Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2085 E. , 2022/4150 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2085
Karar No : 2022/4150
TEMYİZ EDENLER : 1- (DAVACI) ….Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ….
2- (DAVALI) …Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. ….
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura düzenlemek suretiyle elde ettiği komisyon gelirini kayıt ve beyan dışı bıraktığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak 2017/Ocak-Mart, Nisan-Haziran dönemleri için re’sen tarh edilen geçici vergi ile kesilen üç kat vergi ziyaı cezalı kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin …. tarih ve E:.., K:… sayılı kararıyla; davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunda yer alan tespitlerin değerlendirilmesinden; her ne kadar davacı şirket hakkında olumsuz tespitler bulunmakta ise de; dava konusu edilen döneme ilişkin … tarihte gerçekleştirilen, adreste başka bir firmanın bulunduğu, davacı şirketin tanınmadığının tespit edildiği yoklama dışında tespitin bulunmaması, … tarihinde yapılan yoklamada ise, aylık net kira bedelinin 6.250,00 TL olan işyerinin 800 metrekarelik bir imalathane olduğunun belirtilmesi, karşıt tespitlerde gerçek mal alım satımın yapılmadığına ilişkin menfi bir hususun tespit edilmemesi, çalışanlardan …’in ifadesinde, iş yerine kağıt, peçete, kova, sünger v.b. temizlik malzemelerinin geldiğini ve gelen bu malzemelerin doğrudan satıldığını, iş yerinde kendisi ile birlikte pazarlama bölümünde … isimli çalışanın olduğunu, bir de … müdür olarak görev yaptığını, kendilerinden başka kimsenin çalışmadığını, binada tablet basma makinesi, 5 ve 10 tonluk tankların bulunduğunu, hastanelerde kullanılmak üzere klor tabletlerinin ve çamaşır suyunun üretildiğini beyan etmesi, buna göre faaliyet alanı ile uyumlu şekilde demirbaş ve emtianın bulunması, şirket tarafından beyan edilen çalışan sayılarının SGK kayıtlarıyla uyumlu olması, uyuşmalık konusu dönemler için şirket tarafından verilen Ba-Bs bildirimleri ile satım yapılan firmalar nezdinde yapılan tespitler ve beyanların büyük oranda uyumlu olması, ilgili döneme ilişkin defter belgelerin ibraz edilmiş olması ve beyannamelerin verilmesi, kanuni temsilciye ulaşılabilir olması hususları bir arada değerlendirildiğinde, şirket tarafından düzenlenen faturaların tamamının sahte olduğundan bahsedilemeyeceğinden, sahte belge düzenlemek suretiyle komisyon geliri elde edildiğinden bahisle davacı şirket adına re’sen tarh olunan dava konusu cezalı tarhiyatta hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, üç kat vergi ziyaı cezalı geçici vergisinin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı şirket hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden; davacının 268 m2’lik bir alanda 1 işçi ile faaliyet gösterdiği, iş yerinde çalışan mühendis, teknisyen veya idari personel bulunmadığı, 50.000,00 TL tutarında tescilli sermaye ile yine aynı tutarda makine ve teçhizat değerinin bulunduğu görülmüş olup, 50.000,00-TL sermaye ile kurulan, şirket adresinde yapılan yoklamalardan da anlaşılacağı üzere, makul düzeyde çalışan işçisi, emtiası ve iş organizasyonu bulunmayan şirketin ihtilaf konusu yılda yaklaşık 25 milyon TL gibi büyük bir ciro yapmasının ticari ve teknik icaplara uygun olmadığı, 2016 ila 2018 yıllarında alış yapılan mükelleflerin neredeyse tamamı hakkında sahte belge düzenleme raporu bulunduğu veya sahte belge düzenleme nedeniyle vergi incelemesinin devam ettiği, çalıştırıldığı ileri sürülen işçilerin SGK primlerinin büyük ölçüde ödenmediği, mükellefle çalışan 7 farklı muhasebecinin vermiş olduğu ifadeler de göz önüne alındığında, davacının gerçek anlamda bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına; geçici vergi aslına ilişkin kısım yönünden; davalı idarece düzenlenmiş ihbarnamede, mahsup dönemi geçtiğinden vergi aslının aranmayacağı ve tahakkuk yapılmayacağı belirtilmiş olduğundan karar verilmesine yer olmadığına, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası yönünden ise, geçici verginin yıllık vergiye mahsuben peşin alınan bir vergi olması ve müstekar hale gelen Danıştay kararlarında bu tür olaylarda asgari ceza haddinin uygulanması gerektiği içtihat edildiği ve vergi ziyaı cezasının bir kat kesilmesi gerektiğinden vergi ziyaı cezasının bir kata ilişkin kısımında hukuka aykırılık, fazlaya ilişkin kısımında ise hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, kısmen karar verilmesine yer olmadığına, geçici vergi aslı üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının bir katı aşan kısmının kaldırılmasına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Vergi tekniği raporunun somut tespitler içermediği, Tarım Bakanlığınca verilen faaliyet izinlerinin olduğu, 2017 yılında hiç yoklama yapılmadığı, iş ilişkisinin olduğu firmaların büyük ölçekli olduğu, muhasebecilerin beyanı dikkate alınırken çalışanların beyanlarının dikkate alınmadığı iddialarıyla aleyhe olan kısmının kararın bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: Davacının komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaptığının vergi tekniği raporuyla somut bir şekilde ortaya konulduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz istemlerinin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:….:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi …. Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.