Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2020/906 E. , 2022/3927 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2020/906
Karar No : 2022/3927
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı – …
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin gelir vergisi yönünden ihtirazi kayıtla yapılan matrah artırımı bildirimi üzerine tahakkuk ettirilen vergilerin gayrimenkul sermaye iradı ve menkul sermaye iradına ilişkin kısmının kaldırılması ile bu kapsamda ödenen verginin gayrimenkul ve menkul sermaye iradına isabet eden kısmının iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, birden fazla gelir unsuru elde eden mükelleflerin bu gelir unsurlarının sadece bir kısmı üzerinden matrah artırımında bulunmasına engel bir yasal düzenleme bulunmadığı, aksine 7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklin Yapılmasına İlişkin Kanunun 5/1-b maddesinin son cümlesinden gelir unsurları yönünden ayrım yapılmasının mümkün olduğunun anlaşıldığı, aynı düzenlemenin 1 Seri No’lu Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliğinin ”Matrah ve Vergi Artırımı ile Matrah Beyanına İlişkin Diğer Hususlar” başlıklı alt bölümünün (a) fıkrasında da ”birden fazla gelir unsurundan kazanç ve irat elde eden gelir vergisi mükelleflerince, vergi incelemesi ve tarhiyata muhatap olunmaması için ilgili gelir unsurları itibarıyla matrah artırımı yapılması şarttır.” denilmek suretiyle tekrarlandığı, ancak davalı idare tarafından aynı Tebliğde yer alan ve 7143 sayılı Kanuna aykırı olarak tüm gelir unsurları yönünde matrah artırımı bildiriminde bulunulması gerektiğini içeren düzenlemeye dayanılarak davacının dilekçesine olumsuz cevap verildiği, bu durumda; birden fazla gelir unsuru elde eden davacının, bu gelir unsurlarının sadece bir kısmı üzerinden matrah artırımında bulunabileceği ve davacıya 7143 sayılı Kanunla tanınan bu yetkinin kullanılmasının Tebliğ hükmü ile kısıtlanmasının da kanunilik ilkesine aykırılık teşkil edeceği açık olduğundan, davacının iradesine aykırı olarak ihtirazi kayıtla verdiği beyannameye dayanılarak fazladan vergi tahakkuk ettirilmesinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin olarak gelir vergisi yönünden ihtirazi kayıtla yaptığı matrah artırımı bildirimi üzerine tahakkuk eden vergilerin, gayrimenkul sermaye iradı ve menkul sermaye iradına ilişkin kısmının kaldırımasına ve bu kısımlara ilişkin ödenen tutarın davacıya iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca davalının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: 1 Seri No’lu Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına İlişkin 7143 Sayılı Kanun Genel Tebliği’nin ”Gelir ve Kurumlar Vergisi’nde Matrah Artırımı” başlıklı bölümünde, verdikleri yıllık gelir vergisi beyannamesinde birden fazla gelir unsuru bulunan mükelleflerin, matrah artırımlarını yıllık beyannamelerinde yer alan toplam matrah üzerinden yapacakları, gelir unsurlarının bir kısmı itibarıyla artırımda bulunamayacaklarının düzenlendiği iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.