Danıştay Kararı 9. Daire 2021/220 E. 2022/4456 K. 03.10.2022 T.

Danıştay 9. Daire Başkanlığı         2021/220 E.  ,  2022/4456 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/220
Karar No : 2022/4456

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Vergi Dairesi Başkanlığı (… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): … Uluslararası Liman İşletmeciliği Anonim Şirketi
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrrer 121. maddesi uyarınca vergiye uyumlu mükelleflere uygulanan vergi indirimi başvurusunun reddine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; idarece dava konusu başvurunun reddine dayanak olarak kira sözleşmesi nedeniyle 2016/Mart dönemine ilişkin damga vergisi beyannamesinin kanuni süresinden sonra beyan edildiğinin gösterildiği, Mahkemelerinin 17/12/2019 ve 29/01/2019 tarihli ara kararlarına cevaben gönderilen bilgi ve belgelerden, davacının 16/05/2016 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinde, kiralama işleminin 01/03/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hüküm ifade edeceğinin kararlaştırıldığı, kira sözleşmesi nedeniyle 2016/Mart dönemine ilişkin doğan damga vergisine ilişkin beyannamesini pişmanlık talepli olarak 16/05/2016 tarihinde verdiği, tahakkuk eden damga vergisini kanuni süresinde 24/05/2016 tarihinde ödediği anlaşıldığından, 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “vergiye uyumlu mükelleflere vergi indirimi” başlıklı mükerrer 121 maddesinin 1. fıkrasında, beyannameler üzerine tahakkuk eden verginin kanuni süresinde ödenmiş olması şartıyla, kanuni süresinde verilen beyannameye ilişkin olarak kanuni süresinden sonra düzeltme amacıyla veya pişmanlıkla verilen beyannamelerin bu şartın ihlali sayılmayacağı hüküm altına alındığından, 16/05/2016 tarihinde imzalandığı belirtilen kira sözleşmesi nedeniyle 2016/Mart dönemine ilişkin olarak doğan damga vergisinin pişmanlık talepli olarak verilen beyannameye istinaden ödendiği göz önünde bulundurularak, davacının vergi indirimi hakkından yararlandırılması gerektiği anlaşıldığından, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Davalı idarece, dava konusu ret işlemine dayanak olarak 16/05/2016 tarihinde imzalanan kira sözleşmesi nedeniyle 2016/Mart dönemine ilişkin damga vergisi beyannamesinin kanuni süresinden sonra beyan edildiği gösterilmekte ise de, 16/05/2016 tarihinde imzalanan kira sözleşmesinde, kiralama işleminin 01/03/2016 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere hüküm ifade edeceğinin kararlaştırılmış olması sebebiyle, sözleşmeden kaynaklı damga vergisinin 2016/Mart döneminden itibaren doğduğunun kabulüne hukuken olanak bulunmadığı, geçmişe dönük düzenlenen sözleşmelerde damga vergisinin sözleşmenin ihtiva ettiği hukuki ilişkinin başlangıcına atıf yapılan tarihte değil, sözleşmenin düzenlenerek taraflarca imza edildiği tarihte doğmuş sayılacağı, 16/05/2016 tarihinde akdedilen sözleşmeden kaynaklı damga vergisi beyannamesinin, ertesi ayın yirminci günü akşamına kadar verilmesi halinde süresinde olduğunun kabulü gerekeceği, davacı tarafından da 16/05/2016 tarihinde damga vergisi beyannamesinin verilerek tahakkuk eden damga vergisinin de kanuni süresi içerisinde 24/05/2016 tarihinde ödendiği anlaşıldığından, kanuni süresinden sonra verilmiş bir beyannamenin söz konusu olmadığı, bu beyanname sebebiyle davacının vergiye uyumlu mükelleflere tanınan vergi indirimi hakkından faydalanma şartını ihlal etmediği sonucuna varıldığından, davacının 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 121. maddesi uyarınca %5’lik indirimden faydalanma talebinin reddine ilişkin işlemde bu yönüyle hukuka uygunluk görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacının sürekli damga vergisi mükellefi olduğu, 2016/Mart döneminde geriye dönük düzenlenen kira sözleşmesini kanuni süresinden sonra pişmanlık talepli olarak 16/05/2016 tarihinde damga vergisi beyannamesi ile verdiği, süresinden sonra verilen beyanname nedeniyle iadeden yararlanamayacağı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 03/10/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.