Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1171 E. , 2022/5349 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1171
Karar No : 2022/5349
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, asıl borçlu … Lojistik Dış Ticaret Petrol Turizm Gıda İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret ve Limited Şirketinin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararıyla; Dava konusu ödeme emrinin 2013 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine (gecikme faizi ile birlikte tahsili amacıyla düzenlenen) isabet eden kısmı yönünden; olay tarihinde yürürlükte bulunan şekliyle 2013/Ocak ilâ Aralık dönemi kurumlar vergisi beyannamesinin hesap döneminin kapandığı ayı izleyen dördüncü ayın birinci gününden yirmibeşinci günü akşamına kadar yani 01/04/2014 ilâ 25/04/2014 tarihine kadar verilmesi ve beyanname üzerine tahakkuk eden verginin beyannamenin verildiği ayın sonuna kadar yani 30/04/2014 tarihine kadar ödenmesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda, dava konusu ödeme emri içeriği 2013 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi ile ilgili olarak beyanname verme ve ödeme dönemlerinde davacının şirketle ilgili herhangi bir yetki ve sorumluluğunun ve kendisine atfedilebilecek herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından, kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinin 2013/Ocak ilâ Aralık dönemi vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisine isabet eden kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu ödeme emrinin 2013/Ocak ilâ Aralık dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasına isabet eden kısmı yönünden ise; Mahkemelerinin 21/08/2019 tarihli “YD Savunma ve Ara Kararından Sonra” ve 11/10/2019 tarihli “YD Ara Kararından Sonra” kararlarına cevaben davalı idare tarafından dava dosyasına ibraz edilen … tarih ve E-… sayılı savunma dilekçesi ve … tarih ve E-… sayılı cevabi yazıda, dava konusu ödeme emri içeriği … takip numaralı ödeme emrinin (2013/Ocak ilâ Aralık dönemi için kesilen özel usulsüzlük cezasının) sehven düzenlendiğinin anlaşılması üzerine iptal edilerek takipten kaldırıldığının bildirildiğinde, öde emrinin bu bakımından karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu ödeme emrinin 2013 yılı vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi kısmı yönünden iptaline, cezasına isabet eden kısmı yönünden ise karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Asıl borçlu şirketin vergi borç ve cezalarının vadesinde ödenmediği, bunun üzerine sözkonusu şirket hakkında ödeme emri düzenlendiği ve 213 sayılı Kanun’un 102. maddesi uyarınca kapıya yapıştırma usulü ile tebliğ edildiği, süresinde ödenmeyen ödeme emri içeriği amme alacağı ile ilgili olarak şirket hakkında haciz varakaları düzenlendiği ve malvarlığı araştırması yapıldığı, yapılan malvarlığı araştırmasında şirket adına kayıtlı herhangi bir mal, hak veya alacağa rastlanılamadığından şirketin kanuni temsilcileri ve ortakları hakkında takip işlemlerine başlanıldığı, dava konusu ödeme emrinin de şirket kanuni temsilcisi sıfatıyla düzenlenerek tebliğ edildiği, davacının kamu alacağının doğduğu tarihte kanuni temsilci olduğu sabit olduğundan yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.