Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1015 E. 2022/3990 K. 19.09.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1015 E.  ,  2022/3990 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1015
Karar No : 2022/3990

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … İnş. ve Mal. Tur. Taah. Teks. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl amme borçlusu şirketin, davacı ve eşi tarafından 19/06/2003 tarihinde kurularak davacı ve eşinin şirketi ilzam etmek üzere müdür olarak seçildiği, 05/06/2008 tarihinde ortaklıktan ve kanuni temsilcilikten ayrıldıklarının 11/06/2008 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiği, davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrine dayanak olan ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen … tarih ve … ana takip dosya numaralı ödeme emrinin ise 01/08/2013 tarihinde …’un ikâmet adresinde, eşine tebliğ edildiği, 213 sayılı Yasa hükümlerine göre, tebligatın geçerli sayılabilmesi için muhataba veya kanunda sayılan bazı özel durumlar için muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılmış olması gerektiği, Kanun, muhatap yerine tebligatı kabule yetkili kimselere yapılacak tebligatın muhataba yapılmış sayılacağını öngördüğünden, şirket adına yapılacak olan tebliğlerin, bunların başkan, müdür veya kanuni temsilcilerine yapılması gerektiğinin açık olduğu, bakılan uyuşmazlıkta ise dava konusu ödeme emrinde yer alan alacakları ihtiva eden ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 01/08/2013 tarihinde, daha önce kanuni temsilcilikten ve ortaklıktan ayrılan … kanuni temsilci kabul edilmek suretiyle anılan şahsın ikamet adresinde aynı adreste birlikte ikamet eden ve tebligatın yapıldığı tarih itibarıyla asıl borçlu şirketi temsil yetkisi bulunmayan davacıya tebliğ edildiğinin görüldüğü, bu durumda, usulsüz tebligata dayanılarak kamu alacağının asıl borçlu şirket hakkında usulüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceğinden, alacağın tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen ödeme emrinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyen vergi borcunun tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Şirketteki hisselerini devir ederek 05/06/2008 tarihinde kanuni temsilcilikten ayrıldığı, bu durumun Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde 11/06/2008 tarihinde ilan edildiği, şirketi temsil yetkisi olmayan kişiye yapılan tebligatın hukuken sonuç doğurmayacağı ve asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği iddialarıyla temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’ÜN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 19/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.