Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1574 E. 2022/5544 K. 09.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1574 E.  ,  2022/5544 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1574
Karar No : 2022/5544

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .. Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacının, taşınmaz satışlarından elde ettiği değer artış kazancını beyan etmediğinden bahisle, takdir komisyonu kararına dayanılarak 2013 yılına ilişkin olarak re’sen tarh edilen bir kat vergi ziyaı cezalı gelir vergisinin kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; davacının 22/02/2008 tarihinde 50.000,00-TL tutarla satın aldığı arsa vasıflı gayrimenkulun kat irtifakına dönüştürülmesi sonucunda elde ettiği taşınmazları, 21/02/2013 tarihinde 250.000,00-TL bedelle … ‘a; 09/12/2013 tarihinde yine 250.000,00-TL bedelle … Müh. Müth. Ltd. Şirketi’ne sattığı, 09/12/2013 tarihinde 250.000,00-TL bedelle … Müh. Müth. Ltd. Şirketine satıldığı iddia edilen taşınmaz yönünden; bir taşınmazın satışından elde edilen kazancın değer artış kazancı olarak vergilendirilebilmesi için, söz konusu taşınmazın iktisap tarihinden başlayarak beş yıl içinde elden çıkarılması ve bu nedenle bir kazancın doğması gerektiği, dava konusu olayda ise, gayrimenkulun elde ediliş tarihinin 22/02/2008 olduğu, dava konusu olayda elden çıkarıldığı tarihin ise 5 yılı aşan bir zaman sonra 09/12/2013 olduğu hususu göz önüne alındığında bu satış işleminin değer artış kazancının konusuna girmediğinin anlaşıldığı, idarece bu satış dolayısıyla yapılan cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık görülmediği, 21/02/2013 tarihinde 250.000,00-TL bedelle … ‘a satıldığı iddia edilen taşınmaz yönünden; davaya konu taşınmazı satın alan …’ın bankadan 250.000,00-TL kredi çektiği, bu nedenle davacının taşınmazını 250.000,00-TL’ye sattığı idarece iddia edilmişse de dava dosyasında yer alan resmi senet incelendiğinde davacı … ve dava dışı … ‘ın taşınmazlarını aynı anda 125.000,00’er Türk Lirasına … ‘a sattıklarının görüldüğü, alıcı tarafından çekilen kredinin hangi daireye ilişkin olduğu hususunun idarece ortaya konulamadığı, ayrıca taşınmazın satıldığı tarihte düzenlenen ve davacı tarafından dosyaya sunulan EFT dekontunda da tutarın 125.000,00-TL olarak görüldüğü, yine bu belgenin aksini kanıtlar nitelikte bir belgenin idarece ortaya konulamadığı ve işbu taşınmazın gerçek satış değerinin 125.000,00-TL olduğu sonucuna ulaşıldığı, bu nedenle; davaya konu cezalı tarhiyatın gerçek satış bedeli olan 125.000,00-TL dikkate alınarak endekslenmiş alış değeri ödenen tapu harcı ve istisna miktarı gibi değer artış kazancının bulunmasında göz önünde bulundurulacak hususlara göre hesaplanacak farka isabet eden kısmında hukuka aykırılık; fazlasında hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Daha önce sunulan dilekçelerdeki beyanları tekrarla, dava konusu işlemlerin hukuka uygun olduğu iddialarıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı idare istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.