıl borçlu nezdinde usulüne uygun kesinleştirilemeyen amme alacağının tahsili amacıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde isabet bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri içeriği 2013/Ocak, 2013/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezalarının, davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı 19/09/2012 tarihinden sonra … şirket borçlarına ilişkin olduğu anlaşılmakla, davacının kanuni temsilcilikten ayrıldığı tarihten sonra doğan şirket borçlarından kanuni temsilci sıfatıyla sorumlu tutulabilmesi mümkün olmadığından, anılan ödeme emrinin 2013/Ocak, 2013/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı, aynı ödeme emrinde yer alan 2012/Ocak-Aralık dönemine ilişkin özel usulsüzlük cezası bakımından, söz konusu cezanın tahsili için şirket adına … tarih ve … ana takip dosya numaralı ödeme emrine ilişkin ilanen tebligat öncesi yapılan tebliğ alındısının incelenmesinden, ”Mükellefin adresine tevziat saatlerinde müteaddit defalar gidilmiş olup, adresinde bulunamadığı iade” şerhi düşülerek dağıtıcı tarafından imzalandığı ve ilanen tebliğ yoluna gidildiği, anılan ödeme emrine ait tebliğ alındısının 213 sayılı Yasa’nın 102. maddesinde belirtilen kişilere imzalatılıp bir tutanak haline getirilmeden sadece dağıtıcı tarafından imzalandığı ve amme alacaklarına ilişkin asıl amme borçlusu şirket hakkında düzenlenen ödeme emrinin usulüne uygun kesinleştirilmediği görüldüğünden, davacı adına düzenlenen söz konusu ödeme emrinde hukuka uyarlık bulunmadığı, … tarih ve … sayılı ödeme emri yönünden ise, anılan ödeme emrinin 24/11/2018 tarihinde tebliğ edildiği, ancak aynı ödeme emrinin sehven 20/12/2018 tarihinde yeniden tebliğ edildiği; 24/11/2018 tarihinde yapılan tebligat üzerine ödeme emrinin Mahkemelerinin E:… sayılı dosyasında dava konusu yapıldığı, söz konusu dosyanın derdest olduğunun görüldüğü, aynı ödeme emirlerinin yeniden tebliğinin yeni bir dava açma hakkı vermeyeceği sonucuna varılmakla, işin esasının incelenmesi mümkün görülmeyerek, mükerrer olarak açılan sonraki tarihli dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emrine ilişkin davanın incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptaline, kısmen incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin bilinen adresini değiştirdiği,bu adresi ticaret sicili gazetesinde ilan ettirdiği, ilandan sonra değişen adrese tebligat yapılmaya çalışıldığı, ancak sonuç alınamadığından ilanen tebliğ yoluna gidildiği, dairelerince gerekli araştırmanın yapıldığı ve bilinen adrese tebligat yapıldığı, dava konusu 2012 ve 2013 yılı, 2013/Ocak-Mart dönemi özel usulsüzlük cezalarının tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrine ilişkin incelemede davacının kanuni temsilcilikten ayrılması nedeniyle sorumlu olmadığından bahisle hüküm kurulmuşsa da vergilendirmenin bir bütün olduğu ve anılan alacakların geçmişten geliyor olduğu ve davacının başlangıç tarihinde kanuni temsilci olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 29/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.