Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2090 E. , 2022/5540 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2090
Karar No : 2022/5540
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Malmüdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem:Serbest muhasebeci mali müşavir olan davacı adına “müteselsil sorumlu” sıfatıyla düzenlenen … -… -… -… -… -… -… -… -… -… -… sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararıyla; dava konusu ödeme emirlerinden … sayılı ödeme emrinin içeriği 2017/Haziran dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası, katma değer vergisi ve gecikme faizi yönünden; olayda, … Petrol Akaryakıt Dağıtım ve Depolama Sanayi Ticaret A.Ş.’nin 2017/Haziran ila Aralık, 2017 yılı, 2017/Nisan-Haziran, 2017/Temmuz-Eylül, 2017/Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin beyannamelerinin serbest muhasebeci ve mali müşavir olan davacı tarafından verildiğinin tespit edildiğinden bahisle dava konusu ödeme emri düzenlenmiş ise de, davacının 01/08/2017 tarihinden itibaren … Petrol Akaryakıt Dağıtım ve Depolama Sanayi Ticaret A.Ş.’nin serbest muhasebeci ve mali müşavirliğini yürüttüğü hususu dikkate alındığında 2017/Haziran dönemine ilişkin olarak müşterek ve müteselsil sorumluluğundan söz edilemeyeceğinden, davanın söz konusu ödeme emri içeriğinde yer alan 2017/Haziran dönemine ilişkin vergi ziyaı cezası, katma değer vergisi ve gecikme faizi borcuna ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, davanın kalan kısmı yönünden yapılan incelemede ise; Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 227. maddesine göre mükellefin beyannamelerini imzalayan muhasebecilerin sorumluluğu, imzaladıkları beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmamasından doğan, bir başka ifadeyle defter kayıt ve belgeler ile beyannamelerin birbirleriyle tutarsız olmasından kaynaklanan bir sorumluluk olduğundan ve dava konusu ödeme emri içeriği borçların, beyannamelerde yer alan bilgilerin defter kayıtlarına ve bu kayıtların dayanağını oluşturan belgelere uygun olmadığı yönündeki tespitlerden kaynaklanmayıp, muhasebecilik hizmeti sunulan mükellefin komisyon karşılığı sahte fatura ticareti yaparak kazancını gizlediği görüşünden hareketle bulunan matrahlar üzerinden yapılan tarhiyata dayandığından, davacının, muhasebeciliğini yaptığı mükellef adına salınan vergi ve kesilen cezalardan müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması suretiyle adına düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu ödeme emirlerinin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının mesleki özen ve dikkat yükümlülüklerine riayet etmediği ve asıl borçlu şirket tarafından ödenmeyen vergi ve cezalar ile gecikme faizlerinden sorumlu tutulması gerektiğinden, müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen dava konusu ödeme emirlerinde yasal isabetsizlik bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … ‘IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.