Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1389 E. 2022/5409 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1389 E.  ,  2022/5409 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1389
Karar No : 2022/5409

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü-…

KARŞI TARAF (DAVACI) : … Petr. Ürün. ve Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti.

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının aleyhe olan kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, 2016 yılına ilişkin defter ve belgelerini incelemeye ibraz etmediği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2016/Ocak-Aralık dönemlerine ilişkin re’sen tarh edilen tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirketin 2016 yılı defter ve belgelerinin ibrazına ilişkin … tarih ve A-…-E… sayılı yazının 15/03/2018 tarihinde şirket müdürü …’ e usul uygun bir biçimde tebliğ edildiği halde, söz konusu defter ve belgelerin yasal süresi içinde hukuken kabul edilebilir herhangi bir mücbir sebep halinin varlığı belirtilmeksizin incelemeye ibraz edilmediği görüldüğünden uyuşmazlık döneminde indirim konusu yapılan katma değer vergileri reddedilerek beyanlarının düzeltilmesi suretiyle tarh edilen dava konusu katma değer vergilerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı şirketin 2015 takvim yılı hesaplarının katma değer vergisi yönünden incelenmesi sonucunda düzenlenen inceleme raporu uyarınca katma değer vergisi indirimlerinin reddi suretiyle beyanlarının düzeltilmesi sonucu tarh edilen cezalı katma değer vergilerine karşı açılan davada, Mahkemelerinin … tarih E:…; K:… sayılı kararıyla davanın reddine karar verildiği ve dava konusu tarhiyatlar reddedildiğinden, 2015/Aralık döneminden devreden katma değer vergisinin “0,00-TL” olarak dikkate alınmasının uygun bulunduğu, üç kat vergi ziyaı cezası yönünden; defter ve belge ibraz etmeme eylemi, 213 sayılı Kanunun 359’uncu maddesi kapsamında bulunan davacı şirket adına ziyaa uğratılan verginin üç katı tutarında vergi ziyaı cezası kesilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, vergi ziyaı cezasına uygulanan tekerrür hükmü yönünden ise; 2016/Ocak ilâ Kasım dönemine ilişkin olarak, 20150114….05 sayılı ihbarname ile kesilen ve 30/01/2015 tarihinde tebliğ edilen vergi ziyaı cezasının, 2016/Aralık dönemine ilişkin olarak ise 20160905….02 sayılı ihbarname ile kesilen ve 14/09/2016 tarihinde tebliğ edilen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alındığı, 2016/Ocak ilâ Kasım dönemlerine ilişkin olarak 2016 yılı ve sonrasında kesilecek vergi ziyaı cezaları için tekerrür uygulanabileceğinden artırılan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığı, 2016/Aralık dönemine ilişkin olarak ise, tekerrüre esas cezanın 14/09/2016 tarihinde tebliğ edildiği, kesinleşme tarihini izleyen 2017 yılı başından itibaren beş yıl içerisinde vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren bir eylemde bulunulması halinde tekerrür hükümleri uygulanabileceği görüldüğünden,anılan vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılmasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2016/Aralık dönemi için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle arttırılan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti:Davacı tarafından, vergilendirme dönemine ilişkin yasal defterler ve belgelerin mahkemeye sunulabileceğinin ileri sürüldüğü, 25/12/2019 tarihli ara kararı ile davacıdan uyuşmazlık konusu yıl defter ve belgeleri istenildiği ve 10/03/2020 tarihli ara kararı ile davalı idareden ibraz edilen defter ve belgeler üzerinde inceleme yapılarak sonucunda düzenlenen raporun ve esas alınan tüm bilgi ve belgelerin birlikte gönderilmesinin istenildiği, vergi müfettişince hazırlanarak davalı idare tarafından dosyaya sunulan … tarih ve … sayılı Görüş ve Öneri Raporunda, davacının (Ba) formlarında beyan ettiği mükellefler hakkında yapılan sorgulama sonucunda eksik ve fazla beyan edilen mal ve hizmet tutarlarıyla belge adetlerinin tablo halinde çıkarıldığı, bu tablo uyarınca davacı şirketin (Ba) formlarıyla karşı tarafların verdiği (Bs) formlarının uyumsuz olduğu, uyuşmazlık konusu dönemde mal alımında bulunduğu Pendik Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu, Dinar Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu, Meram Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporu ile Uray Vergi Dairesi Müdürlüğünün … vergi kimlik numaralı mükellefi … Petrol Gıda Hayvancılık Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda adıgeçen mükellefler tarafından düzenlenen faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan sahte faturalar olduğu tespitlerine yer verildiği, bu nedenle davacı şirket adına düzenlenen faturaların da gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı, defter ve belgeler üzerinde yapılan tespitte bir kısım faturanın mükerrer kayıt edildiği ya da faturası olmadığı halde indirim konusu yapıldığının tespit edildiği hususlarına değinilerek, mükerrer kayıt edildiği ya da faturası olmadığı halde indirim konusu yapıldığı tespit edilen katma değer vergisi dahil toplam 385.656,50-TL tutarındaki faturalara ait katma değer vergisinin indirimlerden çıkarılması gerektiği, … Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şti., …, … ve … Petrol Gıda Hayvancılık Taşımacılık Tic. Ltd. Şti.’nden alınan faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmayan faturalar olması sebebiyle indirimlerden çıkarılması gerektiği belirtilerek 2016 yılında 692.744,87-TL’nin haksız ve yersiz olarak indirime konu edildiği tespitlerine yer verildiği, … Lojistik Hizmetleri ve Ticaret Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporundaki tespitlerin değerlendirilmesi neticesinde anılan şirketin yapılan yoklamalarda yerinde bulunduğu, inceleme kapsamında ifadelerine başvurulan kişilerin beyanlarının birbirleriyle tutarlı olduğu ve şirket hakkında olumsuz bir beyana rastlanılmadığı, lojistik işi yapmasına rağmen aracının olmadığı, araç kiralamadığı, nakliye giderinin olmadığı konusu eleştirilmişse de, toptan alım satım işi de yaptığı, 24/05/2016 tarihinde yapılan yoklamada da bu durumun tespit edildiği, nakliye giderlerini mal aldığı veya mal sattığı tarafın karşıladığı ve bu durumun nakliyeleri gerçekleştiren … Loj. A.