Danıştay Kararı 9. Daire 2021/1769 E. 2022/5447 K. 03.11.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/1769 E.  ,  2022/5447 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1769
Karar No : 2022/5447

TEMYİZ EDENLER:
1-(DAVACI) … Metal Demir İnşaat Malzemeleri Tic. ve San. Ltd. Şti.

2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde ettiği yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re’sen tarh edilen; 2017 yılı kurumlar vergisi ve 2017/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi ile bu vergiler üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılması ve tebliğ edilen ihbarnamelerin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun incelenmesinden, tespitlerin (böylesi büyük bir ticari hacme sahip bir işi yapabilecek ticari organizasyona sahip olmaması, stokta malının bulunmaması, inceleme döneminde alım yaptığı tutarların neredeyse tamamının, hakkında sahte fatura düzenlemeden dolayı vergi tekniği raporu bulunan, sahte fatura düzenleme ve kullanma tespiti yapılan ve vergi incelemesi devam eden firmalardan gerçekleştirilmesi, ticari hacme oranla çok cüzi vergi beyan edilmesi) davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların gerçeğe aykırı olarak düzenlendiğini ortaya koyduğu ve tespitlerin Mahkemelerince de yeterli bulunduğundan, davacı adına tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde ve 2017/Nisan-Haziran,Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen tek kat vergi ziyaı cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı; 2017/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının bir kat vergi ziyaı cezasını aşan kısımları yönünden yapılan değerlendirmede, geçici verginin cari vergilendirme döneminin kurumlar vergisine mahsup edilmek üzere Gelir Vergisi Kanunu’nda belirtilen esaslara göre ve cari dönemin kurumlar vergisi oranında tarh ve tahakkuk ettirilen bir vergi olduğu görülmekle, peşin alınan bir vergi olması ve mahsup niteliğinin bulunması hususları da dikkate alındığında, bu vergiler üzerinden tek kat vergi ziyaı cezası kesilmesi gerektiğinden, dava konusu edilen vergi ziyaı cezasının tek katın üzerinde kesilen kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu edilen …, …, …, … sayılı vergi ceza ihbarnamelerinin iptali istemi yönünden yapılan değerlendirmede, vergi ceza ihbarnamesinin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem olmayıp, tarh edilen vergiler ile kesilen cezaların tebliğinde kullanılan bir vesika olduğu, kesin ve yürütülmesi gereken işlemin bu ihbarnamelerle tebliğ edilen tarh edilen vergiler ve kesilen cezalar olduğu anlaşıldığından, bu kısma yönelik iptal istemi hakkında işin esasına girilerek karar verilmesine olanak bulunmadığı; 2017/Nisan-Haziran, Temmuz-Eylül, Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin geçici vergi asıllarının iptali istemi yönünden yapılan değerlendirmede ise, dava konusu ihbarnamelerde her ne kadar geçici vergi aslına yer verilmişse de ihbarnamenin altına, mahsup süresi geçmiş bulunan geçici vergi aslının tahakkuk ettirilmeyeceği, normal vade tarihinden mahsup tarihine kadar geçen süre için gecikme faizi hesaplanabilmesi için ihbarnamede zorunlu olarak yer aldığının belirtildiği görülmekle, davacının bu talebi hakkında karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen incelenmeksizin reddine, dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu geçici vergiler üzerinden tek katın üzerinde kesilen vergi ziyaı cezalarının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: 2017 yılında alım- satım yapılan demir ticaretinin ve faturaların sahte olmadığı, uygulanan vergilerin ve cezaların haksız olduğu, düzenlenen vergi inceleme raporları ile vergi tekniği raporunun somut tespit içermediği, yasalara aykırı şekilde gerçekleştirilen vergi incelemesi neticesinde düzenlenen vergi tekniği ve devamında düzenlenen inceleme raporunun da yasal olmadığı, raporlarda çelişkiler bulunduğu, tarhiyata esas alınamayacakları, demir alınan firmalar hakkındaki olumsuzluklardan sorumlu tutulmalarının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacı şirketin, organizasyon içinde sahte belge düzenleme faaliyetinde bulunma ihtimali bulunan mükellefler arasında sayıldığı ve bu kapsamda incelenmesi gerektiği belirtildiğinden hakkında vergi tekniği raporu ve vergi inceleme raporu düzenlendiği, raporlarda tespitlerde bulunulduğu, davacı adına vergi inceleme raporuna dayanılarak tarh edilen geçici vergi ve kesilen üç kat vergi ziyaı cezasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca nispi harç alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.