Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/1897 E. , 2022/5085 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/1897
Karar No : 2022/5085
TEMYİZ EDENLER:
1-(DAVACI) …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Taşımacılık Petrol Ürünleri ve Hizmet İşletmeleri ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarece, … Taşımacılık Petrol Ürünleri ve Hizmet İşletmeleri ve Tic. Ltd. Şti. adına 2011, 2012 ve 2013 yıllarının muhtelif dönemleri için kesilen özel usulsüzlük cezalarının, şirketin mükellefiyet kaydı 31/10/2010 tarihi itibarıyla re’sen terk ettirildiğinden, belirtilen tarihten sonrasına isabet eden dönemler için kesilen özel usulsüzlük cezalarının terkin edildiği beyan edildiğinden,… tarih ve … sayılı ödeme emrinin tamamı, … tarih ve … sayılı ödeme emrinin ise özel usulsüzlük cezasına ilişkin kısmının iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; … Taşımacılık Petrol Ürünleri ve Hizmet İşletmeleri ve Tic. Ltd. Şti. adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebliğlerinin incelenmesi sonucu, şirket mal varlığından tahsil edilemeyeceği anlaşılan ve asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilen borçlara ilişkin düzenlendiği belirlenen dava konusu … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri ile … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezaları dışında kalan kısımlarında hukuka aykırılık bulunmadığından bu kısım yönünden davanın reddi gerektiği; asıl borçlu şirket nezdinde usulüne uygun kesinleştirilmeyen borçlara ilişkin düzenlendiği anlaşılan dava konusu … tarih ve …, …, …, … sayılı ödeme emirleri ile … sayılı ödeme emrinin 2011 yılının muhtelif dönemlerine ait özel usulsüzlük cezalarına ilişkin kısımlarında hukuka uyarlık görülmediğinden bu kısım yönünden davanın kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi Kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Temyize konu kararın, dava ve istinaf dileklerinde belirtilen sebeplerle Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin hüküm fıkrasına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Savunma dilekçesinde belirtilen sebeplerle kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
… Taşımacılık Petrol Ürünleri ve Hizmet İşletmeleri ve Tic. Ltd. Şti’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ortak sıfatıyla düzenlenen … tarih ve … sayılı ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları, ortağın şirketteki sermaye payını devretmesi halinde, payı devreden ve devralan şahısların, devir öncesine ait amme alacaklarının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı, amme alacağının doğduğu ve ödenmesi gerektiği zamanlarda pay sahiplerinin farklı şahıslar olmaları halinde bu şahısların, amme alacağının ödenmesinden birinci fıkra hükmüne göre müteselsilen sorumlu tutulacağı hükümleri yer almaktadır.
Aynı Kanun’un 55. maddesinde, amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumunun “bir ödeme emri” ile tebliğ olunacağı; 58. maddesinde de kendisine ödeme emri tebliğ olunan şahsın, böyle bir borcu olmadığı, kısmen ödediği veya zamanaşımına uğradığını ileri sürerek 15 gün içerisinde vergi mahkemesinde dava açabileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen kanun maddelerinin değerlendirilmesinden şirket ortağı sıfatıyla ilgili kişilerin takip edilebilmesi için, vergi borcunun usulüne uygun bir biçimde tarh, tahakkuk, tebliğ safhalarından geçip kesinleştirilmesi, vergi borçlusu hakkında tüm takip yollarının tüketilmesi ve amme alacağının vergi borçlusundan kısmen veya tamamen tahsil imkanının bulunmadığının somut bir biçimde ortaya konulması gerektiği anlaşılmaktadır.
Davacının temyiz istemi yönünden;
Dosyanın ve Dairemizin E:2020/4431 sayılı dosyasının birlikte incelenmesinden; asıl borçlu şirket hakkında yapılan mal varlığı araştırmasında adına kayıtlı …, …, …, …, …, …, … plakalı araçlara haciz uygulandığı, bu araçlardan sadece … plakalı aracın satışının gerçekleştirildiği, diğer araçlar üzerinde ise başkaca rehin ve hacizler olması nedeniyle şirket mal varlığının kamu alacağını karşılamayacağından hareketle ortak sıfatıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlenmiş ise de, davacının amme borcundan sorumlu tutulabilmesi için, şirkete ait araçların, satılıp asıl borçlu şirketle ilgili tüm takip yolları tüketildikten sonra davacının hissesi oranında hesaplama yapılarak ödenmesi icabeden borç mahiyet ve miktar olarak açıkça tespit edilmek suretiyle şirket ortağına başvurulması gerekirken, söz konusu araçların değer tespiti dahi yapılmadan, belirtilen yollar tüketilmeden davacının ortak sıfatıyla takip edilmesinde isabet görülmemiştir.
Bu durumda, davacı adına düzenlenen ödeme emirlerinde ve davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına karar veren Vergi Mahkemesi kararının kısmen redde ve kısmen kabule ilişkin hüküm fıkrasına yönelik taraflarca yapılan istinaf başvurularını reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararının; … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri ile … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezaları dışında kalan kısmında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Davalı idarenin temyiz isteminin ise yukarıda belirtilen gerekçeyle reddi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne, davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının … tarih ve …, … sayılı ödeme emirleri ile … tarih ve …, … sayılı ödeme emirlerinin 2011 yılının muhtelif dönemlerine ilişkin özel usulsüzlük cezaları dışında kalan kısımına ilişkin hüküm fıkrasının BOZULMASINA, kalan kısmının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.