Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2021/2226 E. , 2022/3476 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DOKUZUNCU DAİRE
Esas No : 2021/2226
Karar No : 2022/3476
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: … Mühendislik Tarım İnşaat Enerji Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi’nin vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin iptali istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; asıl amme borçlusu şirket tarafından; 30/07/2018 tarihinde 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılandırma başvurusunda bulunulduğu ve idarece şirket borçlarının yeniden yapılandırıldığı ancak, şirketçe söz konusu yapılandırılan borçların ödenmemesi üzerine davalı idare tarafından yapılandırılan borçların artık yeni bir borç ilişkisi kapsamında değerlendirilerek öncelikle şirketten tahsili yoluna gidilmesi, oluşan yeni hukuksal durum karşısında şirket adına takip yapılması ve ardından şirket adına sonuç alınamaması durumunda şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenleyerek takip yapılmasının yasal bir zorunluluk olmasına karşın bu yola başvurulmadan; söz konusu şirkete ait borçların, adı geçen şirketin yapılandırma talebinden önce şirket adına düzenlenen muhtelif tarih ve sayılı ödeme emirleriyle takibi yoluna gidildiğinden bahisle, yapılandırma talebi nedeniyle meydana gelen yeni borç ilişkisi hususu dikkate alınmadan, doğrudan yapılandırmadan önceki kamu alacağına ilişkin olarak 7143 sayılı Kanun kapsamında yapılan takipler esas alınmak suretiyle şirket ortağı sıfatıyla doğrudan davacıdan borcun tahsili için ödeme emirleri düzenlenmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu Vergi Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanun’nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Yapılandırma kanunlarından faydalanılmasının borcun niteliğini değiştiren bir durum olmadığı, söz konusu kanunların amacının borcun niteliğini değiştirmek değil mükelleflere daha iyi şartlarda ödeme imkanı getirerek borcun tahsil edilebilirliğini hızlandırmak ve kolaylaştırmak olduğu, yapılandırmanın iptal edilmesi halinde borcun eski hale döndüğü, yapılandırma nedeniyle takip sürecinin yeniden başlatılmasının, yapılandırma kanunlarının mükelleflere kolaylık sağlanarak amme alacaklarının bir an önce hazineye intikali amacına ters düştüğü, davacının ilgili dönemlerde ortağı bulunduğu şirketin vadesi geçmiş borçlarının ödenmesinden sorumlu olduğu ve düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka aykırılık bulunmadığı iddiasıyla kararın bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …’NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerekeceği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
… Mühendislik Tarım İnşaat Enerji Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinden tahsil edilemeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla şirket ortağı sıfatıyla davacı adına düzenlenen … tarih ve …,…,… sayılı ödeme emirlerinin sayılı ödeme emrinin iptali istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 4369 sayılı Kanun’un 21. maddesiyle değişik 35. maddesinde, limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından, sermaye hisseleri oranında, doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tabi tutulacakları düzenlenmiştir.
7143 sayılı Vergi ve Diğer Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 2. maddesinin 1. fıkrasında Maliye Bakanlığına, il özel idarelerine ve belediyelere bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen alacaklardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla (bu tarih dâhil) a) Vadesi geldiği hâlde ödenmemiş ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan vergilerin ödenmemiş kısmının tamamı ile bunlara bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları yerine bu Kanun’un yayımı tarihine kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın; ödenmemiş alacağın sadece fer’i alacaktan ibaret olması hâlinde fer’i alacak yerine Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın, bu Kanun’da belirtilen süre ve şekilde tamamen ödenmesi şartıyla vergilere bağlı gecikme faizi ve gecikme zammı gibi fer’i amme alacakları ile aslı bu Kanun’un yayımı tarihinden önce ödenmiş olanlar dâhil olmak üzere asla bağlı olarak kesilen vergi cezaları ve bu cezalara bağlı gecikme zamlarının tamamının tahsilinden vazgeçileceği hüküm altına alınmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden; ortağı olduğu … Mühendislik Tarım İnşaat Enerji Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin ödenmeyen vergi borçlarının tahsili amacıyla davacı adına ödeme emirleri düzenlendiği, anılan şirket tarafından, davacının ortaklıktan ayrıldığı 03/03/2014 tarihinden sonra, 30/07/2018 tarihinde vergi dairesine başvurularak kesinleşmiş alacaklar için 7143 sayılı Kanun’un 2. maddesi kapsamında taksitlendirme talebinde bulunulduğu ve borcun yapılandırıldığı görülmüştür.
Bu durumda, asıl borçlu şirket tarafından borcun yapılandırılması ile yeni bir hukuki durum ortaya çıkmış olup yapılandırma sırasında borçlu şirketle ilişkisi bulunmayan davacının yapılandırılan borçlar nedeniyle sorumlu tutulmasına hukuken imkan bulunmadığından, öncelikle, oluşan yeni hukuksal durum karşısında şirket adına takip yapılması ve ardından şirket adına sonuç alınamaması durumunda şirket ortağı sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenleyerek takip yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik davalı istinaf istemini reddeden Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla usule ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.Davalının temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kabulüne ilişkin Vergi Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçeyle ONANMASINA,
3.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi … Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 21/06/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.