Ş.’nin temsilcisi tarafından da teyit edildiği, sevk irsaliyelerinde bulunan araçların HGS ve OGS kayıtlarına göre taşıma hareketlerinin var olduğu, mal hareketinin var olduğunun vergi inceleme elemanı tarafından da kabul edildiği, ticari faaliyeti aslında … Loj. A.Ş.’nin yaptığı ileri sürülmüşse de bu durumun yeterli somut verilerle desteklenmediği, tüm bu hususların değerlendirilmesinden, şirketin gerçek bir faaliyetinin olmadığı ve komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediğinin açıkça ortaya konulamadığı sonucuna varıldığı, İrfan Güneş hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda sadece adıgeçen mükellefin mal alımında bulunduğu firmalar hakkındaki tespitlerden hareketle herhangi bir mal alımının bulunmadığı, dolayısıyla satışının da bulunmadığı gerekçesiyle sahte fatura düzenleyicisi olduğu sonucuna ulaşıldığı, raporda bunun dışında başkaca bir tespite yer verilmediği, adıgeçen mükellefin elde ettiği iş hacmini karşılayacak kapasitesinin olup olmadığının ortaya konulamadığı, rapordaki tespitlerin yeterli bir incelemeye dayanmadığı, mükellefin mal ve hizmet aldığı bu firmaların bazılarının sahte fatura ticareti yaptığına dair tespitlerin de yeterli olmadığının mevcut bilgi ve belgelerden de anlaşıldığı görüldüğünden, bu haliyle adıgeçen mükellefin sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiğinin somut bir şekilde saptandığından bahsedilemeyeceği sonucuna varıldığı, … ile … Petrol Gıda Hayvancılık Taşımacılık Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen vergi tekniği raporlarında yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden ise davacının anılan mükelleflerden almış olduğu faturaların gerçek bir ticari ilişkiye dayanmadığı sonucuna varıldığı, Dairelerinin 25/09/2020 tarih ve E:2018/875, K:2020/1040 sayılı kararı uyarınca 2015/Aralık döneminden sonraki döneme devreden katma değer vergisinin bulunmadığı, tüm bu hususlar doğrultusunda; davacının 2016 yılına ilişkin katma değer vergisi tablosunun yeniden düzenlenmesi neticesinde, 2016/Ocak döneminde 11.232,92-TL, 2016/Şubat döneminde 35.706,62-TL, 2016/Mart döneminde 13.743,83-TL ve 2016/Kasım döneminde 17.557,42-TL ödenecek katma değer vergisinin çıktığı ve 2016/Aralık döneminden 2017/ Ocak dönemine devreden katma değer vergisinin ise “0,00-TL” olduğu, bu nedenle davacı hakkında 2016/Ocak ilâ Aralık dönemlerine ilişkin olarak salınan katma değer vergisinin 2016/Ocak döneminde 11.232,92-TL, 2016/Şubat döneminde 35.706,62-TL, 2016/Mart döneminde 13.743,83-TL ve 2016/Kasım döneminde 17.557,42-TL tutarındaki kısmında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin katma değer vergisinde ise hukuka uyarlık görülmediği, usulüne uygun olarak tebliğ edilen defter ve belge ibraz yazısına rağmen defter ve belgelerini ibraz etmeyen davacının gizleme filini gerçekleştirdiği sonucuna varıldığından söz konusu vergiler üzerinden üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde ve davacı adına kesilip 30/01/2015 tarihinde tebliği üzerine aynı yıl içinde kesinleşen vergi ziyaı cezası dikkate alındığında dava konusu 2016/Ocak, Şubat, Mart ve Kasım dönemlerine ilişkin vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısımlarında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin cezalarda ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Dairelerince davacının 2016/Aralık döneminde ödenecek katma değer vergisi bulunmadığı saptandığından, anılan dönem için vergi ziyaı cezası kesilmesini gerektiren bir vergi ziyaı bulunmadığından, Mahkeme kararının 2016/Aralık dönemi için kesilen vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmının kaldırılmasına dair hüküm fıkrasında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:
Bir vergi cezasının tekerrür hükmü sebebiyle artırımlı uygulanabilmesi için tekerrüre esas alınacak sonraki fiilin her halde daha önce işlenmiş bir fiil için kesilen cezanın kesinleşme
tarihinden sonraki bir tarihte işlenmiş olması gerektiği,
2016/Aralık dönemine ait vergi ziyaı cezasındaki tekerrür uygulanmasına konu vergi ziyaı cezasının 14/09/2016 tarihinde tebliğ olan ve 14/10/2016 tarihinde kesinleşen 2014/Kasım dönemine
ait özel tüketim vergisine ait olduğu, davacı kurumun yasal defter ve belgeleri
incelenmek üzere ibraz etmediğinden, indirim konusu yapılan katma değer vergilerinin
213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun ilgili maddelerine uygun şekilde yasal defterlerine kaydedilip edilmediği
nin belirlenemediği, bu nedenle davacı tarafından dönemler itibariyle indirim konusu
yapılan katma değer vergilerinin reddedilmesi gerektiği iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyize konu kısmının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.