Danıştay Kararı 9. Daire 2021/131 E. 2021/6984 K. 22.12.2021 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/131 E.  ,  2021/6984 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/131
Karar No : 2021/6984

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı-…
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. ….

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Elektrik T. A. Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, 1999, 2003, 2004, 2005, 2007 ve 2009 yıllarının muhtelif dönemlerine ait gelir (stopaj), damga ve kurumlar vergisi, fon payı, usulsüzlük ve vergi ziyaı cezası, gecikme faizi ile yargı harcının tahsili amacıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emri içeriği bir kısım kamu alacağının mahkeme kararına dayandığı, Mahkemelerinin 12/11/2019 ve 20/12/2019 tarihli ara kararları ile davalı idareden, davacı şirket adına düzenlenen dava konusu ödeme emri içeriği vergi/ceza ihbarnamelerinin tarh, tebliğ ve tahakkuk aşamaları ile ilgili yapılan işlemlere ilişkin bilgi ve belgeler istenildiği, anılan ara kararlara cevaben davalı idarece sunulan bilgi ve belgeler birlikte incelendiğinde, yargı kararı uyarınca düzenlenen … tarih ve …,…,…,… ve … tarih ve … numaralı ihbarnamelerin (… No.lu İhbarname) sorgu fişlerinde 08-10/06/2010 tarihlerinde tebliğ yapıldığının belirtildiği ancak hangi usule göre tebliğ edildiğini kanıtlayan bilgi ve belgelerin sunulmadığı, bu durumda, … No.lu ihbarnamelerin tebliğ edilip edilmediği anlaşılamadığından, tebliğ koşulu gerçekleşmeyen kamu alacaklarının ödeme emri ile takip edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı, ödeme emrinde yer alan diğer vergi ve cezalar yönünden; kamu alacaklarının ödeme emriyle takip ve tahsil edilebilmesi için ilgilisine usulüne uygun olarak ihbarname ile tebliğ edilerek tahakkukunun sağlanmış ve vadesinde ödenmemiş olması gerektiği, söz konusu kamu alacaklarının tebliğ ve tahakkukları ile ilgili hiçbir bilgi ve belge sunulmadığından kamu alacaklarının tebliğ ve tahakkuk koşulları sağlanmadan ödeme emri ile takip edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Ödeme emirlerinin, şirketin en son kanuni temsilcilerinden …’nın ikamet adresinde, eşine tebliğ edildiği, tebligatın, bizzat kanuni temsilciye yapılmaması nedeniyle, idarelerince geçersiz kabul edildiği, geçerli tebligatın 25/06/2009 tarihinde yapılan ilanen tebligat olduğu, şirket yetkililerinin yurt dışında bulunması nedeniyle, şirket hakkında tahsil zaman aşımının işlemeyeceği iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Yasal dayanaktan yoksun olan temyiz isteminin reddi gerektiği yolundadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Bir kısmı beyan üzerine tahakkuk eden, bir kısmı şirket hakkında düzenlenen inceleme raporlarına dayanılarak re’sen salınan vergi ve kesilen cezalardan oluşan, bir kısmı ise yargı harcına ilişkin olan amme alacağının tahsili amacıyla davacı şirket adına düzenlenip tebliğ edilen ödeme emri dava konusu edilmiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesi kararı ile istinaf başvurusu reddedilen … Vergi Mahkemesinin mezkûr kararında; dava konusu ödeme emirlerinden bir kısmının yargı kararı uyarınca düzenlenen … No.lu ihbarnamelere dayandığı, söz konusu ihbarnamelerin tarh, tebliğ ve tahakkuk aşamaları ile ilgili yapılan işlemlere ilişkin bilgi ve belgeler istenilmesine karşın hangi usule göre tebliğ edildiğini kanıtlayan bilgi ve belgelerin sunulmadığı anlaşıldığından, şirket nezdinde yapılan takibin usulüne uygun kesinleştirilmeksizin anılan ödeme emrinin düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; bir kısmının ise içeriği borçların tebliğ ve tahakkukları ile ilgili hiçbir bilgi ve belge sunulmadığından kamu alacaklarının tebliğ ve tahakkuk koşulları sağlanmadan ödeme emri ile takip edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere 7 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun bir ödeme emri ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın böyle bir borcu olmadığı veya kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığı iddiası ile tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde alacaklı tahsil dairesine ait davalara bakan vergi mahkemesi nezdinde dava açabileceği düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın ve davacı şirketin kanuni temsilcisi olan … adına düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkin olup Dairemizin E:2021/3387 sayılı esasına kayıtlı dosyasının birlikte incelenmesinden; … tarafından şirketin borcu için kanuni temsilci sıfatıyla adına düzenlenen ödeme emirlerine karşı açılan davada, … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ve dava konusu ödeme emrinin de aralarında olduğu ödeme emirlerinin şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediği anlaşıldığından, kesinleşmeyen kamu alacağının tahsili için kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle ödeme emirlerinin iptaline karar verilmesi üzerine, davalı idarece, şirket adına düzenlenen aynı tarih ve sayılı ödeme emirlerinin 06/05/2019 tarihinde, bu kez şirketin kanuni temsilcisi …’nın ikâmet adresinde, eşine tebliğ edildiği, asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin şirkete usulüne uygun tebliğ edilmediği yolunda verilen … Vergi Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının temyiz incelemesi sonucu Danıştay Üçüncü Dairesinin 10/02/2020 tarih ve E:2016/5543, K:2020/593 sayılı kararıyla, asıl borçlu şirketin bilinen adreslerinde tebliğ imkansızlığının muhtar kaşesi ve imzasını taşıyan 21/10/2005, 15/05/2006, 29/05/2006, 17/07/2007, 16/07/2008 ve 04/01/2010 tarihli adres tespit tutanakları ile ortaya konulması karşısında ilanen tebliğ koşullarının gerçekleştiği sonucuna varıldığından, Vergi Mahkemesi kararının, ilanen tebliğin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 104. maddesine uygun yapılıp yapılmadığı, yapılmışsa kamu alacağının şirketin mal varlığından tahsil imkanının bulunup bulunmadığı ve davacının söz konusu borçtan sorumluluğu değerlendirilerek ulaşılacak sonuca göre yeniden karar verilmek üzere bozulduğu, anılan bozma kararı üzerine, Vergi Mahkemesince ilanen tebligatın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu hükümlerine uygun olarak yapıldığı tespit edildikten sonra, bu kez şirket hakkında mal varlığı araştırması sonucu borcun şirketten tahsil imkansızlığının ortaya konulamaması nedeniyle, ödeme emrinin iptaline karar verildiği, bu kararı temyizen inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesinin 29/12/2021 tarih ve E:2021/3387, K:2021/7503 sayılı kararı ile tebligatın usulüne uygun yapıldığı hususlarına ilişkin bir eleştiri getirilmeyerek, şirket adına yapılan tebligatların usulüne uygun olduğunun tespitine ilişkin hüküm fıkrasının kesinleştirildiği, ancak diğer yönden borcun şirketten tahsil edilemeyeceği hususunun sabit olduğu gerekçesi ile kararı tekrar bozduğu anlaşılmaktadır.
Yukarıda belirtildiği üzere, şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin, 2009 yılında ilgililerce bildirilen ve bilinen adreslerinde aranmasına karşın bulunamaması nedeniyle, tebliğ edilememesi ve bu hususun da usulüne uygun olarak tespit edilerek ortaya konulmasından sonra, ilanen tebliğ edildiği sabittir. Bu tebligattan sonra şirket hakkında ödeme emrinden sonraki diğer cebri icra takibine ilişkin işlemlere geçilmiş, şirket ile ilgili mal varlığı araştırması yapılmış, bulunan ve tespit edilen malları üzerine 6183 sayılı Kanun’un 62 ve 79. maddelerine göre hacizler tatbik edilmiş, bir kısım malları da borçlarına karşılık satılarak kamu alacağının tahsiline çalışılmıştır. Bu süreç devam ederken şirketten kamu alacağının tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması üzerine, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 10. maddesine göre şirketin kanuni temsilcisi adına düzenlenen ödeme emrine karşı ilgilisi tarafından açılan ve yukarıda söz edilen davada, usulsüz tebligat nedeniyle ödeme emrinin iptali yolunda verilen Vergi Mahkemesi kararı da yine yukarıda değinilen Danıştay Üçüncü Dairesinin kararı ile bozulmuş, bu suretle şirket adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebligatının da usulüne uygun olarak yapıldığı hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda, Dairemizin E:2021/3387 sayılı dosyasında şirket hakkında düzenlenen ödeme emirlerinin ve dayanağı vergi/ceza ihbarnamelerinin şirkete usulüne uygun bir biçimde tebliğ edildiğinin ortaya konulduğu dikkate alınarak Bölge İdare Mahkemesince yeniden karar verilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalının temyiz isteminin kabulüne,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 22/12/2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.