Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1554 E. 2022/5558 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1554 E.  ,  2022/5558 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1554
Karar No : 2022/5558

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Tarım Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, bir kısım hasılatını kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2014 yılı için re’sen tarh edilen kurumlar vergisi ile kesilen bir kat vergi ziyaı cezasının ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1.maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; olayda, her ne kadar davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi inceleme raporu ve … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporuyla, mükellef kurum, mükellef kurum çalışanları ve müstahsil makbuzu düzenleyen firmalar nezdinde bir kısım inceleme yapılmak suretiyle, davacının seralarında ekimini yaptığı sebzeleri yetiştirdikten sonra çalışanları üzerinden toptancı hallerinde faaliyet gösteren firmalara satış yaparak, bedelleri çalışanları adına düzenlenen çekler ile veya nakit olarak tahsil edilmek suretiyle davacı kurum çalışanları adına düzenlenen müstahsil makbuzlarında yer alan tutarların kayıt ve beyan dışı bırakıldığından bahisle kayıt dışı hasılat elde edildiği kanaatine varılmış ise de, davacının seracılık faaliyetiyle uğraştığı ve buna yönelik olarak çalışanlarına sahip olduğu taşınmazları kiraya vermesinde herhangi bir yasal ya da ticari engel bulunmadığı, adi kiralama işleminin yazılı yapılacağına dair Borçlar Kanunu dahil herhangi bir düzenlemenin olmadığı, söz konusu kira gelirinin beyan edilmemesinin ayrı bir tarhiyat nedeni olduğu, öte yandan çalışanların çoğunluğunun satışı yapılan sebzeleri kendi adına ürettiğini ve ilgili firmalara sattığını beyan ettiği, müstahsil makbuzu düzenleyen firmalar nezdinde yapılan karşıt incelemelerde ise söz konusu makbuz içeriği emtiaların alındığı noktasında herhangi bir ihtilaf bulunmadığı gibi emtiaların davacı şirketten temin edildiğine dair herhangi bir tespitin de yapılmadığı, davacı aleyhinde ifade veren çalışanın beyanlarına davacının iddiaları gözetilmeden doğrudan itibar edildiği, yine çalışanlardan biri nezdinde, davacıdan herhangi bir taşınmaz kiralamadığı ve çiftçilik yapmadığı yönünde tespitin bulunduğu ve anılan şahsa düzenlenen müstahsil makbuzu ve içeriği emtialara yönelik eleştiri getirildiği görülmüş ise de, bu durumun davacının ticari ve hukuki durumunu ilgilendirmediği, zira satıcı ve alıcı arasındaki ticari ilişkinin sırf davacının çalışanı olması sebebiyle davacıya teşmil edilemeyeceği, eğer bu konu ile ilgili bir muvazaa söz konusu ise öncelikli olarak satıcı ve alıcı nezdinde bir inceleme yapılması gerektiği hususu ile birlikte davacının faaliyeti ve üretim süreci hakkında kapsamlı bir araştırmanın yapılmadığının da anlaşıldığı, dolayısıyla soyut ve varsayımlarla eksik incelemeye dayalı olarak kayıtdışı hasılatın belirlenmesinin mümkün olmadığı sonucuna ulaşıldığı, öte yandan davacı şirket yetkilisince, …, …, … ve … numaralı çeklerin firmanın satışları sonucu elde ettiği gelire ilişkin olduğu ancak ilgili dönemde kayıtlara intikal ettirilmesinin unutulduğu yönünde aleyhe hüküm doğuracak şekilde beyanda bulunulduğu ve bu anlamda vergi yargılaması hukuku açısından da maddi delil niteliğinde olan açık ikrara dayalı beyan dikkate alındığında, cezalı tarhiyatın, 2014 döneminde satılan emtialara ilişkin olarak düzenlenen müstahsil makbuzlarının karşılığı olan …, …, … sayılı çeklere isabet eden matrah esas alınarak hesaplanan kısmında hukuka aykırılık, aşan kısmında ise hukuka uyarlık bulunmadığı, davanın, haksız vergi iadesi sebebiyle tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden incelenmesinden ise, matrah hesabı yapılırken mahsup edilmeyen 9.215,77-TL geçici vergi dikkate alındığından, haksız yere nakden iadesi yapıldığı anlaşılan vergi için tarh edilen dava konusu vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin bu kısmında hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 353/1. maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezası kısmına gelince, olayda, davacı hakkında düzenlenen vergi inceleme raporuna göre elde edilen kayıt dışı hasılat tutarı sebebiyle sonradan tespit edilen matrah farkı üzerinden fatura ya da benzeri belgelerin düzenlenmemesi nedeniyle özel usulsüzlük cezası kesilmiş ise de, özel usulsüzlük cezasını öngören ve bu cezanın kesilmesine ilişkin koşulları düzenleyen yasa hükmünde belirtilen unsurlar olayda bir arada gerçekleşmediğinden dava konusu özel usülsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, dava konusu kayıt dışı hasılat sebebiyle 2014 yılına ilişkin re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinin, 2014 yılında satılan emtiaya ilişkin olarak düzenlenen müstahsil makbuzlarının karşılığı olan …, …, … sayılı çeklere isabet eden matrah esas alınarak hesaplanan tutarı aşan kısmı ile kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının kabule ilişkin kısmının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın anılan kısmının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı şirketin 2014 hesap döneminde seralarda ekimini yaptığı sebzeleri yetiştirdikten sonra çalışanları üzerinden toptancı hallerinde faaliyet gösteren firmalara satış yaparak, bedelleri çalışanları adına düzenlenen çekler ile veya nakit olarak tahsil ederek şirket çalışanları adına düzenlenen müstahsil makbuzlarında yer alan tutarları kayıt ve beyan dışı bıraktığının tespit edilmesi üzerine yapılan cezalı tarhiyatta hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.