Danıştay Kararı 9. Daire 2021/2138 E. 2022/3064 K. 14.06.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/2138 E.  ,  2022/3064 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2138
Karar No : 2022/3064

TEMYİZ EDENLER : 1-(DAVACI) …Demir Çelik İnş. San. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
2-(DAVALI) … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolundaki vergi tekniği raporunu esas alan takdir komisyonu kararına dayanılarak re’sen tarh edilen; tekerrür hükümleri uygulanarak artırılan üç kat vergi ziyaı cezalı 2018 yılı kurumlar vergisi ile 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355/1-1. maddesi gereğince kesilen özel usulsüzlük cezasının kaldırılması istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden; mükellefin ilgili dönemde vergi dairesinin kayıtlı mükellefi olarak faaliyetini sürdürdüğü, işyerinde faaliyeti olmadığı yönünde idarece yapılmış tespitin olmadığı, yapılan yoklamalarda faal olduğu, sahte olduğu iddia edilen faturaların faaliyet konusuyla uyumlu olduğu, Ba Bs bildirimleri arasında tutarsızlık bulunmadığı, 2018 hesap döneminde 80.075,00-TL tutarında fatura düzenlenen … ile 7.617.001,00-TL tutarında fatura düzenlenen … İnşaat Demir Çelik San ve Tic. Ltd. Şti nezdinde yapılan karşıt incelemelerde, anılan faturaların yasal defterlerine kaydedildiğinin tespit edildiği, mal ve hizmet alımı bildirdiği bazı mükellefler hakkında olumsuz tespitler olduğuna ve bir takım vergisel ödevlerin yerine getirilmediğine ilişkin tespitlerin, davacının ilgili dönemde düzenlemiş olduğu satış faturaların tamamının komisyon karşılığı düzenlenen sahte fatura niteliğinden olduğunu ve komisyon geliri elde edildiğini ortaya koymayacağından düzenlenen fatura tutarları esas alınarak hesaplanan komisyon geliri üzerinden davacı adına tarh edilen kurumlar vergisinde ve kesilen vergi ziyaı cezasında hukuka uyarlık görülmediği, özel usulsüzlük cezası yönünden; e-beyanname verme zorunluluğununa uymadığından bahisle davacı adına 213 sayılı Kanunu’nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmakla birlikte, davacının ilgili dönemde düzenlemiş olduğu satış faturaların tamamının komisyon karşılığı düzenlenen sahte fatura niteliğinden olduğundan ve komisyon geliri elde edildiğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, cezalı tarhiyatın ve özel usulsüzlük cezasının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu cezalı tarhiyatın dayanağı şirket hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunun değerlendirilmesinden; davacı şirketin 2018 yılı defter-belgelerinin incelemeye ibraz edilmediği, yüksek tutarlı katma değer vergisi matrah beyanı bulunmasına karşın ödenecek katma değer vergisi hesaplanmadığı, tahakkuk eden vergilerin çok cüzi tutarının ödendiği, alım satım yapılan firmaların tamamına yakını hakkında sahte belge düzenleme veya kullanma yönünden olumsuz tespit bulunduğu, 2018 yılında iki kişiden alışı olduğu ve bu iki kişi hakkında sahte belge düzenledikleri yönünde vergi tekniği raporları bulunduğu, bu ölçekte toptan demir çelik ticareti yürütülmesi için gereken iş yerine, taşınmaza, araç ve gerece sahip olmadığı, şubesi ve deposu bulunmadığı tespit edilen davacının iş yerinde yapılan yoklamaların hiçbirinde yüksek tutarlardaki satışı karşılayabilecek emtiaya rastlanılmadığı, 2017 ve 2018 yılındaki yoklamalardan sadece ikisinde şirket yetkilisinin bulunduğu, satılan malların genel olarak davacı tarafından taşındığı beyan edildiği halde adına kayıtlı motorlu araç bulunmadığı ve dışarıdan nakliye hizmeti alındığına ilişkin bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, ticari işleyişe aykırı olarak banka hesabına nakden yatırılan paraların yine bu işleyişe aykırı olarak kısa süre içerisinde nakit olarak çekildiği ve banka önünde bekleyen şahıslara verildiği hususları göz önüne alındığında, davacı tarafından gerçek bir ticari faaliyet yürütülmediği, düzenlenen faturaların sahte belge niteliğinde olduğu sonucuna varıldığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, Vergi Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacı şirket adına tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisinde hukuka aykırılık görülmediği, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı yönünden, 2016/Ocak dönemi için kesilen ve 02/04/2018 tarihinde itiraz edilmeyerek kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alındığı, söz konusu cezanın 2019 yılı başından itibaren gerçekleştirilecek fiillerle vergi kaybına sebebiyet verilmesi halinde tekerrüre esas alınabileceği anlaşıldığından, vergi ziyaı cezalarının tekerrür nedeniyle artırılan kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı, özel usulsüzlük cezası yönünden ise, mükellefin elde ettiği komisyon gelirini 2018/Ocak-Aralık dönem beyannamesinde beyan etmemek suretiyle e-beyanname verme zorunluluğununa uymadığından bahisle davacı adına 213 sayılı Kanunu’nun mükerrer 355/1. maddesi uyarınca özel usulsüzlük cezasının kesildiği, vergi dairesince davacının mükellefiyetinin 31/03/2018 tarihli işlemle 31/01/2018 tarihi itibariyle re’sen terk ettirildiği görüldüğünden, 2018 yılına ilişkin kurumlar vergisi beyannamesinin verilmesi gerektiği dönemlerde mükellefiyet kaydı bulunmayan davacının elektronik ortamda bildirimde bulunabilmesi hukuken ve teknik olarak mümkün olmadığından dava konusu dönem için e-beyanname verme zorunluluğuna uymadığından bahisle kesilen özel usulsüzlük cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, üç kat vergi ziyaı cezalı kurumlar vergisi yönünden davanın reddine, vergi ziyaı cezasının tekerrür nedeniyle artırılan kısmı ile özel usulsüzlük cezası yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
DAVACININ İDDİALARI: Davacı hakkında düzenlenen vergi tekniği raporunun somut tespit içermediği, yoklamalardan şirketin faal ve aktif olduğunun anlaşıldığı, takdir komisyonu tarafından belirlenen matrah üzerinden yapılan tarhiyatın hukuka aykırı olduğu iddialarıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
DAVALININ İDDİALARI: 2016/Ocak dönemine ait olan ve 02/04/2018 tarihinde kesinleşen cezanın tekerrüre esas alınmasının ve 3 kat vergi ziyaı cezalı tarhiyatın hukuka uygun olduğu iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
Tarafların temyiz isteminin reddine,
… Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
Temyiz isteminde bulunan davacıdan 492 sayılı Harçlar Kanunu’na bağlı (3) sayılı Tarife uyarınca hesaplanacak nispi harcın alınmasına,
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 14/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.