Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1407 E. , 2022/4564 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1407
Karar No : 2022/4564
TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı tarafından ihtirazi kayıtla verilen beyanname üzerine tahakkuk ettirilen 2019 yılı gelir vergisinin 567.699,00-TL safi kazanca isabet eden kısmının kaldırılması ve ödenen tutarın tahsil tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte iadesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Antalya ili, Konyaaltı ilçesi, … Mahallesi, … ada, … parselde kayıtlı taşınmazın arsa halindeyken 2012 yılında anne … adına tescil edildiği, 2013 yılında kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile inşaata verilip aynı yıl içerisinde kat irtifakına geçilerek irtifak tapularının … adına çıktığı, 09/12/2013 tarihinde …’in henüz açılmamış mirasından bir kısım taşınmazları mirasçıları arasında sağlığında taksim ettiğine ve mirasçılarının da bu taksime katılarak taksimi gerçekleştirmek için bazı parsellerdeki hisselerini birbirlerine verdiklerine dair murisin katılımıyla ve belirlediği taksim kurallarına göre, kısmi miras taksim sözleşmesi yapıldığı, sözleşmeye bağlı olarak, … ada, … parselde yapılan inşaattan muris …’e düşen bağımsız bölümlerin davacı ve diğer iki kardeşi arasında taksim edilerek uyuşmazlık konusu bağımsız bölümlerin kat irtifak tapularının davacıya 30/10/2014 tarihinde verildiği, daha sonra davacı tarafından ilgili taşınmazların ihtiyaç nedeniyle satıldığının görüldüğü, bu durumda, vergiyi doğuran olayın gerçek mahiyetinin esas olduğu, ihtilaf konusu gayrimenkullerin davacı tarafından veraseten intikal yoluyla ivazsız olarak elde edildiği anlaşıldığından ve mevzuat hükmü uyarınca ivazsız olarak elde edilen mal ve haklar değer artış kazancı kapsamı dışında tutulduğundan, davacı adına yapılan gelir vergisi tahakkukunda hukuka uyarlık bulunmadığı, haksız yere alınan vergi nedeniyle yoksun kalınan tutarın, Danıştay’ın yerleşik hale gelen içtihatlarıyla kabul edilen ve bu husustaki genel hükümleri içeren 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’da öngörülen oranda faiz uygulanarak davacıya iadesi gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacı adına yapılan gelir vergisi tahakkukunun 567.699,00-TL safi kazanç üzerinden yapılan kısmının kaldırılmasına ve tahsil edilen tutarın tahsil tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Maliyet bedelinin mükelleflerce tespit edilememesi halinde, maliyet bedeli yerine, Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre takdir komisyonlarınca tespit edilecek bedelin, kazancı bilanço veya işletme hesabı esasına göre tespit edilen işletmelerde ise son bilançoda veya envanter kayıtlarında gösterilen değerin esas alınacağı, gayrimenkullerde iktisabın, Türk Medeni Kanunu’nun 705. maddesi uyarınca tapuya tescille olduğu, alınan gayrimenkulün iktisabını takip eden beş yıl içerisinde elden çıkarılması sonucunda satış bedeli ile artırılmış maliyet bedeli arasındaki farkın ilgili yıl için tespit edilen haddi aşması halinde, aşan kısmın değer artış kazancı olarak beyan edilmesi gerektiği, dava konusu işlemlerin usule ve yasalara uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.